
HDP Eşbaşkanı Yüksekdağ, milletvekili seçildiği Van’da dün parti il binasında basın toplantısı yaptı. Van halkına seçimlerde gösterdikleri destekten ötürü teşekkür eden Yüksekdağ, “Artık yeni açılan tarihi sayfada ezilenler bir güç haline geldi. Ezilenler ve bu zamana kadar siyasetten dışlananlar bölgenin yeni gücü olarak siyasete el atmış, siyasette söz hakkı sahibi olmuştur” dedi. Yüksekdağ, artık Türkiye siyasetinde bu yeni bloğun söz ve iradesi dinlenmeden hiçbir şeyin eskisi gibi akıp gidemeyeceğini ifade etti.
Erken seçim değil koalisyon
Seçimler ardından hükümetin nasıl şekilleneceğine ilişkin değerlendirmede bulunan Yüksekdağ, Türkiye’nin erken seçime ihtiyacı olmadığını, koalisyon girişimlerine yönelik gerekli demokratik duruşu ve tavrı göstereceklerini söyledi. Yüksekdağ, “Bir hükümetin kurulup siyaset ve ekonominin kendi yol ve kanalını bularak devamlılığını sürdürmesi şu an memleketin en önemli ihtiyaçlarının başında geliyor. Biz de bu ihtiyacın giderilmesi noktasında sorumlu bir duruş içerisinde olacağımızı ifade ettik. HDP olarak temel sözümüz ve iddiamız elbette Türkiye’de güçlü bir ana muhalefet partisi olmaktır.”
Her sorumluluğu yerine getiririz
Yüksekdağ önceki akşam Van Büyükşehir Belediyesi tarafından kurulan iftar çadırında da koalisyon tartışmalarına ilişkin şu açıklamayı yaptı: “Tek partinin, tek başına hükümet kuramayacak olması asla ve asla felaket değil. Hiçbir zaman kriz yaratan bir rol oynamayacağız. Kendimizi ana muhalefet partisi olarak ifade ettik ve öyle kalmak istiyoruz. Türkiye’nin bir iktidara ihtiyacı olduğu kadar çok iyi bir ana muhalefete de ihtiyacı var. Güçlü bir ana muhalefet olmazsa hükümetlerin ne kadar zararlı olabileceğini gördük. Ülkeyi ne kadar geriye götürebileceğini 13 yıl boyunca gördük. Ana muhalefet olarak kalmak niyetinde ve isteğindeyiz, halkımız da bize aslında bu görevi vermiştir. Ama herhangi bir koalisyon ve hükümet oluşumu sürecinde oluşan krizleri ve riskleri ortadan kaldırmak için üzerimize düşen her sorumluluğu yerine getiririz.”
Tecrit kaosa yol açıyor
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki tecridi de değerlendiren Yüksekdağ, şöyle konuştu: “Sayın Öcalan’a uygulanan tecridin kaldırılması gerekiyor. Ne yazık ki 5 Nisan’dan bu yana Türkiye demokrasisine çok önemli ve hayati katkıları olmuş bir insanla, bir liderle görüşmemiz engelleniyor. Bu ne demektir? Türkiye bilinçli olarak bir kaosa sürüklenmek isteniyor. Bu dönem içerisinde Sayın Öcalan ile görüşülmesini engellemek, ona tecrit uygulamak çok net ve tarife yer vermeyecek biçimde kaos istiyorsunuz anlamına gelir. Çünkü bu kadar önemli bir denge unsuruyken Sayın Öcalan, denge faktörünü devre dışı, kaos dinamiklerini de serbest bırakıyorsunuz demektir.”
Provokasyonda ısrar sürüyor
Basın toplantısında Hakkari’deki askeri hareketlilik ve sivillere yönelik saldırılara işaret eden Yüksekdağ, “Hakkari Yüksekova’da gerçekleştirilen saldırı çok net bir biçimde seçimlerden sonra da provokasyon ısrarının sürdürülmesidir. Halklarımız bize barışın tutarlı savunucuları olduğumuz için oy verdiler. Şimdi bu barış çizgisini ve umudunu bozmak için savaş ve çatışma taktikleriyle üzerimize geliyorlar” şeklinde konuştu.