
YSK’ya yapılan 19 sayfalık başvuru dilekçesinde, Seçimlerin “serbestlik” ve “eşitlik” ilkelerine aykırı gerçekleştiğine, dolayısıyla meşru olmadığına dikkat çekilerek “Partimiz bu kapsamda ve tarihe not düşülmesi amacıyla Yüksek Seçim Kurulu’na başvurmaya ve seçimin iptalini istemeye karar vermiştir” denildi.
4 temel gerekçe
Başvuruda iptal gerekçeleri, “Basın yayın organlarının zapturapt altına alınması ve yayın ihlalleri”, “Cumhurbaşkanının tarafsızlık ilkesine aykırı davranışları ile dürüstlük ilkesinin ihlali”, “HDP’ye yönelik saldırılar ve şiddet eylemleri”, “HDP’nin yüksek oy aldığı yerleşim yerlerinde seçmenlerin korkutularak oy kullanmalarının engellenmesi” şeklinde dört ana başlıkta toplandı.
Seçim yolsuzluğu
Cumhurbaşkanı ve seçim hükümetinin büyük bir yolsuzluğa imza attığı ifade edilerek, hükümete bağlı vali, kaymakam ve jandarma komutanları ile polislerin seçim kurullarını yönlendirmeye çalıştığı ifade edilerek sandıkların birleştirilmesi kararları hatırlatıldı.
3 partinin 6 katı
Medyada HDP’ye yönelik ambargoya da dikkat çekilen dilekçede, basına yansıyan ayrımcılık tablosu şöyle özetlendi:
“Sayın Davutoğlu’na tüm kanallardaki canlı yayınlarda partimizin toplam 52 katı fazla yer verilmiştir. Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın muhtarlar toplantısı, açılış, konferans vb gerçekleştirdiği etkinliklerde yaptığı konuşmalar ise TRT ve özel kanallarda toplam 152 saat canlı olarak yayınlanmıştır. Ayrıca Sayın Erdoğan ve Sayın Davutoğlu’nun toplam konuşma süresi (462 saat), AKP dışındaki en çok oy alan üç parti liderinin toplam konuşmasının (79 saat) 6 katı oranındadır. Özel TV programlarında Davutoğlu 15 ulusal, 48 yerel programa katılmıştır. TRT, AKP’ye HDP’nin 138 katı oranında süre ayırmıştır.”
2 bin 900 gözaltı, 127 saldırı
Kendilerini hedef gösteren Cumhurbaşkanı’nın her konuşmasının saldırılara zemin hazırladığını vurgulayan HDP,
7 Haziran seçimleri ardından 2950 üye veya yöneticilerinin gözaltına alındığını, bunlardan 630’unun tutuklandığını, 3 milletvekili adayının gözaltına alındığını Rize Milletvekili adayı Turgay Köse’nin de tutuklandığını hatırlattı.
Dilekçede 23 Temmuz-23 Ekim tarihleri arasında HDP il ve ilçe binalarına düzenlenen toplam 127 saldırı yerleri ve ayrıntılarıyla yer aldı.
Dilekçede son olarak, HDP’nin yüksek oy aldığı yerleşim yerlerinde seçmenlerinin korkutulup sindirilerek oy kullanmalarının engellendiği vurgulandı. Bu kapsamda hazırlanan bir tablo da başvuruya eklendi. HDP’nin yüksek oy aldığı 26 ilde seçime katılım oranının azaldığına işaret eden HDP, “Katılım oranı düşen 26 ilde HDP’nin 7 Haziran oy oranı % 45’tir. 1 Kasımda ise bu oran %30’a düşmüştür. 26 ilde bir önceki seçime göre sandığa gidemeyen toplam seçmen sayısı 153.135’tir. Kırsal alanlarda ve ilçelerde sandığa gidemeyen seçmen sayısı kent merkezlerine göre çok daha fazla olmuştur. Özellikle HDP oy oranının %80 ve üzeri olduğu ilçelerde seçmenlerin önemli bir kısmı sandığa gidememiş ve seçme hakkını kullanamamıştır” dedi.
Seçime katılım oranının % 1’in üzerinde olduğu 15 ilde HDP’nin 7 Haziran oy oranı ortalamasının % 69 olduğu; bu oranın 1 Kasım’da % 62’ye düştüğü örnek gösterildi. Seçme hakkını kullanamayan HDP’li seçmen sayısının 200 binin üzerinde olduğu tespit edildi.
Oylar başka partiye yazıldı
“7 Haziran seçiminde HDP 23.912 sandıktan hiç oy alamamışken bu sayı 1 Kasım seçiminde 35.183’e çıkmıştır. 7 Haziran seçimlerinde % 13’ün üzerinde, 1 Kasım seçimlerinde ise % 11’e yakın oy alan bir partinin her 5 sandıktan birinde hiç oy alamaması eşyanın doğasına aykırıdır. Bu durum, görevlilerimizin olmadığı bu sandıklarda partimize verilen oyların bir biçimde başka partilere yazıldığını düşündürmektedir” diyen HDP, seçmen kayıtlarının silinmiş olmasının da etkili olduğunu belirtti.
Boş tutanaklar
HDP dilekçede, en yaygın görülen seçim usulsüzlüklerinden birini de örnek gösterdi. Boş tutanakların oy verme işlemi tamamlanmadan imzalatıldığını kaydeden HDP, bu şekilde imzalatılan tutanakların bulunduğu sandık sonuçlarının gerçeği yansıtmayacağının altını çizdi.
ANKARA