
"Halkların temel hakları bizim için vazgeçilmez değerlerdir. Halkların kendi kaderlerini tayin etme hakkı bizim için vazgeçilmez değerleridir" diyen Önen, "Tekçi politikalara karşı Türkiye'nin çoğulcu yapısını ve farklılıklarını kabul edecek yeni bir sosyal parçaya dahil oluruz, onlarla yandaş oluruz. Bütün bunların da olabilmesi için hem HDP'ye hem de Türkiye'nin diğer siyasi partilerine görevler düşüyor. Kürt siyasi hareketi bu saydığım panorama içinde belirleyici harekettir. Aslında yol açıcı ve bu kriz ortamını yönetebilecek ciddi bir irade gerekir. Bu irade kuşkusuz Kürt siyasi hareketinin Alevilerin, sosyalistlerin ve HDK bileşenleri olarak hepimizin görevidir. Bu görev layıkıyla yerine getirilecektir" diye kaydetti. İşlerin rayında gittiğini vurgulayan Önen, doğru bir hat izlediklerini söyledi.
AKP demokrasi sınavında
Birdenbire gerçekleşmiş olan "deprem" karşısında şaşkın olduklarını da dile getiren Önen, esas olarak bundan sonra hareketin olgunlaşması için çalışma yürüteceklerini dile getirdi. Önen, şöyle devam etti: "Bu sosyal patlama, Türkiye'de demokrasiyi yanlış anlayan, Kürt halkına zulmü politik hale getiren ve barış sürecini tam olarak kavrayamamış, ciddiyetini tam olarak anlamayan kesimlere karşı diyebiliriz. Bu patlama polis devletine karşı, zulme karşı bir harekettir. Bunun da raya girmesi gerekiyor. AKP bu hareketler karşısında demokrasi sınavında başarısız olmuş bir partidir. AKP, 2002 seçimlerinde sistem partilerini, statükocu partileri çöp tenekesine attı. Fakat AKP Hükümeti'nin 11 yıllık iktidarı süresince özellikle Kürt hareketinin 2005'e kadar ateşkes desteğini kavrayamadı. Bunu, otoriter, İslamiyetçi, tekçi hegemonyaya dönüştürmeye çalıştı. Aslında bu hegemonya bir kadro, bir siyasi hareket hegemonyası değil, dini kullanarak otoriter, tekçi, tek adam ve baskıcı bir rejime dönüştürmeye çalıştı. Demokrasi sınavından geçememiş bir siyasi parti ve onun lideri ikinci bir sınav ile karşı karşıyadır."