
HDP'nin henüz yeterince Türkiye halklarıyla bütünleşemediği özeleştirisini veren Eşbaşkan Sebahat Tuncel, "Bunun nedenlerini tartışacağız. Ancak HDP'ye artık bir ihtiyaç var ve bu partiyi büyütüp Türkiye'de ana muhalefet olacak bir siyaseti geliştirmek durumundayız" diye konuştu.
Seçim sonuçlarını ANF'ye değerlendiren Tuncel, "Türkiye'deki kutuplaşmanın sandıklara da yansıdığı bir seçim süreci yaşadık" dedi. Seçimlerin galibinin BDP olduğunu ifade eden Tuncel, "Özellikle Kürdistan'da aldığı oyla birlikte halkımız barış ve özgürlük, kendi kendini yönetmekte ısrarlı olduğunu ifade etmiştir" dedi. "HDP de Türkiye'de BDP olarak aldığımız oyları çok az bir miktarda artırarak çıkmış olsa da ilk kez bir seçime girdiği için önemlidi" diyen Tuncel, "Ama daha iyi bir sonuç olabilirdi. Çeşitli dezavantajlar, riskler ve özellikle seçim kampanyası sürecinde partimize karşı geliştirilen linç kampanyasına, CHP-cemaat cephesinin oluşturduğu psikolojik baskıya rağmen, HDP'nin sandıkta çıkması önemli" diye belirtti.
Seçim sonuçlarıyla HDP'nin Türkiye'de daha güçlü bir seçenek olması ve daha etkin bir rol alması açısından, görev ve sorumluluklarının çok daha ağır olduğu bir kez daha ortaya çıktığını" ifade eden Tuncel, şöyle devam etti: "Henüz daha yeterince Türkiye halkı ile bütünleşmediğimiz ortada. Seçimlere girme kararı alırken de tartışmıştık. Kürdistan'da BDP ile batıda HDP ile seçime girmek, riskli bir karardı. Ama ona rağmen, seçim dönemlerinin örgütlenmemiz açısından önemli olduğunu düşündük. Bu riskli kararının da böyle bir yönü vardı. 54 ilde seçime girdik. Bunun kısa sürede önemli bir kazanım olduğunu düşünüyorum. Seçim sonuçları bize, henüz yolun başında olduğumuzu, daha çok çalışmamız gerektiğini ifade ediyor."
HDP'nin iyi bir noktada ama daha çok yolun başında olduğunu ifade eden Tuncel, "Özellikle de Türkiye halklarıyla güçlü bir diyalog kurmanın henüz gerçekleşmediğini görüyorum. Çünkü aldığımız oylar da büyük oranda Kürt kitlesine dayalı oylar" değerlendirmesinde bulundu.
Sorumluluğumuz büyük
HDP'ye olan ilginin oya dönüşmesi için çalışacaklarını ifade eden Tuncel, şunları söyledi: "Kendimizi anlatma, Türkiye demokrasi hareketiyle Kürt özgürlük hareketinin ilişkisini doğru kurma, kadın hareketi ve Alevi hareketi ile diğer toplumsal kesimlerle daha güçlü bağ kurma konusunda istediğimiz hareketi yakalayamadık. Bunun yansımaları sandıkta da oldu. Bu bizim önümüzde duran bir sorun. Ben umutluyum o konuda. Çünkü seçim kampanyamızda en çok dikkatimizi çeken; dışımızda HDP'ye olan ilgiydi. Bu oya dönüşmedi, çok oya dönüşmesini de beklemiyorduk. Bu ilgiyi bundan sonra örgütlemek ve HDP'nin saflarına çekmek, buradan güçlü bir yol almak gibi bir sorumluluğumuz var."
HDP seçenek haline geldi
Tuncel, "HDP bundan sonra nasıl yürüyecek?" sorusuna ise şu yanıtı verdi: "HDP'nin bileşenleri olarak bütün bu süreci değerlendireceğiz. Bir kampanya yürüttük, üç yıllık bir Halkların Demokratik Kongresi (HDK) çalışması oldu. Yeni döneme nasıl devam edeceğiz? HDP'yi nasıl konumladıracağız? Biz bir seçim partisi olarak kurulmuştuk. Seçimlerle birlikte yeni bir durum ortaya çıktı. HDP'nin bileşen partileri ile ilişkisi nasıl olacak? HDP'yi Türkiye genelinde örgütleyecek miyiz? Yoksa HDK ile mi devam edeceğiz? Bu tartışmaları hızla yapmamız gerekiyor. Ama ortaya çıkan şu: HDP'ye artık bir ihtiyaç var ve bu partiyi büyütüp Türkiye'de ana muhalefet olacak bir siyaseti geliştirmek durumundayız. HDK'yi kurarken, 'hiçbir şey sonuçlandırılmış değil' demiştik. Yol yürürken bunları çözeceğiz. Yeni bir durağa geldik. Bu durakta hem Türkiye'deki siyasal atmosferi hem de seçim sonuçlarını değerlendirip yolumuza nasıl devam edeceğimize karar vermemiz gerekiyor. Ancak HDP bir seçenek haline geldi. Bunu nasıl büyüteceğimizi tartışacağız."
ANF/İSTANBUL