
HDP-HDK Erdoğan faşizminin şiddetli linçci saldırılarına sayısız defa hedef oldu.
Diktatör Erdoğan'ın HDP-HDK, bileşenleri ve müttefiklerine karşı gerçekleştirdiği Amed mitingi katliamı, Suruç SGDF ve Ankara demokratik barış mitingi kitlesel katliamları yakın tarihte bile pek görülmemiş canavarlıklardı.
Faşist sömürgeciliğin HDP binaları ve HDP'lilere karşı örgütlediği 7 Haziran dönemi linç seferberliği de azgörülmüş vahşetti.
HDP-HDK, devameden bu canavarlık ve vahşetten başı dik olarak çıktı. Mücadele istek ve cesaretini, örgütlülüğünü korudu. Bu en büyük kazanımdır.
Mücadele isteği ve cesareti HDP-HDK'nin morali ve ruhu, örgütlülüğü fiziği ve bedenidir.
Lenin, "proleteryanın örgütünden başka silahı yoktur" demişti. Uyarlarsak; halkların, ezilelenlerin, örgütlenmelerinden başka silahı yoktur. Siyasal mücadelesinin birleşik demokratik örgütü HDK-HDP'dir.
Halklarımız, devrimci, demokratik partileriyle, işçi ve emekçi kitle örgütleriyle, demokratik cephe olarak HDP-HDK'yi kurdu. Bütün ideolojik ve fiziki saldırılara karşı ayakta tutuyor, ilk defa birleşik cephe örgütü olarak kalıcı kılıyor.
HDP ve HDK biribirlerinin alternatifi değil, tamamlayanıdır. Seçimler dönemimde HDP kaçınılmaz olarak öne geçti. Bu öngörülen ve tahmin edilen birşeydi. HDK'ye duyulan ihtiyaç tali hale geldi yanılgısı yarattı.
HDK ismi, varlığı ve örgütleriyle temel bir ihtiyaç. HDP'de yer almayan fakat seçim dönemlerinde HDP'yi desteklemede ittifak kuran parti, demokratik kitle örgütleri ve kişilerin demokratik cephesi, HDP'de yer alanlarla birlikte HDK'dir.
Öte yandan faşizmin bütün kanlı ve ideolojik itibarsızlaştırma saldırılarına rağmen HDP'nin 5-6 milyonluk oy desteği, daha geniş ölçüde sempati kazanmıştır.
Kürdistan'da değil ama özellikle Türkiye'de kitlelerin değişik örgütlerde yeralma deneyimleri zayıftır. Yeniden yükseltilerek soykırım ve yok etmeye vardırılan topyekün kirli savaş şovenizmi bunu daha da zorlaştırmakta. Kitleler siyasi eğilimini parti olarak örgütlenme veya destek verme olarak yansıtmaya daha çok alışmış durumda. HDP'ye desteğin büyümüş olması HDK için engelleyici değil avantajdır. Destekleyen kitleleri HDK örgütlenmelerine de seferber etmenin imkanıdır.
Ayrıca vurgulamak gerekir ki HDP-HDK örgütleri, başlangıçta öngörülüp gerçekleştirildiği gibi iç içedir. Kongre ve merkezi yönetimlerden mahalle ve sokak, kitle örgütleri mevzileri ve tabanındaki örgütlere kadar iç içe olmaya devam etmelidir.
HDP ve HDK, demokratik cephe birliğidir. Kaçınılmaz olarak örgütsel bağı bunun gereklerine göredir ve daha gevşektir. Fakat Erdoğan-generaller faşizminin yok etme ve soykırımcı saldırıları altında çok sıkı disipline sahip mücadele ve örgütsel çalışmayla başarılı olabilir. Cephenin demokratik yanı başat olan kurallarıyla, faşizmin canavarlıklar zamanının gerektirdiği sıkı disiplinli çalışma ve mücadelenin ihtiyacını birleştirmek HDP-HDK'da örgütsel disiplini yapılandıracaktır.
Dikkat edilirse, AKP'nin kitle içinde çok yaygın örgütlenmesi ve ağır saldırıları karşısında militan çalışma, mücadele ve örgütlenme tarzına sahip olmayan başarı kazanamaz. Bu, HDP-HDK için fazlasıyla geçerlidir. HDP-HDK yöneticisiyle, partileri ve demokratik kitle örgütleri mensuplarıyla, bağımsız kişileriyle, kitle çalışması militanı tarzını mutlaka yaratmalıdır. Kitlelerin aşağıdan mücadelesini örgütleyip geliştiren militan tarz HDP-HDK üyesi herkese maledilmeli, bu tarzla örgütlenmesini kitle içinde geliştirip yaygınlaştırcağı bilinci yol göstermelidir.
Faşizmin yenemeyeceği iradenin bir temel unsuru bu olacaktır. Bütün fedekarlıklarına rağmen HDP-HDK örgütlerinin kendilerini üretme zayıflığının-siyasi nedenler dışındaki-başlıca bir nedeni budur. Her HDP-HDK'li, kitle içinde hergünkü çalışmasını yapma militanlığı kazanmalıdır. Bizim davamız, halkların özgürlüğü ve iktidarını kazanma mücadelemiz, burjuva partilerin çıkar için hedefleriyle kıyas kabul etmez haklılıkta ve değerdedir.
Ayrıca vurgulamak gerekir ki, Gezi ayaklanmasının en önemli dersi şudur; ancak örgütsel kazanım geliştirilebildiği ölçüde, faşizme karşı mücadele sürekliliği sağlanabilir. Kürt halkımızın faşist sömürgeciliğin yeniden yeniden kirli savaş saldırları karşısında direnebilmesinin, yenilmez iradeye sahip olmasının başta gelen temel nedenlerinden biri örgütlülüğü ve örgütlülüğünü sürekli üretebilmesidir. Yenilmez iradesi örgütlü halk olmasındandır. Türkiye'de HDP-HDK'yi kitle tabanında örgütsel olarak geliştirmek, kırılmaz iradeyle kuşatmanın temel koşullarından biri olacaktır.
Erdoğan-generaller faşizminin soykırımcı-yokedici saldırıları altında, özgürlükler, özyönetim-demokratik özerklik, halkların barışı, hak mücadeleleri talepleriyle kitleleri mücadele alanlarına seferber etmek HDP-HDK'nin acil görevidir. Bu görevleri başarıyla önüne çekebildiği, Sur-Cizre direnişiyle birlilkte mücadeleyi yükselterek soykırımcı kuşatmayı püskürttüğü ölçüde gelişmeye devam edecek, halklarımızın umudu olarak öne çıkacaktır. Örgütlülüğünü bununla birleştirebildiği ölçüde yenilmez iradesi yükselecektir.
Katliamlarda ve kuşatmalarda yitirdiğimiz kahraman yoldaşlarımızın anısı ve uğruna can verdikleri amaçları bize, HDP-HDK'lilere bu onur verici görevleri yüklüyor.