Ahmet Davutoğlu’nun, Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan'ın kendisiyle birlikte Ali Babacan ve Abdullah Gül için sarfettiği hakaret ve tehditlerin ardından "Terörle mücadele konusunda defterler açılırsa birçok kişi, insan yüzüne çıkamaz" sözlerinden sonra HDP, Davutoğlu'nun beyanlarının incelenmesi amacıyla Meclis’te araştırma komisyonu kurulmasını istedi.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan, eski Türk Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun 7 Haziran-1 Kasım arasında yaşananlarla ilgili “Terörle mücadele konusunda defterler açılırsa birçok kişi, insan yüzüne çıkamaz" sözleri için Meclis’e araştırma önergesi verdi.
Önergenin gerekçesinde, Davutoğlu’nun bahsettiği bu dönemde 5 Haziran Diyarbakır Katliamı, Suruç Katliamı, Ceylanpınar’da iki polisin öldürülmesi, Çözüm Süreci’nin bitirilmesi, 10 Ekim Ankara Katliamı ve daha birçok olayda yüzlerce insanın hayatını kaybettiği, yüzlerce insanın yaralandığı hatırlatıldı.
Katliamlar araştırılsın
Önergede, şu ifadeler yer aldı: “Bu katliamların ve saldırıların araştırılması için verilen önergeler reddedilmiş, yargı süreci etkin yürütülmemiş, halen olaylara kimlerin sebep olduğu, göz yumduğu ortaya çıkarılmamıştır. Kamuoyu vicdanını derinden yaralayan bu saldırı ve katliamların aydınlatılması, sorumluların yargı önüne çıkarılması, Çözüm Süreci’nin sonlandırılmasına giden sürecin tüm açıklığı ile ortaya çıkarılması, önceki başbakan Ahmet Davutoğlu’nun bahsi geçen döneme ilişkin beyanlarının araştırılması amacıyla bir Meclis Araştırma Komisyonu kurulması büyük önem taşımaktadır.”
Diyarbakır’dan Davutoğlu’na: Neden susuyorsun?
Kayyum protestosunun 6’ncı gününde konuşan SKM'den Satiye Ok, Ahmet Davutoğlu’na “Neden konuşmuyorsun” diye sordu ve ekledi: “Konuşursa AKP dibinde kalır.” HDP'li vekil Garo Paylan ise, “Sessiz kalırsak, yarın TBMM’de vekiller de yok sayılırlar” uyarısında bulundu.
Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP), 3 büyükşehir belediyesine kayyum atanmasına karşı her gün Diyarbakır’da düzenlediği protesto eylemleri devam ediyor. Protesto eylemlerinin 6’ncı gününde Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önünde bir araya gelen HDP’li vekilleri, partililer ve çok sayıda yurttaş oturma eylemi başlattı. Eyleme, Kürdistan Komünist Partisi (KKP) Genel Başkanı Sinan Çiftyürek ve Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eş Genel Başkanı Canan Yüce de destek verdi.
Mızraklı'ya alkışla karşılama
Katılımın yoğun olduğu eylemde, sık sık “AKP valisi belediyeden defol”, “Halkız, haklıyız, buradayız”, “Bijî berxwedana zîndanan”, “Amed bizim irade bizim” ve “Gün gelecek devran dönecek, kayyumlar halka hesap verecek” sloganları atıldı. Eylemin 6’ncı gününde erbaneler eşliğinde şarkılar seslendirildi.
Eylemin gerçekleştirildiği Lise Caddesi’ne gelen, görevden uzaklaştırılarak yerine kayyum atanan Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Selçuk Mızraklı, alkışlarla karşılandı. Kitle daha sonra “İrademe dokunma” pankartı açarak, açıklama gerçekleştirdi.
Açıklama yapan HDP Diyarbakır Milletvekili İmam Taşçıer, Kürt halkının gasp edilen hakları iade edilmeden eylemlerini sürdüreceklerini söyledi.
HDP Diyarbakır Milletvekili Garo Paylan, kitleyi selamlayarak, “Faşizmin sıradanlaştığı günlerden geçiyoruz. Zalim bildiğini yapıyor. Bizde en iyi bildiğimiz şeyi direnmeye devam ediyoruz. Yıllardır suç işliyorlar. Bizde buna karşı yıllardır ayaktayız” dedi.
Erdoğan anayasal suç işledi
Meclis Genel Kurulu’nda 20 Mayıs 2016’da milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması, 4 Kasım 2016’da HDP Eş Genel Başkanları ve milletvekillerinin tutuklanması ve devamında Demokratik Bölgeler Partisi’nin 97 belediyesine kayyum atanmasını hatırlatarak, “Milletvekili seçimlerinde Amed, Van ve Mardin iradesini gösterdi.
Büyük çoğunlukla temsilcilerini meclise gönderdi. Yerel seçimlerde de Türkiye iradesini gösterdi ve temsilcilerini seçti. Bu nedenle Erdoğan anayasal ve yasal suç işledi ve suçta ısrar etmekte” diye konuştu.
Demirtaş'ın açıklamalarını hatırlattı
Erdoğan’ın kayyum atamalarıyla ilgili dün akşam yaptığı açıklamalara işaret eden Paylan, “Erdoğan eşbaşkanlarımıza iftira atmakta. FETÖ’cü savcıların dahi iddianameye koymadığı ‘dağa para gönderiyorlar’ iddiasını Cumhurbaşkanı Erdoğan bir kez daha dillendirmiştir. Bu iftirayı kabul etmiyoruz. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi eşbaşkanlarımız Fırat Anlı ve Gültan Kışanak gözaltına alınırken, sevgili Selahattin Demirtaş Meclis’te konuşmuştu. ‘Ya arkadaş sen bunu söylüyorsun da savcı söylemiyor’ demişti. Belediye eşbaşkanlarımızın dosyasında ‘dağa para gönderiyor’ diye bir iddia yok. Evet, üzerinden 3 yıl geçti. Meclis’te ve her platformda defalarca meydan okuduk. Bu iddiayı ortaya çıkar. 3 yıl geçti, tek bir belge ortada yok. Dava dosyalarında bile yok. 3 yıl aradan sonra 4 ay önce seçilen eşbaşkanlarımız kayyumların bıraktığı milyarlarca borç varken, belediyeler icra altındayken ‘dağa para gönderiyorlarmış’” şeklinde konuştu.
