
Girizgah lafı öyle çok fazla uzatılmadan, gazetecilerin soru yağmuru başladı. Adaylar belirlenmiş miydi? Evet, HDP’nin İstanbul adayı, Sırrı Süreyya Önder’di. Ertuğrul Kürkçü, “Bunu en az üçüncü kez, kesin olarak açıklıyorum,” diyerek biraz da sitem etti galiba. Dahası Ankara adaylarının da Salman Kaya, olarak kesinleştirdiklerini belirtti. Salman Kaya, ismine gelen kimi itirazlardan hareketle olsa gerek, “Salman Kaya, uzun yıllardan beri tanıdığım biri. Kendisi en olgun yıllarında, böylesi bir adaylığı kabul ettiği için şanslıyız,” demeyi de unutmadı.
Salman Kaya’nın böylesi bir adaylığı kabul etmesinin çok önemli olduğunu belirten Kürkçü, “Karşısında tam üç MHP’li aday var. Melih Gökçek, biliyorsunuz, MHP kökenli. CHP adayı Mansur Yavaş’ın da öyle olduğunu biliyoruz. Bir de MHP’nin kendi adayı var. Bu durumda, Salman Kaya’nın işi hem üç MHP’liye karşı zor. Hem de, tek solcu, halkçı aday olarak, tek alternatif olarak, şanslı durumda, dedi. Anlatıldığı kadarıyla, HDP, sadece Ankara merkezde değil, Haymana, Polatlı ve Bala’da seçimlere iddialı olarak giriyor.
Gazeteciler, haklı olarak, Ankara ve İstanbul’da eşbaşkan adaylarının kim olduğunu sordu. Her iki ilde de adaylar kesinleşmemiş olsa da, HDP’nin 17 Ocak Cuma günü, Ankara’da yapılacak olan aday tanıtım toplantısında, özellikle İstanbul’daki eşbaşkan adayının, halk tarafından çok sevileceğini belirtiyorlar. Ama biz gazetecilerin çok bastırmasına rağmen, isim vermekten kaçındılar. Ben kendi adıma, İstanbul’da belediye eşbaşkan adayının Büşra Ersanlı ya da Ayşe Berktay olabileceğini tahmin ediyorum.
Çok önceden ilan edildiği gibi, Kürdistan illerinde BDP adaylarıyla, Türkiye tarafında ise HDP adaylarıyla seçimlere giriliyor ya, HDP’nin Kürdistan coğrafyasında kalan bazı illerde de aday göstereceğini öğrendik. Örneğin Adıyaman, Maraş, Malatya ve Iğdır’ın bazı yerleşim birimlerinde de HDP, aday gösterecekmiş. Bu arada, birçok yerde, sürpriz yaparak belediye başkanlıkları kazanmayı hedefleyen HDP’nin, Manisa’nın iki ilçesindeki seçimlere iddialı girmediğini öğrenince, Manisalı biri olarak heyecanlandım. Haydi hayırlısı...
Zaten kendisi 15’ten fazla sol örgüt ve partilerin ittifakından oluşan HDP’de, aday belirleme konusunun bu kadar geçikmesinin bir nedeninin de halen ittifaklara açık oluşundan kaynaklanıyor. Örneğin, Ankara’da ortak bir aday için bir araya gelen kimi sol partilerin çağrılarına karşılık verilmiş ama bu konuda onlarla anlaşamamanın tek nedeni, seçimlere HDP çatısı altında girme kararları olmuş. “Biz HDP olarak, kendilerinden ayrı şekilde, kendi adaylarıyla girmek isteyen devrimci örgütlere küskün ya da kızgın değiliz. Ancak biz, bu seçimlere kendi adımızla girmekten imtina etseydik, HDP projesi, daha baştan iflas etmiş olurdu,” diyorlar.
HDP, CHP ile ittifak konusuna ise şöyle açıklık getiriyor ve noktayı koyuyor: “Biz ittifaklara açık olduğumuzu hep söyledik. CHP ile program düzeyinde tartışarak, kimi yerlerde ortak adaylar belirleyebilirdik. Ancak onların ranta dayanan programlarıyla AKP’den farkı olmadığı gibi, belediyeyi kazandıklarında neler yapacaklarını şeffaf şekilde tartışmaya yanaşmıyorlar. Dahası, ‘oylar bölünmesin’ jargonuyla bizden oy bekliyorlar. Hem de bunu, bizim kendilerine destek verdiğimizi belirtmeden, gizlice yapmamızı istiyorlar.” Pes yani!
Basın toplantısında, HDP’nin son günlerdeki AKP-Cemaat çekişmesindeki yerleri, paralel devlet olayına nasıl baktıkları, Ömer Güney’le ilgili ses kaydı hakkında ne düşündükleri gibisinden siyasi konular da gündeme geldi. HDP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel, bu yerel seçimlerin, sadece sıradan bir yerel seçim olmadığını, onu da aşan bir anlamı olduğunu sık sık söylüyor zaten. O nedenle, yerel seçimden çok, hükümetin geleceği, barış sürecinin bu gelişmelerden zarar görüp görmeyeceği konuşuldu toplantıda.
Evet, bu söylenenler ne kadar doğru olursa olsun, HDP’nin konuyu yine de yerel seçim zeminine çekmesinde yarar var. Demokratik özerklik projesini halka anlatmak için yerel seçim platformundan daha güzel bir yer olabilir mi? Yerel seçimlerde, yerel konuları unutmamak gerek. Bir de, şu adayları bir an evvel kesinleştirip, artık yola çıkmakta yarar var. Isınma turları biraz uzamadı mı?