Belediyelere atanan kayyumların ilk hedefinin kadın çalışmaları olduğunu belirten HDP Wan Milletvekili Muazzez Orhan, eşbaşkanlık sisteminden kesinlikle taviz vermeyeceklerini vurgulayarak, “Tek adamlık sistemi değil, birlikte demokratik siyasetin hayata geçirildiği ortak bir yaşamı örme zamanıdır” dedi.

ESRA SOLİN DAL / MA / AMED

31 Mart 2019 tarihinde yapılacak yerel seçimler öncesi siyasi partiler aday belirleme çalışmalarını yürütüyor. Kurulacak sandıklar, bileşeni olan DBP’li 102 belediyeden 97’üne kayyum atanan Halkların Demokratik Partisi (HDP) için ayrı bir önemde. Gerçekleştirilen toplantılarla yerel seçim stratejisini belirleyen HDP, kayyum atanan belediyeleri geri alma ve kapatılan kadın kurumlarını tekrar açma hedefinde.

HDP Wan Milletvekili Muazzez Orhan, partisinin yerel seçim stratejisini ve hedeflerini değerlendirdi.

 Yerel seçimlerin hem toplumsal muhalefet hem de demokratik siyasetin hayat bulması açısından önemli olduğunu dile getiren HDP’li Orhan, ülkedeki mevcut kaos ve hukuksuzluktan kurtulmanın ancak demokratik siyasetle mümkün olacağını söyledi. Orhan, bu açıdan yerel seçimlerin tüm halkların kendi kendini yönetmesi, yaşamı birlikte örmesine dönük önemli bir seçim olacağını vurguladı.

Aday kriterleri

HDP olarak yerel seçim hazırlıklarını hummalı bir şekilde sürdürdüklerini dile getiren Orhan, gösterecekleri adaylarda bulunması gereken kriterleri ise şöyle tanımladı: “Halkın benimsediği, sürece hakim, demokratik siyasetin örülmesi, özgürlüklerin gerçekleşmesi adına emek vermiş, belirli süreçlerde yer almış kişilerin halkın temsiliyetini yapması, bizim açımızdan en önemli şeydir. Çok eşli, kuma evliliği yapmış bireylerin başvurusu kesinlikle kabul edilmeyecek. Yüz kızartıcı suçlara bulaşmış kişiler açısından da durum böyle.”

Eşbaşkanlıkta taviz yok 

HDP’li vekil, iktidarın kayyum atama politikasının en önemli nedenlerinden birinin kadın çalışmaları ve eşbaşkanlık sistemi olduğuna da dikkat çekti. Önümüzdeki seçimlerde eşbaşkanlık sisteminden kesinlikle taviz vermeyeceklerinin altını çizen Orhan, bundaki ısrarı şu sözlerle ifade etti: “Atanan kayyumların ilk yönelimleri, belediyelerle gerçekleştirdiğimiz kadın kurumları, kooperatifleşme, eşbaşkanlık sistemi, yine kadının özgür eş yaşam içerisinde toplumda yer bulması, kendi iradesiyle kendi yaşamını örgütlemesi nedeniyleydi. HDP olarak hiçbir zaman bundan vazgeçmeyeceğiz. Eşbaşkanlık sistemi, kadın kurumları, kadın yaşam alanları ve kooperatiflerin yeniden hayata geçirilip işlevsel kılınmasına devam edeceğiz. Bunlara yönelik yeni politikalar geliştireceğiz.”

Seçim ittifakı

Bu amaçla ilk hedeflerinin kayyum atanmış olan belediyeleri tekrar geri kazanmak olduğunu kaydeden Orhan, yine seçim eksenli çıkardıkları yol haritası ile özellikle belediye bütçelerinin oluşturulması, kadınların yönetimde yer alması ve belediyelerin birçok konuda hangi hizmetleri vereceği konularında tartışmalar yürüttüklerini aktardı.

Orhan, seçimlerde Kürdistan illerinde en geniş ittifakı sağlamaları için gerekli koşulların oluşturması konusunda çalışmalar yürüteceklerini de ifade etti.

Kadına şiddeti önlemek öncelikli hedeflerden

Türkiye’de bugün kadına yönelik şiddetin had safhada olduğuna ve 16 yıllık AKP iktidarı döneminde bunun kat be kat arttığına işaret eden Orhan, belediyelere atanan kayyumların özellikle kadın kurumlarını hedeflemesinin eril zihniyetin topluma yeniden hakim olmasına neden olduğunu vurguladı. Orhan, geçmişte olduğu gibi kadına yönelik şiddeti önlemenin öncelikli görevlerinden biri olacağını belirterek, “Biz bunu yasal düzenlemelerle siyasi politikalarla şiddeti ortadan kaldırmayı hedefliyoruz” dedi.

Ortak yaşamı örme zamanı 

15 Temmuz darbesiyle iktidarın eril, ötekileştiren ve terörize eden dilinin toplumu baskıladığını ifade eden Orhan, “Bu eril dili ortadan kaldırmak ve iktidarın bu hukuksuz uygulamaların karşısında toplumsal muhalefeti örme açısından halkta bir bilinç oluşturmak gerekir. Yerel seçimlerin yaklaşırken iktidara karşı tabanda bir ciddi bir rahatsızlık var. Siyasi düşüncesi ne olursa tabanda ciddi bir muhalefet örgütlenmesi var. Bu muhalefeti ciddi bir güce dönüştürmek gerekir. Birlikte demokratik siyasetin hayata geçirildiği ortak bir yaşamı örme zamanıdır. İnançlıyız ve başaracağız” diye konuştu.