HDP Eşbaşkanları Sebahat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü, Türk Hükümeti ve Başbakanı’nın içinden geçilen krizden radikal demokratik adımlar sayesinde çıkabileceğini söyledi.  

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanları Sebahat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü, çözüm süreci, 5. demokratikleşme paketi, 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonları gibi gündemdeki konulara ilişkin HDP Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. Hazırlanan yasa tasarılarını önemsediklerini belirten Kürkçü, “90 yıldır peşinde olduğumuz demokratik ve temel haklar noktasında yasaları önemsiyoruz. Ancak AKP’nin her şeyi değiştirme tasarıları aynı zamanda hiçbir şeyi değiştirmiyor. Elde var sıfırla karşı karşıyayız” dedi. Özel Yetkili Mahkemeler’in (ÖYM) kapatılmasının da hiçbir yeni durum ortaya çıkarmadığını ifade eden Kürkçü, “Yeniden yargılamanın yolu kapalı. O zaman niçin böyle bir değişikliğin yapıldığını sormak gerekiyor. Eldeki adaletsizliği değiştirmeden nasıl olacak bu düzenleme ve nasıl bir sonuç doğacak? Tutukluluk süresi 5 yıla inse de, yine yargıçların özgürlükçü olmayan yaklaşımıyla tutuklu kalmaması gereken insanlar 5 yıl boyunca tutuklu mu kalacak?” diye sordu.

Hızlı ve radikal adımlar

“AKP’yi bugün içine düştüğü krizden kurtaracak tek şey hızlı, radikal, demokratik dönüşümlerle halkın onayını yeniden kazanmaya çalışmak olabilirdi, ancak bu yolun tutulmadığı, tutulmaya çalışılmadığı son derece açık” diyen Kürkçü, şu değerlendirmede bulundu: “Ne yolsuzluk nedeniyle hükümetin sıkıştığı noktasında çıkış var ne de toplumda yeni bir sinerji yaratmasına imkan var. İnternet yasasına baktığımızda da bu söz konusu demokratikleşme eğiliminin tam zıddında bir gelişme ile karşı karşıya olduğumuzu görüyoruz. Hükümetin demokratikleşme adımları adını verdiği gelişmelerden demokratikleşme doğmayacağını çok net olarak görüyoruz. Biz hükümetten bu halk ve toplum için yapacağı bir şey kaldıysa hızlı ve radikal demokratikleşme adımları bekliyoruz. Ancak bildiklerimiz bizim bu konuda beklentilerimizi en az düzeyde tutmamıza neden oluyor.”

Roboskî’yle yüzleşilmeli
Roboskî Katliamı’na dikkat çeken Kürkçü, katliamın hükümet tarafından örtbas edilmeye çalışıldığını vurgulayarak, “Başbakan, bu katliamdan haberdar. Katliama emir verenlerden biri. Genelkurmay’ın bizzat saldırı emri verdiği de ortada. Ancak Başbakan, Roboskî Katliamı’yla yüzleşmekten kaçınıyor. Hükümet, bu saldırı emrinin bütün sonuçlarıyla karşı karşıya olduğu halde bir yüzleşmeden kaçınmaktadır” dedi.

Sürecin yasal güvencesi yok
Barış ve demokratikleşme süreçlerinin paralel giden süreçler olması gerektiğini dile getiren Kürkçü, hükümetin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediğini ifade etti. Kürkçü, “Elde edilen sonuçların Kürdistan Özgürlük Hareketi ve Sayın Öcalan’ın çabaları sonucu elde edildiğini görüyoruz. Hükümetin yapacağı şey bunları yasalarla tahkim etmek ve yasal kanallar açmış olabilirdi. Herhangi bir yasayla bu süreç tahkim edilmedi. Müzakere ve barış süreci bugün hiçbir yasal güvence altında değildir. Aslında hukuken her türlü müdahaleye açık olan bir süreç işlemektedir. Öte yandan da elle tutulur herhangi bir ilerleme sağlanmamaktadır” diye konuştu.

