Referanduma götürülecek olan yeni anayasanın kadının varlığını yok saydığını belirten HDP Muş Milletvekili Burcu Çelik, buna karşı ‘Hayır’ kampanyası yürüteceklerini söyledi. HDP üzerindeki baskı, gözaltı ve tutuklamalara da değinen Çelik, bunun yeni bir politika olmadığını hatırlattı. HDP olarak var olan 100 yıllık tekçi sistemin değişmesini istediklerini belirten Çelik, anayasa tartışmalarının uzun zamandır Türkiye’nin gündeminde olduğunu, yapılması halinde ne Türkiye’nin kronikleşmiş sorunlarına ne de ekonomik ve siyasal sorunlarına çözüm getireceğine dikkat çekti. 

Anayasanın toplumsal sözleşme olduğunu anımsatan Çelik, “Adı üstünde, toplumun her kesiminin içinde yer alabileceği bir düzenleme olmalı. OHAL döneminde bu teklifin tartışılması dahi meşru değil. İki partinin bir araya gelip kapalı kapılar arkasında yaptığı bir anlaşmadır” dedi. 

‘İnanıyorum, toplum hayır diyecek’

Türkiye’nin gerçekten sorunlarına çözüm olabilecek bir anayasa değişikliğine ihtiyacı olduğunu dile getiren Çelik, bu nedenle herkesin “Hayır” demesi gerektiğini ifade etti. Çelik, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’deki anayasaların ömrü çok uzun olmamıştır. Şu an değiştirilmek istenilen anayasanın da ömrü 30 yıldır. Yeni yapılacak anayasanın ömrü bu kadar bile olamayacak. Halklar olarak bunun önüne geçmemiz gerekir. Ben inanıyorum ki toplum referandumda güçlü bir ‘Hayır’ diyecek. Bu da Türkiye için yeni bir başlangıç olacak.” 

Kadınlar geleceğe sahip çıkacak

AKP’nin Türkiye’deki bütün uygulamalarda ilk önce kadınları hedef aldığını vurgulayan Çelik, “Bu anayasada kadının vurgusu dahi yok. Barış kadınların öncülüğünde gerçekleşecek. Bu nedenle kadınlar bu sürecin öncüleri olmalı. Toprağına, şehrine, geçmiş ve geleceğine sahip çıkacak. Kadınlarla birlikte alanlarda ‘Hayır’ı örgütleyeceğiz” diye konuştu. 

‘Evet’ geçerse hapsedileceğiz’

DTK Başkanlık Divanı Üyesi Dilek Adsan ise, Türkiye’de kadınların hak ve özgürlüklerinin kısıtlandığına işaret ederek şunları söyledi: “Yaşamımızı daraltan sisteme karşı ‘Hayır’ diyeceğiz. Kadınlar şunu çok iyi bilmeli; eğer bu anayasa geçerse bizler dört duvarın arasına hapsedileceğiz. İrademiz, kimliğimiz yok olacak. Bedenimiz yine birilerine peşkeş çekilecek. Toplum geriye doğru gidecek. Eğer bir toplum demokratikleşip ve özgürleşecekse bu kadınların gücü ile olacak. Bu nedenle kadınlar olarak bu referandum sürecinde en aktif şekilde yer almalıyız. Toplumun değişip dönüşmesi için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeliyiz. Tüm OHAL baskılarına, şiddet ve kuşatmalara rağmen güçlü bir ‘Hayır’ demeliyiz.”


 DİHABER/AMED