
HDP Parlamento Kadın Grubu Sözcüsü Filiz Kerestecioğlu, HDP Eşbaşkanları ve milletvekillerinin tutuklanması, AKP/Saray iktidarının kadın siyasetçilere ve tüm kadınlara yönelik saldırılarına ilişkin Meclis'te basın toplantısı düzenledi.
HDP’'den 23 kadın milletvekilinin bugün Meclis sıralarında ve komisyon çalışmalarında olmayacağını belirten Kerestecioğlu, "Bugün Mecliste değiliz; çünkü eşbaşkanlarımız dahil olmak üzere 10 milletvekilimiz hukuksuzca alıkonuldu. Sürekli 'milli irade'den söz edenlerin Meclis'inde bugün halkların iradesinin temsil edildiğini söylemek mümkün müdür" dedi.
AYM’de yetki kalmadı
Türkiye'nin KHK'larla yönetildiğini söyleyen Kerestecioğlu, "Dahası Anayasa Mahkemesi (AYM) son kararında yetkisizlik gerekçesi ile KHK'ları incelemeyeceğini açıkladı. Yani yarın hükümet, 'başkanlık sistemini getiriyoruz, idamı getiriyoruz, medeni kanunu lağvediyoruz' dese, bunun anayasaya uygunluğunu denetleyecek bir mahkeme bile yok" şeklinde konuştu.
Anayasanın vatandaşlar arasında bir sözleşme olduğunu belirten Kerestecioğlu, bu sözleşmenin esasının korunmaması durumunda faşizme yuvarlanılacağını kaydetti, "Parlamenter sisteme olan inanç ise bilerek, isteyerek aşındırılmaya çalışılıyor" dedi.
HDP diktatörlüğün antitezidir
HDP Eşbaşkanları, milletvekilleri ve belediye başkanlarının, cemaate yönelik operasyonda görevden alınan savcıların hazırladığı iddianamelerle tutuklandığını hatırlatan Kerestecioğlu, "Cemaatin boş bıraktığı yeri AKP'nin savcıları dolduruyor. Faşizme koşar adım ilerliyoruz" dedi.
HDP'nin bu diktatörlüğün antitezi olduğunu vurgulayan Kerestecioğlu, şunları kaydetti: "HDP tek bir adamın cennetinin kadınların, işçilerin, halkların kabusu olduğunu ifade ettiği için, silik bir muhalefet değil, gerçek bir muhalefet yarattığı için Saray'ın ve devlet içerisindeki derin odakların hedefinde."
Kadın-erkek eşitsizliği bir sistem sorunudur dedik
23 kadın milletvekili ile birlikte Meclis'e girdiklerinde ilk olarak Parlamento Kadın Grubu'nu kurduklarını hatırlatan Kerestecioğlu, şunları söyledi: "Çünkü biz kadınların tüm siyasi ayrılıklarına rağmen benzer tecrübelerden geçtiğini çok iyi biliyoruz. Şiddeti bizzat yaşamasak dahi, başka bir kadını yaşadığı şiddetin bizlerde yarattığı korku, güvensizlik ve öfke ortaktı. Hayal ettiklerimiz için erkeklerin verdiği emekten çok daha fazlasının vermemiz gerektiğini de biliyorduk. Hepimiz, aynı sokaktan geçerken benzer korkuları yaşıyoruz. Çünkü bizler de kocamız, babamız, kardeşlerimizden benzer sözleri duyarak büyüdük. Partimizin diğer partilerden bir farkı var, kadınlar ile erkekler arasındaki eşitsizliği biz, bir sistem sorunu olarak görüyoruz. İşte bu sebeple Meclis sıralarından evlere, sokaklara, erkek egemenliğini aşındıracak çözümler bulmaya çalıştık. Hiç birimiz kurtulmuş kadınlar değiliz. Sokakta, kurumlarında, evlerinde, fabrikalarında iş yerlerinde mücadele eden kadınların sözünü duyurdukça bizler de güçlendik."
AKP ‘pozitif ayrımcılığı’ temsili tutuklamalarda uyguladı
Bugün tutuklu tüm kadın siyasetçilerin, kadın hareketine en çok emek veren kadınlar olduğunu kaydeden Kerestecioğlu, "Başkalarının başkanları, reisleri 'en az üç çocuk doğurun, kadınlar ve erkekler eşit değil' derken, bizlerin ellerinde tutan dostlarımız, kadın arkadaşlarımız var. Gültan Kışanak, Leyla Birlik, Sebahat Tuncel, Nursel Aydoğan, Gülser Yıldırım, Selma Irmak, Ayla Akat. Hepsi kadınların, bir kadın olarak susmayanların sesi oldular. Erkek siyasetinden yorulmuş kadınların yüreklerine su serptiler. Sebebi bu olacak ki, AKP siyaseti ve yargısı; güncel hayatımızda uygulamadığı pozitif ayrımcılığı, temsili tutuklamalarda uygulayarak, tutukladıkları siyasetçilerin en az yarısının kadın olmasına özen gösterdi!" diye konuştu.
Kadınların mücadelesi kazanacak
Kerestecioğlu, HDP'li kadın vekillerin olmadığı bir parlamentoda, kadınlar için, kadınlarla birlikte siyaset yapma imkânının varlığından söz edilemeyeceğini vurguladı. Kerestecioğlu, şunları söyledi: "Bugün şiddet kullanarak gözaltına alanların asıl tahammül edemedikleri, konuşan ve direnen kadınlardır. Bugün yaşatılmak istenen baskıyı ve korkuyu bir arada kendi sözleriyle, kendi kurallarıyla dağıtacağına ise tüm kalbimizle inanıyoruz. Sokaklarımızı, yaşam alanlarımızı geri almakta ısrarcı olmazsak sahip olduklarımızı unutacağız. Hafızayı kaybetmek de yok olmaktır. Biz hafızamızı kaybetmeyeceğiz. Kadınların mücadele tarihinden güç alarak, asla ama asla unutmayacağız. Kazanımlarımızı savunduğumuz gibi tutuklu milletvekillerinin, belediye eşbaşkanlarının derhal serbest bırakılması için mücadelemize hep birlikte ve daha da güçlenerek devam edeceğiz."
Yüksekdağ'ın "Mutlaka sevgi ve cesaret kazanacak, kadınların mücadelesi kazanacak" sözlerini hatırlatan Kerestecioğlu, "Mutlaka, mutlaka kazanacağız" dedi.
ANKARA