Paris Katliamı aydınlatılmalı

Paris Katliamı’na ilişkin gelişmelere de dikkat çeken Kürkçü, şöyle konuştu: “Sakine Cansız ve arkadaşlarının öldürülmesi olayında Türk makamlarına ilişkin son derece açık ve net göstergeler var. Bununla ilgili olarak MİT her anlama gelebilecek bir yalanlama koydu. ‘Kesinlikle alakamız yoktur, bu belge sahtedir, biz asla böyle bir şey yapmadık’ demedi. Hükümet de bu katliamın aydınlanması için herhangi bir adım atmadı. Bütün bunlarla yüzleşilmediği sürece bu sürecin içinden çıkmak ve süreci başarıyla sona erdirmek mümkün değil.”

Süreç gücünü nereden alacak?

“Bir yandan barış ve müzakere diyeceksiniz, öte yandan Başbakana bağlı bir kurum olan MİT, böylesi bir katliamın dolaylı-dolaysız bir şekilde içinde olacak” diyen Kürkçü, Hakikat Komisyonu’nun önemine vurgu yaptı. Kürkçü, “Yüzleşme ve tartışma olmadan, sorumlular suçlarıyla yüzleşmeden bu süreç nasıl aydınlatılır? Kürt Özgürlük Hareketi, yaptığı açıklamada hakikatlerin araştırılmasını, savaş suçlarının kim tarafından gerçekleştirildiğinin ortaya çıkarılması yönünde bir duruş sergiledi. Adım atılmazsa süreç tıkanma durumunda. Somut sonuçlar, ilerleme olmazsa, Anayasa, yasada değişikler olmazsa, bu çatışmasızlık süreci gücünü nereden alacak?” diye sordu.

Erken ve demokratik seçim

Hükümetin iktisadi ve siyasi olarak mevcut uluslararası düzenin dışına savrulmak riski ile de karşı karşıya olduğuna işaret eden Kürkçü, şu çağrıda bulundu: “Bütün bu yolsuzluklar, demokratiksizlik, ahlaki kriz, siyasi belirsizlik, iktisadi çöküntü belirtileri üzerinden baktığımızda, biz bir kere daha 27 Aralık’ta ortaya koyduğumuz erken seçim çağrımızı tekrarlamak istiyoruz. Türkiye’nin bir erken seçime ihtiyacı vardır. Erken ve demokratik bir seçime ihtiyacı vardır.” 


Kendini kurtarma derdinde
HDP Eşbaşkanı Sebahat Tuncel ise Türkiye’de bir sistem krizinin yaşandığına dikkat çekerek, söz konusu krizin giderek derinleştiğini ifade etti. AKP’nin tek seçeneğinin demokrasi için radikal adımlar atmak olduğunu belirten Tuncel, “Halkın ciddi anlamda bir güvensizliği var. AKP, Türkiye’nin sorunlarını çözmek yerine kendilerini kurtarmaya çalışıyor. Demokratikleşme yerine baskı ve yasaklarla ortaya çıkıyor. Yasalarla hükümeti kurtarmaya çalışıyorlar” dedi.

Alo Fatih hattı mı devrede?
HDP olarak yürüttükleri yerel seçim çalışmalarına ilişkin bilgi veren Tuncel, yerel seçimlerin kendileri açısından son derece önemli olduğunu dile getirdi. HDP’nin çalışmalarına anaakım medyada çok fazla yer verilmediğini belirten Tuncel, “Acaba ‘Alo Fatih’ hattı burada da geçerli mi?” sorusunu sordu.
Türkiye’deki halklara çağrıda bulunan Tuncel, “Çaresiz değilsiniz, alternatifsiz değilsiniz, ‘ya kırk katır ya kırk satır’ diye dayatılan anlayışa karşı artık HDP var. Türkiye halkları yeni bir geleceği birlikte kurabilir. Gelin bu bozuk düzende hep birlikte hesap soralım” diye konuştu.

ANKARA