HDP Dış İlişkiler Komitesi, Cizre'de gerçekleşen sivil katliam, HDP binalarına yapılan saldırılar ve Kürtlere yönelik linç girişimlerine ilişkin devlet ve devlet dışı örgütlere, sivil toplum yapılanmalarına çağrıda bulundu. Elçilikleri, diplomatik temsilcilikleri acil bir şekilde bilgilendiren HDP, başlatılan savaş siyasetine ilişkin de kapsamlı "enformasyon" dosyası hazırlayarak ilgili tüm merkezlere gönderdi. Edinilen bilgilere göre 30 sayfadan oluşan ve 4 dile çevrilen metin, Dolmabahçe Deklarasyonu'ndan sonra yaşanan gelişmeleri içeriyor. 


Destek mesajları

Bu arada, uluslararası alandan da HDP ve Kürtlere yönelik saldırılara ilişkin dayanışma mesajları gelmeye başladı. Hükümete yönelik çağrıların da bulunduğu kimi açıklamalar kamuoyuna yapılırken, kimileri de doğrudan HDP Genel Merkezi'ne gönderildi. ABD Dışişleri Sözcüsü John Kirby ile ABD Ankara Konsoloslukları yapılan saldırıları kınayarak hükümete sorumluluğunu yerine getirmesi çağrısı yaptı. Çok sayıda diplomatik temsilcilik de HDP'yi arayarak gelişmeler hakkında bilgi aldı ve dayanışma mesajlarını paylaştı. En son İsveç Dışişleri Bakanı Margot Wallström, HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş'ı telefonla arayarak, saldırılar karşısında kaygılarını ve dayanışma duygularını iletti. 


AK'den Cizre açıklaması

Avrupa Konseyi (AK) İnsan Hakları Komiseri Nils Muiznieks DE Cizre'yle ilgili açıklama yaptı. Cizre'de 4 Eylül'den itibaren süresiz sokağa çıkma yasağının olduğunu hatırlatan Muiznieks, ilçede sağlık gibi temel hizmetlerin verilemediği, iletişimin ciddi şekilde engellendiği, ilçenin giriş çıkışlara kapatıldığı yönündeki haberlere dikkat çekti. Muiznieks, bundan daha rahatsız edici olanın ise güvenlik güçlerinin sivillere karşı orantısız şiddet uyguladığına dair ciddi iddialar olduğunu belirtti.

İnsan hakları komiseri, operasyonların orantılı ve yasal olması için yetkililer ve mahkemeler tarafından dikkatle incelenmesi gerektiğini vurguladı. Cizre'deki mevcut durumun ise çok büyük bir nüfusun insan haklarına karşı olağanüstü bir müdahale olduğunu belirtti ve bilgi edinmede uygulanan karartmanın da derin endişe kaynağı olduğunu kaydetti.

Yetkililerin şu ana kadar paylaştığı bilginin tatmin edici olmadığını ifade eden Nils Muiznieks, Cizre'ye insan hakları kuruluşları temsilcileri başta olmak üzere bağımsız gözlemcilerin girişine derhal müsaade edilmesini istedi. İnsan hakları ihlalleri ile ilgili söylentilerin ancak bu şekilde giderilebileceğini belirten Muiznieks, Cizre'deki kriz durumunun da hızlıca sonlandırılmasını umut ettiğini sözlerine ekledi.


 HABER MERKEZİ