Bahçeli açıklamasını Diyarbakır'da yapsın
Erdoğan’ın “Biz de onları kapının önüne koyarız” açıklamalarına sert tepki gösteren Paylan, “Siz belediye eşbaşkanlarımızı kapıya koyamazsınız. Onlar Diyarbakır, Van ve Mardin halkının iradesidir. Bizler irademize sonuna kadar sahip çıkacağız. Yeni bir zulüm yöntemi keşfettiğinizi mi sanıyorsunuz? Yüz yıldır aynı zülüm devam ediyor. Şark Islahat’tan beri, Ermeni Soykırımı’ndan beri aynı zulüm devam ediyor. Devlet; Devlet Bahçeli’nin aklına teslim olmuştur. Sayın Bahçeli’ye buradan söylüyoruz; gelsin açıklamasını Amed halkına yapsın. AKP’ye oy veren Amedliler dahi bunu kabul etmiyor” ifadelerini kullandı.
AKP-MHP ittifakının ülkeyi çıkmaza götürdüğünü söyleyen Paylan, şöyle devam etti:
“Erdoğan ve Bahçeli, Talat ve Enver Paşa yolundadır. Enver ve Talat paşa Ermeni Soykırımı’na imza atmışlardır, Anadolu halklarının felaketine imza atmışlardır. Anadolu’yu büyük bir yıkımla karşı karşıya bırakmışlardır. Erdoğan ve Bahçeli bütün Türkiye halklarının felaketine hazırlanıyor. Buradan bütün demokrasi güçlerine çağrı yapıyoruz; nasıl ki İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana’ya ilkesel olarak, demokrasiye sahip çıktık, İstanbul seçimleri iptal edildiğinde, CHP’yi çok sevdiğimizden İmamoğlu’na bayıldığımızdan değil, demokrasi için bütün HDP’liler demokrasi güçleriyle yan yana durduysa, demokrasi güçleri de Bedia Özgökçe Ertan’ın, Selçuk Mızraklı’nın, Ahmet Türk’ün yanında olmalıdır. Bu bir demokrasi meselesidir. Kötülüğe yol verirsek, o kötülük sizi de bulur.”
‘Sessiz kalırsak vekiller de yok sayılır'
Dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla HDP’liler ardından CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasını anımsatan Paylan, “Amed, Van ve Mardin’e kayyum atanmasına sessiz kalırsak, Erdoğan suç işleme yoluna devam edecektir. Belediye meclisleri lağvediliyor. Bu tek adam yönetimidir. İradeyi yok sayıyorlar. Buna sessiz kalırsak, yarın TBMM’de vekiller de yok sayılırlar. Hep beraber direnişe güç verelim” çağrısında bulundu.
Davutoğlu'na: Neden konuşmuyorsun?
Eylemde konuşan Sosyalist Kadın Meclisleri (SKM) Merkez Yürütme Kurulu üyesi Satiye Ok ise, kayyum atamalarına karşı protesto eylemlerine katılan kent halkını selamladı. Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşılık veren açıklamalarına dikkat çekerek, şunları söyledi: “Bunlara yabancı değiliz. Bunları 1996’da Mehmet Ağar’ın konuşmalarından biliyoruz. Davutoğlu konuşursa AKP’nin dibinde kalacağını biliyoruz. O yüzden Davutoğlu’na konuş diyoruz. 7 Haziran’dan sonra neler oldu. 5 Haziran’da Amed mitingine saldırı oldu, 20 Temmuz’da Suruç katliamı oldu, 10 Ekim’de Ankara’da yüzlerce arkadaşımız yaşamını yitirdi, yüzlerce arkadaşımız sakat kaldı. Davutoğlu’na soruyoruz; neden konuşmuyorsun?” diye sordu.
Kayyuma karşı alanlarda olmayı sürdüreceklerini kaydeden Ok, “Biz dün nasıl bütün alanlarda direndiysek, demokrasi ve özgürlük mücadelesini yükselttiysek, bugünde demokrasi eylemini büyütmeye çalışıyoruz” dedi.
'Sistemin tuğlasını kadınlar çekecek'
Eski eşi tarafından katledilen Emine Bulut için kadınlara dayanışma çağrısında bulunan Ok, “Binlerce kadın, kadın özgürlük mücadelesini büyütüyor. Kayyumlara karşı kadın mücadelesini büyütmeye çalışıyoruz. Kayyum aynı zamanda hırsız ve tecavüzcü bir zihniyettir. Biz bunları Mardin’den biliyoruz, Diyanet’in fetvalarından biliyoruz. Türkiye işçi ve emekçilerinin, kadınlarının, Kürt kadınlarıyla yan yana gelmesi gerekiyor. Kayyumlara karşı mücadeleyi birlikte büyütmeliyiz. Kadın özgürlük mücadelesini böyle büyütebiliriz Bu sistemin tuğlasını kadınlar çekecek. Kadınları hep birlikte sistemin tuğlasını çekmeye davet ediyoruz” şeklinde konuştu.
Yapılan açıklamaların ardından oturma eylemine geçen grup, daha sonra Lise Caddesi’ndeki bugünkü eylemlerini sonlandırdı.