Öcalan’a karşı uluslararası komplonun 19. Yılı üzerine bir konuşma yapan PKK Yürütme Konseyi üyesi Murat Karayılan, konuşmasının bir yerinde şöyle dedi:

“Muhalif ve Kürt basınını izliyoruz. Daha çok içe dönük bir yayın çizgileri var. Daha çok Kürtlere, Alevilere, Solculara hitap ediyorlar. Bu tek yönlü bir yaklaşımdır. AKP’nin tabanına gerçekleri anlatmaya dönük bir yayın politikaları da olmalı. Bakın AKP’nin kurucularından eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül bile Erdoğan’a karşı rahatsızlığını dile getirdi. Propaganda üslubu daha geniş kesimlere hitap eden olmalı. Erdoğan’ın kandırdığı kesimleri, ona oy verenleri, Türk olsun, Kürt olsun, memur olsun, işçi olsun, köylü olsun kandırılan tüm kesimlere el uzatmak gerekiyor. Eğer böyle geniş bir çalışma olursa, toplumsal kesimler ayrıştırılmasa referandum da hayır tercihi başarılı olur. Bu mümkündür ama çalışmak gerekiyor. Bu çalışmanın da geniş olması lazım. Bu konuda Türkiye’de savaşın daha şiddetlenmesini istemeyen, bu faşizm dalgasının önüne geçmek isteyen herkes referandumda hayır demelidir.“

Bu çok ciddi bir uyarıdır.

AKP’nin elindeki “İslam” tekelini yıkan bir isimden söz edeceğim. Büyük din alimi İhsan Eliaçık’tan. O AKP tabanına kendi alanından argümanlarla hitap ediyor. “Hayır diyen teröristtir” diyen Erdoğan ve şeriklerine, “Kur’an’da ‘hayır’ın manalarını anlatıyor. Buyurun onun yazısından bir kaç alıntı.

“[HAYIR! İnsan zenginliği kendine yeterli görünce tuğyan eder.

Oysa sonunda rabbinedir dönüş.

Bak şu bir kulu içtenlikle yönelirken yasaklamaya kalkana…

HAYIR! Bu yaptıklarına bir son vermezse onu alnından tutup sürükleyeceğiz.

O yalancı, ar damarı çatlamış alnından.

O zaman çağırsın toplanıp durduklarını

Biz de çağıracağız zebanîleri,

HAYIR! Sakın ona boyun eğme, sen secde et ve yaklaş!] (Alak; 6-14, 15-19)

Dikkat ediniz! Mustağnîlere ve bunların tuğyan ve hegemonyasına “Hayır!” (Kella!) diyerek başlıyor bu Kitab.

***

[Tek başına yarattığım o adamı bana bırak

Uzayıp giden mal verdiğim,

Gözünün önünde oğullarıyla,

Nimetimi döşedikçe döşediğim o adamı…

Hala gözü doymuyor; verdiğimden daha fazlasını istiyor.

HAYIR! O ayetlerimize karşı inat etti.

Onu dimdik bir yokuşa süreceğim.] (Müddesir;11-15)

Dikkat ediniz! Mustağnîlere ve bunların tuğyan ve hegemonyasına “Hayır!” (Kella!) diyerek başlıyor bu Kitab.

***

[Şu halde onlara ne oluyor ki bütün hatırlatmalardan yüz çeviriyorlar?

Sanki aslandan kaçan ürkmüş yaban eşekleri gibiler.

Her biri kendisine özel nama yazılı davetiye istiyor.

HAYIR! Onlar ahiretten korkmuyorlar.

HAYIR! Bu bir hatırlatmadır!

Dileyen onun üzerinde düşünüp öğüt alır.

Allah lâyık görmedikçe de düşünüp öğüt alamazlar.

Düşünüp öğüt alan ise sakınanlardan ve bağışlananlardan olur.] (Müddesir;45-56)*

Dikkat ediniz! Bilgi cimriliği yapanlara/tekeline alanlara: din baronlarına, mecnûnlara, kâhinlere, sihirbazlara “Hayır!” (Kella!) diyerek başlıyor bu Kitab.

***

[Bir zenginlik/çoğaltma yarışıdır oyalanıp duruyorsunuz.

Mezarlarınıza girinceye kadar süren bir oyun ve oynaş…

HAYIR! Yakında bileceksiniz.

Kesinlikle HAYIR! Çok yakında bileceksiniz.

HAYIR! Daha derinden bakabilseydiniz,

Ateşe  yuvarlanmakta olduğunuzu görürdünüz.

Kendi gözlerinizle onu apaçık göreceksiniz.

O gün her nimetten bizzat sorgulanacaksanız.] (Tekâsür; 1-8)

Dikkat ediniz! Tekâsür (zenginlik yarışı) çılgınlığına kendini kaptırmışlara defalarca “Hayır!” (Kella!) diyerek başladı bu Kitab.

***

[HAYIR! Siz hep şimdi olanı seviyorsunuz.

Sonrayı bırakıyorsunuz. Bazı yüzler o gün sevinçten parlayacak.

Rablerinden umacaklar.

Bazı yüzler ise o gün mosmor kesilecek.

Belkemiklerini çatırdatacak yaman bir hesabın gelmekte olduğunu anlayacaklar.] (Kıyamet; 20-25)

Dikkat ediniz! Şimdi olanı (acile) yani altını, serveti sevenlere “Hayır!” (Kella!) diyerek başladı bu Kitab.

*** 

Eliaçık yazısını şöyle bitirmiş:

“Kur’an’ın ilk altı yıl boyunca inen surelerinde (yaklaşık ilk 40 sure) “Hayır!” (Kella!) geçen yerleri gördünüz.

Nelere “Hayır!” (Kella!) dendiği apaçık ortada.

Gözler kör olmaz kalplerdir kör olan.“

Ben de diyorum ki, 

İslamiyet yalnız bir „nanç“ değildir. Aynı zamanda bizim toplumumuzun kültürüdür. Namaz kılanın da, kılmayanın da ortak kültürüdür. Alevilik de, Ezidilik de, Hıristiyanlık da, Musevilik de, bütün dinler ve mezhepler de öyledir.

O kültüre bakanlar „neye hayır“ diyeceklerini daha iyi anlarlar...