
Kuzey Kürdistan ve Türkiye’de 7 Haziran’da düzenlenecek genel seçimler için Avrupa’da oy verme işlemi tüm hızı ve heyecanı ile devam ederken, HDP ile birlikte geleneksel seçmen tabusunun kırıldığına tanık oluyoruz.
İsviçre’nin Basel kentinde yaşayan, 65 yaşına merdiven dayamış ve son 46 yılını CHP’ye adamış Denizlili Mustafa Tarıkoğlu yaşanan değişim ve dönüşümü şu cümlelerle özetliyor “HDP, 90 yıllık Cumhuriyet’te yeni bir yol açtı. Mevcut partilerin beslendiği sistemi aştı.” Her dönem aile olarak CHP’ye oy verdiklerini vurgulayan Tarıkoğlu, “CHP, kendisini yenileyemedi, yenilemesi de mümkün değil çünkü 90 yıl önceki dinamiklerden haraket ediyor. Düşünün, ben Aleviyim, öbürü Kürt, diğeri Laz, Çerkez ama bir gün bana dönüp sen Alevisin ve hakların var diyemedi. Sorunlarımızı görmezden geldi” dedi. Tarıkoğlu ekledi: “HDP’nin durduğu yere bakıyorum, söylemlerine, icraatlarına bakıyorum. Örneğin eşbaşkanlık, kadını siyasete ve yaşama ortak etmesi, çevreye bakışı, değişik inanç ve halklarla diyaloğu ve bunların yaşamda yer bulması için verdiği mücadele en önemlisi militarist olmamasına bakıyorum, yeni bir yol açtığını görüyorum. Benim için HDP’nin barajı aşıp aşmaması da çok önemli olmayacak -ki bence barajı çoktan aştı- Çünkü, HDP’yi bir yaşam biçimi, bir mücadele sahası olarak görüyorum. Görünen odur ki artık siyaset ve politika HDP’nin duruşu etrafında şekillenecek.”
AKP’den beklentimiz yok
17 yıldan beri İsviçre’nin Basel kentinde yaşayan Uşaklı Halime Eşmeli ise, “HDP herkesin, her rengin birlikte yaşayabileceğini söylüyor. Parti olarak da bunu uyguluyor. Özellikle kadına yönelik pozitif ayrımcılık göstermesi beni etkiliyor” dedi. İki dönem kendisi ve çevresinin AKP’ye destek verdiğini belirten Eşmeli, AKP’nin ilk dönem mevcut tekli sisteme karşı mücadele ettiğini ama daha sonra kendi sistemini kurarak bunu halka dayattığını belirtti. Eşmeli, “AKP’nin özellikle dini siyasete alet etmesi, bunun üzerinde yolsuzluklar yapması ve sadece bir kesim zengini düşünmesi, kollaması ve en önemlisi de tıpkı diğer partiler gibi kendi ailesel menfaatlerini düşünmesi beni AKP’den uzaklaştırdı” dedi.
‘Böyle bir Türkiye istiyorum’
HDP’nin bir bahçe açtığını ve tüm kesimleri bu bahçede topladığını belirten Eşmeli, “HDP ciddi anlamda bizi yan yana getirmeye çalışıyor. Belki akrabalarım kızacak ama biliyorum ki bu Abdullah Öcalan’ın hedeflediği bir Türkiye’dir. Kim tasarlarsa tasarlasın ama ben böyle bir Türkiye’de yaşamak istiyorum” diye konuştu.
Biz de HDP vagonundayız
Eskişehir’den İsviçre’ye turist olarak gelen Akademisyan Tatar Tolunay Girayoğlu da DSP’nin eski kadın kolları çalışanı olduğunu belirterek, “HDP, Türkiye gerçeklerini ortaya çıkardı. Türkiye gerçekliğine ayna tuttu. Kendisini bu boy aynasında gören tüm kesimler ret ve inkara dayalı gizli bir savaşla Türkleşmeye hayır, ortak kader birlikteliğine, birlikte mücadeleye, eşitliğe, barışa ve özgürlüğe dayalı bir Türkiyeliliğe ‘evet’ diyecek. Bu nedenle HDP vagonlarına binerek yol alabiliriz. Umarım bu yolculuk seçimlerden sonra da devam eder.”
