HDK (Halkların Demokratik Kongresi) genel ve yerel seçimlere tek parti ile katılacak. Kongrede konuşan Ertuğrul Kürkçü, Hükümete “Eğer savaş istemiyorsanız, savaştığınızla el sıkışacaksınız” dedi.
Aralarında BDP’nin de yer aldığı 22 parti ve grubu bünyesinde toplayan, Halkların Demokratik Kongresi’nin (HDK) 1. Genel Kurulu, hafta sonu Ankara’da yapıldı. Kongrenin ilk konuşmacısı olan BDP Mersin Milletvekili ve HDK sözcülerinden Ertuğrul Kürkçü, konuşmasına Türkçe, Kürtçe ve Arapça “hoşgeldiniz” diyerek başladı. Abdullah Öcalan’ın ifade özgürlüğünün sağlanmasını isteyen Kürkçü, “Öcalan’ı halkın ortasına çıkaracaksınız. Orada açıkça tartışacaksınız. Bakın bakalım kimin fikri kabul ediliyor. Çıkın ortaya açıkça konuşun. Madem savaş istemiyorsunuz kiminle savaştıysanız onunla el sıkışacaksınız. O hükümeti sürükleye sürükleye görüşme masasına oturtacağız” dedi.

AKP’ye dar edeceğiz

HDK’nin 6 ay önce bir fikir olarak ortaya çıktığını ve bu fikir etrafında yola devam ettiklerini ifade eden Kürkçü, BDP’nin ağır saldırı altında olduğunu söyledi. Kürkçü, şöyle devam etti: “HDK’yi doğarken boğmaya kalktılar. Kriminalizasyona tabi tuttular. Meydan okuduk onlara, işte buradayız. AKP diktatörlüğüne sesleniyoruz; boşuna uğraşmayın, biz halkların sesi, sözü, eylemiyiz. Onların partisi olacağız. 2014 yerel seçimlerinde AKP’ye Türkiye’yi dar edeceğiz.”

Ana muhalefet olacağız

Kürkçü, kendilerini siyasi parti çatısı altında örgütlemeyi çok önemli bulduklarını belirterek, “Buna katılmayan bileşenler de aynı haklara sahip olacaklar. Kendimizi görünür bir parti haline getirmeliyiz. HDK’yi partiye kavuşturmak da bir yoldur. BDP, EMEP, SDP, ESP diğer parti ve hareketler hem kendilerini koruyacak hem de politik bir üst yapıda bir araya gelerek Türkiye’nin ana muhalefetini oluşturacaklar” ifadesini kullandı. Yeni anayasa ve başkanlık tartışmalarına da dikkati çeken Kürkçü, “Başbakan, ‘başkanlık olmadı yarı başkanlık veya tek din diyorsa’ bunlar anayasaya girecek anlamına geliyor. Onlar ‘biz Türklüğü ve İslam’ı temsil ediyoruz’ diyorlarsa anlıyoruz ki başka kimliklere saygısı olmayan bir anayasa için çaba gösterecekler” dedi. Kürkçü konuşmasını “An azadî an azadî” diyerek sonlandırdı.

Özgürlük tutkusu sindirilemez

Kurulda söz alan DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk, salonu Kürtçe selamladıktan sonra konuşmasına Türkçe devam etti. Türkiye’deki darbeler sürecine dikkat çeken Türk, “Ama özgürlük tutkusu o kadar güçlü ki, asla ve asla sindirilememiştir. Özgürlük, bir tohuma benzer. Biçildiğinde yeniden çıkar. Özgürlük tohumlarını toplu mezarlara bile gömseler buradan özgürlük yükselir” dedi. Ortadoğu’daki değişim rüzgarlarının Türkiye’de de değişim yarattığını söyleyen Türk, “Değişime önderlik çok önemlidir. HDK’nin varlığı, barış ve özgürlük için önemlidir. Bizler yıllardır özgürlük mücadelesi veren Kürtler olarak yanınızdayız” diye konuştu.

Faşizme beraber dur diyelim

Ahmet Türk, “Bu hükümetin tutumu, faşist, ırkçı bir diktatörlüğü, Türkiye’de egemen kılmaya çalıştığını gösteriyor. Binlerce kişi cezaevlerindedir. Bu tehlikeli gidişe, faşist, ırkçı anlayışa dur diyecek tek güç buradadır. Kürtler ile devrimciler ortak mücadele etmeli. Yan yana olmadan başaramayız” dedi.

HDK isyan hareketidir


BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak da konuşmasında HDK’nin bir isyan hareketi belirterek şunları söyledi: “AKP faşizminin ne yapmak istediğini biliyoruz. Bundan dolayı çalışmalarımızı hızlandırmalıyız. Bunları alaşağı etmek için güçlü bir mücadele yaratmalıyız. Kürdistan’da ve Türkiye’de bunun dinamik güçleri olduğuna inanıyorum. Kurul’dan siyasi parti çalışmalarına ilişkin karar çıkarmak durumundayız. Toplumsal muhalefetin tüm ayakları isyana çekilmelidir.”

