Önce neden? Avrupa ülkelerindeki göçmen işçi, genç ve kadınların geniş kitlesinden HDP oy aldı. Seçimlerde ikinci parti oldu. Bu kitlenin olabildiğince örgütlü duruma getirilmesi, Türkiye ve Kürdistan'daki devrimci mücadeleyi desteklemede önemli rol oynayacaktır. Ki bu antifaşist kitle, HDP etrafındaki ittifak güçlerinin tek tek toplam gücünü aşmaktadır. Antifaşist birlik cephesinin yarattığı sonuçlardan biridir.
HDK Avrupa, bu birlik cephesinin eldeki daha elverişli aracıdır. Bu geniş kitle HDP ile HDK'yı özdeş görmekte veya rahatlıkla özdeş görecektir.
Avrupa'da Türkiye ve Kürdistanlı göçmen işçiler, gençlik ve kadınlar, bulundukları ülkelerde mücadeleye HDK yoluyla daha genişçe seferber edilebilirler.
Avrupa ülkelerindeki mücadeleye yaklaşımda elbette herbir HDK bileşeni farklı düşünüyor. Türkiye'de faşist sömürgeciliğe karşı mücadele merkezi görev olduğu halde Avrupa'da sosyalizm için mücadele merkezi görev ama aynı zamanda antifaşist, antiemperyalist mücadele görevleri var. Bu ikinci görevler üzerine birlik koşullarımız var. Artı günlük taleplerle mücadelede birlik daha geniş göçmen kitlesini mücadeleye katabilir. Günlük mücadelenin kitle örgütlerinde daha çok mevzi kazanabilir.
HDK Avrupa girişiminde, birçok HDK bileşeni yeralmamayı tercih etti. Ve yukarıda sorduğumuz soruya “Avrupa'da HDK'ye ihtiyaç yok” cevabını vererek uzak kaldı. Yazımıza önce neden sorusuyla bu sebeple başladık.
Tabii ki Avrupa göçmen kitlesinin sorunları Türkiye ve Kürdistan'daki sorunlardan farklıdır. Ama oradaki mücadeleyi desteklemede, Avrupa'da güncel taleplerle ve antifaşist, anti emperyalist mücadelede HDK'nin geliştirici rolü reddedilemez. HDP'nin seçimlerdeki tabanının hatırı sayılır bölümünü etrafında toplayarak mücadeleye katabilir. Daha politik ve daha aktif konuma getirip o düzeyde tutabilir. Oysa bileşenlerin ayrı mücadeleleri bunu sağlamaya yetmiyor.
Ayrıca yükselen neofaşist hareketlere karşı acil görevler ve Fransa işçi ve gençlerinin rüzgarın yönünü yeniden sosyalizan mücadelenin yükselişine döndürme girişkenliğinin yüklediği görev ve sorumluluk, göçmen işçi-genç-kadınları cephe birliğiyle bu görevlere seferber etmeyi daha acil kılıyor.
HDK Avrupa'yı gerekli kılan bir başka neden partilerde yeralmayan, hatta çoğunluğu partilerden kopmuş geniş bir devrimci ve demokrat kesim var. Kitle çalışması deneyimi olan ve bilgi birikimine sahip bu kesimi mücadeleye sistemli çalışmaya çekecek düzeyde katmak ve onların kendilerine ait örgüt olarak görecekleri bir ittifak örgütü sunmak için de HDK gerekir.
HDK Avrupa girişimi çalışmasında yeralmaya başlayan ve birleşik devrimci mücadele anlatımlarını önemli bir ilgiyle izleyen bu kesimin beklentisi de bu yönde. Fakat örgütlü güçlerin mesafeli duruşu bu kesimin mücadeleye daha aktif ve sistemli çalışmayla katılma isteğini zayıflatıyor.
Birleşik devrimci harekette ve Türkiye'de HDK'de yer alarak mücadele eden parti ve örgütler hem daha geniş göçmen emekçi kitlesini seferber etmek hem de etrafında birleşilecek antifaşist odak yaratarak örgütlü olmama durumunda olanlara aidiyet duyacakları örgüt sunmak açısından devrimci sorumluluğu daha çok duymalı, HDK Avrupa'da yeralmaya önem vermelidirler.
HDK Avrupa olarak HDP'nin geçen seçimlerde yarattığı etkiyi de kucaklamalı, ikisinin iç içe olduğunu vurgulamalıyız. HDP'de yeralmayan devrimci ve antifaşist güçlerin, seçimlerde yaratılan antifaşist birlikteliğe katkılarını HDK'de yer alarak sürdürmelerinin önemini de vurgulamalıyız.
Soykırımcı ve yokedici/tasfiyeci saldırıya karşı Avrupa'da da birlikte mücadele edersek ve Avrupa'nın komünist devrimci antifaşist güçleriyle daha sıkı birlik kurabilirsek, Erdoğan-generallerin faşist sömürgeciliği değil biz kazanacağız.