MHP’den HDP’ye
7 yıl önce İstanbul’da gelip İsviçre’nin Aarau kentine yerleşen ve yıllarca milliyetçi bir çizgiyi izleyip MHP’de bulunduğunu belirten Gönül Pınarbaşı “Avrupa’da ırkçılığa uğradım. Ötekileştirildim. Milliyetçiliğin ne kadar zehirli olduğunu yaşadım” diyor. Avrupa’da Türkçe istemenin, Türkiye’de ise Kürtçe’ye karşı çıkmanın adaletli bir duruş olmadığının farkına vardığını belirten Pınarbaşı, “Almanya’da Türk ne kadar ayrıma uğramışsa Kürt kardeşim de Türkiye’de o kadar hatta daha ağır bir ayrıma uğradı” şeklinde konuştu. Pınarbaşı “Kürtlerin ‘bölücü’ olduklarına inanmıyorum. Bize yıllarca milliyetçi hislerimizi diri tutmak için bunu anlattlar. Ülkesini seven ülkesinin tüm renklerini sever” dedi. “HDP bizim gerçeğimiz biz HDP’nin gerçeğiyiz” diyen Pınarbaşı, şöyle konuştu: “Ben Boşnak asıllı bir Türkiyeliyim. Benim ülkemde Kürt, Ermeni, Laz, Süryani ve değişik halklar, inançlar, kültürler var. Bunlar bizim, ülkemizin gerçeği. Herkese Türk diyerek mi bir arada yaşayacağız yoksa herkesi kabul ederek mi bir arada yaşayacağız? HDP ikinci zorlu yolu seçerek Türkiye’yi korumaya çalışıyor. HDP içimizde sürekli bizi yanıltan cini ortaya çıkardı.”
Doğru yoldayız
İsviçre’nin Basel kentinde yaşayan Alevi ve Türk olduğunu belirten Memduh Özdemir de ailesinin CHP’yi desteklediğini belirterek, “CHP Alevileri sürekli oy deposu olarak gördü. HDP, başta Aleviler olmak üzere ötekileştirilen tüm kesimlerin ortak mucadele alanı, partisi olduğu için HDP’yi savunuyorum, destekliyorum” dedi. HDP’nin seçimler vesilesiyle geniş yığınlara ulaşarak ötekileştirilenlerin sesini duyurması, sorunlarına ilişkin politikalar belirlemesinin önemli olduğunu belirten Özdemir “Sol ve sosyalist olarak kendimi tarif ediyorum. Bunun için mücadele veriyorum. HDP çatısı altında renklerimizi koruyarak yan yana durmak, mücadele etmek halklar için önemli bir mevzidir” dedi. Özdemir sözlerini “Bu umudu geliştirmek, diri tutmak sonuç ne olursa olsun seçimler sonrası büyüyerek yolumuza devam etmek için hepimize sorumluluklar düşüyor. Ya tek tek boğulacağız ya da hep birlikte yükseleceğiz diye noktaladı.
‘Uşağım HDP’yu bize verseniz’
Karadeniz’in renkli insanlarından Rizeli Samet Artza, 21 yıldır yaşadığı Basel’de espirileriyle bizi karşılıyor ve “U ha punlar deniz görmemiş Kürt kardeşlerumdir. Bizum deniz suzi kurban olsin ha” diye söze başlıyor. Kendisinin Potomyalı (Rize) olduğunu Erdoğan’ın da Potomyalı olduğunu belirterek “Ha bir kere bile ben Potomyalıyım demedi. Biz de Karadenizin Kürdüyüz” diyor. Artza, “Şimdi bizim oralarda HDP’ye çok karşı çıkıyorlar. Niye, çünkü 90 yıllık uykudan kimse kalkmak istemiyor” ifadelerini kullandı. Çevresi ile birlikte HDP’ye oy vereceklerini belirten Artza, bir Karadeniz espirisiyle sözlerini sonuçlandırıyor: “Uşağım siz bu HDP’yu bize verseniz. Biz HA DE PU desek olmaz mı?”
ALİ ONGAN / BASEL