Savaşa set çekeceğiz
İstanbul Milletvekili Levent Tüzel ise, bu dönemi “ustalık dönemi” olarak tanımlayan AKP’nin sermayeye yönelik ustalık uygulaması içinde olduğunu ifade etti. Tüzel, “HDK’nin talepleri ve mücadele programı tek çözücü seçenek olacaktır” diye konuştu.
BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder de, konuşmasında içinde yer aldığı yeni anayasa çalışmaları konusunda bilgi verdi. Önder, “Bize düşen savaş politikalarına kalıcı bir set çekmek. En azından evrensel hukuk ilkelerine uygun bir anayasa yapılmasını sağlamak” dedi.
KESK Genel Başkanı Lami Özgen ise, “1 Mayıs’ı klasik işçi bayramından çıkarıp bütünlüklü olarak Türkiye’de sistem karşıtı olan bütün kesimlerin ortak bir mücadele gününe dönüştürmeye çalıştık. Önümüzdeki süreçte yine Newroz ruhu ile hareket edeceğiz” ifadesini kullandı.

İşgal altındayız

Yeni Kıbrıs Partisi Yürütme Kurulu Üyesi Murat Kanatlı ise şunları söyledi: “İşgal altındaki bir ülkeden, TC devletinin sorun yarattığı başka bir coğrafyadan geliyoruz. Umudumuz, HDK’nin Kıbrıs sorununu ve TC uygulamasını teşhir etmesidir. Bu günlerde TC’nin silahlı işgalini sermaye işgaline çevirmeye çalıştığı bir süreçteyiz. Türkiye ve Kürdistan coğrafyasını isteyen sizlerden Kıbrıs’ın özgürlüğünü istemenizi talep ediyoruz. Çünkü sorunumuz ortaktır. An azadî an azadî.”


Savaşın olduğu yerde anayasa olmaz

EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan ise “AKP Hükümeti 9 yıllık döneminde kendi politikalarına toplumsal kesimi yedekleyen bir taktik uyguladı. Hak isteyen herkes tehdit altında” diyerek birlik çağrısı yaptı.
SDP Genel Başkanı Rıdvan Turan da “AKP, Kürt sorunu konusunda çatışmayı ve imhayı endeks alıyor. Suriye’ye karşı her an savaş kararı alacak, Kürdistan’daki işgalini pervasızlaştırmış bir devletin özgür bir anayasa yapması mümkün değildir. Nerede savaş varsa orada haklar budanır” diye konuştu.

Yeni parti yolda
Konuşmaların ardından kongrede partileşmeye gidilmesi kararı oybirliğiyle kabul edildi. HDK’nin kararı şöyle: “Halkların Demokratik Kongresi, bir mücadele ortaklığı ve AKP karşısında ana muhalefet olma iddiasını gerçek kılmalı, bu iddiayı inşa etmek için somut adımlar atmalıdır. HDK, Türkiye’deki düzene yönelik bütün itirazları gerçek bir muhalefet zemininde birleştirmek, toplumsal muhalefetin sesi ve kürsüsü olmak, bunu bir iktidar alternatifi olarak güçlendirmek, özgür, demokratik ve eşitlikçi bir Türkiye’nin mümkün olduğunu gösterebilmek durumundadır. HDK, işçi ve emekçi hareketinin, Kürt özgürlük hareketinin, baskı altındaki azınlıkların, kadın kurtuluş hareketinin, insan hakları savunucularının, özgürlükçü bir laikliği savunan inanç sahiplerinin, doğa ve çevre hakları için mücadele eden ekoloji hareketinin, Alevi toplumunun muhalefetinin, küçük üretici köylülerin ve tarım emekçilerinin, kent yoksulları hareketlerinin, engellilerin yerel seçimlerde ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde, ardından da genel seçimlerde birlikte davranmasının zeminini olgunlaştırmalıdır.

HDK kalacak

HDK, bu amaçla yerel seçimler öncesinde, Kongre niteliğini ortadan kaldırmayacak, aksine daha da güçlendirecek bir çalışma sürdürürken, Kongre bünyesinde yerel seçimlere, Cumhurbaşkanlığı seçimine ve genel seçimlere müdahale edecek bir partinin kurulması, Kongre dışında kalan güçleri de mücadele ortaklığına ve seçim ittifakına çekilmesi adımlarını atmalıdır. Partinin kurulması süreci bir takvime bağlanmalıdır.

Parti nasıl oluşacak?
HDK’nin kuracağı parti, kongre içinde bir yapı olacak. Kongre’nin bütün ilkelerini ve politik yaklaşımlarını benimseyecek. Yerel seçimlere, genel seçimlere, Cumhurbaşkanlığı seçimine katılma sürecinde etkin olacak. Kongre bileşenlerinin seçimlere birlikte ve ortak adaylarla girebilmelerinin ve faaliyet sürdürebilmelerinin; ayrıca Kongre dışında yer alan siyasal partiler ve oluşumlar dahil her türden örgütlenmenin de bir seçim ittifakına katılabilmesinin bir aracı olacak.”

