Yolsuzluk ve rüşvet operasyonu ardından yaşanan siyasi krize ilişkin değerlendirmelerde bulunan HDP Eşbaşkanı Ertuğrul Kürkçü, mevcut krizin bakan değiştirmekle çözülemeyeceğini belirterek, erken seçim istedi. Kürkçü, ''Biz bu komplolar dünyasından çıkıp gerçek dünyaya ulaşmak için imkân olduğuna inanıyoruz. Biz kendimize güveniyoruz seçime hazırız" dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanları Ertuğrul Kürkçü ve Sebahat Tuncel, yolsuzluk ve rüşvet operasyonu ve siyasi krize ilişkin dün basın toplantı düzenledi. İstanbul'daki toplantıya HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder de katıldı. HDP Eşbaşkanı Ertuğrul Kürkçü, "Türkiye'nin ilk olarak derin, yaygın bir temizliğe ihtiyaç var. Şu an dışlamanın, inkârın, Türkiye toprağından temizlenmesi gerekiyor" dedi. Kürkçü, bunu mevcut hükümetin başarmasının imkânsız olduğunu söyledi. Kürkçü, "Tanrıların ahırlarını temizlemek gerekiyor. Bu ancak ırmakların akışı ile olabilir. Bizim örneğimizde bu sokaklardan akan halk olabilir başka hiçbir şey bu pisliği temizleyemez. Hükümet kangren olan güvdeyi toparlamak için kolu ve bacağı verdi ama hükümetin bu krizden çıkması zordur. Bunu uluslararası komplo ile açıklamak imkansızdır. Hepimizin gözü önünde 12 yıldır süren çürüme çatladı" diye konuştu.
Hükümetin bugün şikayette bulunduğu uygulamalar nedeniyle binlerce insanın cezaevinde bulunduğunun altını çizen Kürkçü, ''Halkın canı yanarken binlerce insan haksız gerekçelerle cezaevine doldururken bunlarla 'destan' diye övünen hükümet, aynı ekip karşısında canı yanarak bağırıyor. İktidarın bu aygıtı, devlet aygıtında devam ederse daha çok can yanacak'' dedi.


Seçimler birleştirilebilir
Erken genel seçime gidilmesini istediklerini belirten Kürkçü, formülü ve gerekçelerini ise şöyle izah etti: "Önümüzdeki seçimler birleştirebilir. Türkiye böyle pek çok seçimi bir arada yapmıştır. Parlamentonun hükümeti ile birlikte çürümüş kendisini oradan kaldırması yeni bir parlamento kurulması gerekir. Biz cezaevlerine doldurulmuş devrimcilerin, Gezi tutsaklarının, KCK'li tutsakların serbest bırakılması için gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını istiyoruz. Bunu bir an önce yapılmasını istiyoruz. Halka karşı komplo içinde olan hükümet olamaz. Bu örümcekli kumpasların komploların dünyası, biz bu komplolar dünyasından çıkıp gerçek dünyaya ulaşmak için imkân olduğuna inanıyoruz. Biz kendimize güveniyoruz seçime hazırız."
Kabine değişiklerine de değinen Kürkçü, bunun çözüm getirmeyeceğini vurguladı. ''Bu yolsuzlukların ortaya çıkartılmasını istiyoruz'' diyen Kürtçü ekledi: ''Erken seçim istiyoruz. Hükümet kendisini barışın bir tarafı olarak gösteriyor. Kendisine komplo yapıldığını söylüyor. Eğer sözlerinde samimi ise barışın yolunu ardı ardına açması gerekmez miydi? Ama hepimiz görüyoruz ki sıfıra sıfıra elde var hükümet. Biz barış imkânının halkın ellerinde olduğunu biliyoruz."

Tuncel: Bunu halk temizler

HDP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel ise içine girilen siyasi kriz ardından AKP Hükümeti'nin Türkiye'yi yönetemez hale geldiğini ifade etti. "Başbakan Türkiye halklarını derhal sandığa götürmeli" diyen Tuncel, ''Bu halka bir komplo kuruluyor. Bu halkın emeğini çalmışsınız ve bunun üzerine iktidar kurmuşsunuz. Bunun kabul edilecek bir durumu yoktur. Başbakan'a kadar uzanan bir süreçten söz ediliyor o zaman Başbakan bunu nasıl aklayacak nasıl yüzleşecek? Başbakan ve yeni kabine bunu temizleyemez bunu temizleyecek halklardır" şeklinde konuştu.

Önder: Seçim yegane çözüm

HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder de konuşmasında hükümetin bir "söylem hırsızlığı" yaptığını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bizim yıllarca bu haksızlık, hukuksuzluk ve zulme karşı kurduğumuz cümlelerin aynısını Arınç'ın danışmanı eline vermiş sanırım. Arınç olduğu gibi okumak zorunda kaldı. Daha önce İçişleri Bakanı, 'devlet herkesi dinleyecek' diyorsa 'suçu olan gocunur' diyordu. Şimdi bu hukuksuzluğa kimlerin nasıl gocunması gerektiği ortaya çıktı. 4 bakan çıkınca değiştirdiniz, 14 bakan çıkınca ne yapacaksınız? En demokratik yol erken seçimdir. Yegâne çözümdür."
HDP Eşbaşkanları daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı. Son gelişmelerin çözüm sürecinin nasıl etkileneceğine yönelik soruyu, Kürkçü "Çözüm süreci askıya alınabilir, minimize devam edebilir ya da gelişerek devam edebilir. Pek çok değişiklik olabilir. Fakat stratejik olarak bir şey değişmez, o da Türkiye'nin sahip olduğu Kürt halkı ile barışmak iradesi. Ben her gelen hükümetin buna ayak uydurmak zorunda olduğunu inanıyorum. Çatışmayı tarz olarak ele almadığını ilan eden bir politik hareket var. Öcalan Newroz'daki açıklaması ile stratejik bir tercih yaptı. Bu da karşı tarafları zorladı" şeklinde yanıtladı.

 DİHA/İSTANBUL