
Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP), 2. Olağan Büyük Kongresi, dün Ankara’da Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu’nda yapıldı. Kongreye, Türkiye ve Kürdistan kentlerinden (Şırnak katılmadı) bin 49 delege katıldı. HDP bayraklarıyla süslenen salonun giriş kısmına üzerinde “Demokratik siyaset, demokratik özerklik, demokratik cumhuriyet” yazılı büyük pankart asıldı.
Salonda Sur, Cizre ve Silopi başta olmak üzere Kürdistan kentlerindeki öz yönetim direnişleri sloganlarla selamlandı. Konuşmaların yapılacağı platforma “Umutluyuz, kararlıyız, birlikte başaracağız...” yazılı pankart asılırken, arkadaki sinevizyondan da sık sık Öcalan’ın fotoğrafı ve “Yerel demokrasi demokratik cumhuriyet” sloganı gösterildi.
Kongreye büyük ilgi
Kongreye yurt içinden ve dışından çok sayıda konuk katıldı. Kongreye Rojava devriminde, Suruç, Ankara ve Amed katliamlarında şehit düşenlerin aileleri ve yakınları katıldı. Halkın Türkiye Komünist Partisi Genel Başkanı Erkan Baş, CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, Özgürlük ve Sosyalizm Partisi Genel Başkanı Sinan Çiftyürek, Halkevleri Genel Başkanı Oya Ersoy, ÖDP Genel Başkanı Alper Taş, EMEP, ESP, Yeşiller ve Sol Gelecek Partisi, SYKP gibi siyasi partilerin temsilcileri; MAZLUMDER, İHD, MEYADER, YAKADER, TUHAD-FED gibi sendika ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin yanı sıra çok sayıda, aydın, gazeteci, yazar, sanatçı ve barış bildirisine imza attıkları için haklarında soruşturma başlatılan akademisyenler de konuklar arasındaki yerini aldı.
Yurtdışından da aralarında Alman Sol Parti, Brezilya Sosyalist Partisi, İsveç Sosyal Demokrat Partisi, Syriza,Fransa Sosyalist Partisi, Kıbrıs’tan AKEL gibi çok sayıda siyasi partinin yanı sıra dünya çapında 19 kurumun temsilcileri kongreye katıldı. 40’a yakın ülkenin Türkiye büyükelçiliklerinden üst düzey diplomatlar konuklar arasındaki yerini aldı. Güney Kürdistan’dan KDP, YNK, ve Goran Hareketi başta olmak üzere siyasi parti temsilcilerinin yanı sıra Güney Kürdistan Parlamentosu Başkanı Yusuf Muhammed, Güney Kürdistan’dan kongreye gelen isimlerden oldu. Konuklar için de simultane sistemi konulan salonda konuşmalar Türkçe, Kürtçe ve İngilizce çevrildi.
Kongreye 200’ün üzerinde gazeteci akredite oldu.
Saygı duruşu ve Çerxa Şoreşê
Kongre, şehitler için saygı duruşuyla başladı. Saygı duruşu boyunca binlerce kişi hep bir ağızdan “Çerxa Şoreşê” marşını okundu. Kongrenin divan kurulu üyeliğine geçtiğimiz günlerde barış bildirinse imza attığı gerekçesiyle gözaltına alınan akademisyen Onur Hamzaoğlu, Leyla Güven, Seher Akçınar Bayar, Feleknas Uca, Ali Kenanoğlu, İrem Güven ve Musa Alkan seçildi.
Yüksekdağ: Daha güçlü geliyoruz
Açılış konuşmasının ardından alkış ve zılgıtlar eşliğinde kürsüye çıkan HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, 22 Haziran 2014’ten bugüne kadar çok büyük başarılar ve çok büyük acılar/yıkımlar sığdırdıklarını hatırlattı. Görev ve sorumluluklarının daha da büyüdüğünü vurgulayan Yüksekdağ, “Artık bizler için HDP projesinin yeni ve daha büyük başarılar elde etmesi tarihsel bir zorunluluktur” dedi.
“Bizim yolumuz sözün ve hakikatin yolu olacaktır” diyen Yüksekdağ, gelinen tarihsel kavşaktaki zorunlu değişimin HDP’nin temel ekseni olan radikal demokrasiyle olacağını söyledi. Yüksekdağ, “Onlar bize diktatöryaya dayalı bir cumhuriyet dayatıyorlar, bizler demokratik cumhuriyete sımsıkı sarılacağız” diye konuştu.
Yüksekdağ, daha sonra Öcalan’ın HDP’ye ilişkin değerlendirmelerinin yer aldığı önceki dönemlere ait bir mesajını okudu.
Demirtaş: Teklik felakettir
Salonu dolduran binleri selamlayarak konuşmasına başlayan HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, birliğin iki şekilde sağlanabileceğini hatırlattı:
* Tekliği dayatarak. Tek bir kimlik ve inanç etrafında buluşmaya zorlarsınız, oradan faşizm çıkar ama toplum korkuyla bir arada tutulur. Türkiye’de bu yapılıyor.
* Bizim savunduğumuz eşitlik temelinde çoğulcu bir demokrasi anlayışı ile birliği kurabilirsiniz.
Öz yönetim ve demokratik özerkliği savunmanın barış içinde yaşamın çözümü olduğunu vurgulayan Demirtaş, direniş kentlerine yaşananlara dikkat çekerek, “Her bir ölüm halklar arasında onarılması imkansız hale gelen duygu ayrımlarına yol açıyor” dedi. Sürüklenen felaketin kimseye faydası olmayacağını kaydeden Demirtaş, “Bunu durduracak biricik şey demokrasiyi güçlendirmektir. Tankınızı, topunuzu güçlendirmek değildir” diye konuştu.
Türkiye’nin Suriye’deki Kürtler tehdit görmekten vazgeçmesini isteyen Demirtaş, “Biz Suriye’deki bütün halkların kendi kaderini belirleme hakkını tanıyoruz” dedi.
Yeni anayasa tartışmalarına da değinen Demirtaş, şöyle devam etti: “Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nda barış adına yer alacağız. Yeni anayasaya giderken gideceğimiz yolun temiz olması gerekir. Yol temizliği yapmadan attığımız her adımda başımıza nelerin geleceğini bilmeden yeni anayasayı nasıl yapacağız?” diye sordu.
Türkiye’nin ekonomik durumunu özetleyen ve adaletsizliğin yansımalarına dikkat çeken Demirtaş, 14 yıldır hükümet eden AKP’nin mağduriyet edebiyatına işaret etti.
Demirtaş, Ahmed Arif’in Anadolu şiirindeki umudu diri tutmaya ve direnişe davet bölümünü okuyarak konuşmasını bitirdi:
Öyle yıkma kendini,
Öyle mahzun, öyle garip...
Nerede olursan ol,
İçerde, dışarda, derste, sırada,
Yürü üstüne - üstüne,
Tükür yüzüne celladın,
Fırsatçının, fesatçının, hayının...
Dayan kitap ile
Dayan iş ile.
Tırnak ile, diş ile,
Umut ile, sevda ile, düş ile
Dayan rüsva etme beni.
Kongre, mesajlar ve konukların konuşmalarıyla devam etti. Raporların okunması ardından oy verme işlemine geçildi. Yeni parti organlarının belirlenmesi amacıyla bin 49 delege oy verdi. Mevcut eşbaşkanlar ile devam kararı alan HDP’de PM ve MYK’nin büyük oranda değişmesi bekleniyordu.
ANKARA