Özerklik için çalışacak
Ayrıca HDK’nin Demokratik Özerklik ile ilgili çalışmalar yürütmesi de kararlaştırıldı. Kararlar kısmının Kürt sorunu bölümünde ise, “AKP hükümeti Kürt sorunun çözümünde demokratikleşme yönle adımlar atmak yerine şiddette ısrar edeceğini, Kürt halkının taleplerini reddettiğini yineliyor. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a uygulanan tecrit bunu gösteriyor. HDK çatışmaların sona ermesi dolaylı ve dolaysız müzakere yönünde faaliyetleri destekler” denildi.
HDK Gençlik Meclisi’nin yürüttüğü “tutuklu öğrencilere özgürlük” kampanyasının HDK’nin örgütlü tüm alanlarda gündeme alınması ve 3 Haziran mitinginin örgütlenmesinde HDK’nin de yer alması kararı alındı. Genel Kurul’da Terörle Mücadele Kanunu’na karşı mücadele eden Milyonlar Adalet İstiyor İnisiyatifi’nin eylemlerini destekleme kararı da alınırken, Demokratik Özerklik ile ilgili il ve ilçelerde halkı bilgilendiren toplantılar yapılması kararlaştırıldı.

HDK’nin anayasa önerileri
Kongre dün de Genel Meclis, Anayasa, Ekoloji ve Örgütlenme komisyonlarının raporlarının okunmasıyla devam etti. Anayasa Komisyonu raporunu okuyan Yıldız İmrek, yeni anayasa yapım sürecinde HDK olarak demokratik anayasa için çalışacaklarını belirterek, “Ayrıca yol temizliği olarak adlandıracağımız, Terörle Mücadele Yasası’nın kaldırılması düşünce ve ifade özgürlüğünün sağlanması başta olmak üzere çok sayıda düzenlemenin yapılması hayati önemdedir” dedi.
İmrek, Anayasa Komisyonu’nun önerilerini şu şekilde sıraladı: “Tüm çalışanlar için sendika ve grev hakkı sağlanmalı, tutuklu milletvekilleri derhal serbest bırakılmalı, Terörle Mücadele Kanunu kaldırılmalı, kadınlara her alanda eşit temsil hakkı tanınmalı, bilim sanat ve kültür özgür olmalı, Türkiye’de yaşayan bütün halklar kendi dillerinde eğitimlerini yapmalı, anadilde eğitim sağlanmalı, suya parasız erişim hakkı sağlanmalı, demokratik özerklik benimsenmeli, düşünce özgürlüğü hiçbir kısıtlamaya tabii tutulmamalı, zorunlu din dersleri kaldırılmalı, devletin yükümlülükleri açıkca belirlenmeli, adil yargılanma ilkesi tam olarak sağlanmalı, Özel yetkili mahkemeler, askeri mahkemeler kaldırılmalı, bilim kültür ve sanat özgür olmalı,YÖK ve RTÜK gibi vesayet kurumları kaldırılmalı, parasız sağlık, gıda güvenliği temel hak olarak ele alınmalı, baskılara karşı direnme hakkı tanınmalı, vicdani ret bir hak olarak tanınmalı, anayasada yeryüzünün hakları tanınmalı.”

HDK meclislerle örgütlenecek
Örgütlenme Komisyonu ise meclisler tarzı örgütlenmenin esas alınmasını önerdi. “HDK ile atılan tohum tuttu” denilen raporda ilk 6 aylık aşamanın “kendini tanımlama” aşaması, ikinci 6 aylık sürecin de “kendini örgütleme” süreci olduğu belirtildi. Raporda HDK’nin örgütlenme şekli şöyle tarif edildi: “İlk 6 ayı kendimizi tanımlama aşaması olarak değerlendirirsek, önümüzdeki 6 ayı da ‘kendini örgütleme’ dönemi olarak kavramak, meclis çalışmalarının örgütlenmesini ve ülke çapında yaygınlaşmayı önümüze hedef olarak koymak gerekmektedir. Bu dönem aynı zamanda yerel seçimlere hazırlanma dönemidir. Yapacağımız çalışmaları bu açıdan da ele almak gereklidir. Halkların Demokratik Kongresi’nin meclisler tarzındaki örgütlenmesi Tüzük’te Genel Meclis, il meclisi, ilçe meclisi, kadın ve gençlik meclisi, çalışma ve yaşam alanlarına dönük meclisler olarak tarif edilir. Kısacası, meclisler tarzı örgütlenme, hedeflediğimiz demokratik yönetimi bugünden hayata geçirmeyi öngörür. İlçe meclislerinin oluşturulmasında gözetilmesi gereken kimi kıstaslar ise, temsil gücü, yeni kesimlerin katılımını sağlamak, deneyimli kadroların çalışmasının esas alınması, ortak dilin sağlanması, sosyal medyadan yararlanılması, yaratıcı olmak ve yerellerin yaratıcılığına özen gösterilecek.”
Kongre’de komisyonların tasarıları oybirliğiyle kabul edildi.

ANKARA