Türkiye’nin her yerinde, homofobik ve transfobik yaklaşımdan dolayı yaşadıkları sorunları LGBT bireyi Öykü şöyle anlatıyor: “Burada iş alanında sorun yaşıyoruz. LGBT bireyleri, özellikle biraz feminen ise iş bulamıyor ya da işverenin tacizine uğruyor. Zaten transların hiç yaşam hakkı yok. Evlerinden dışarı çıkamıyorlar, hastalandıkları zaman hastaneye gidemiyorlar, alışverişlerini bile yapamıyorlar. Oturduğumuz kafelerden bile kovulduğumuz oluyor. Kolluk kuvvetleri keyfi bir şekilde ev baskınları yapıp bizi gözaltına alabiliyor. Karakollarda dalga geçiliyor.”

‘En büyük şiddeti polis uyguluyor’

LGBT bireylerine karşı en büyük şiddetin polis tarafından uygulandığını tespit ettiklerini dile getiren LGBT bireyi İsa, buna karşı olarak da avukatların katılımıyla bilgilendirme toplantıları düzenlediklerini söyledi. LGBT bireylerini bu topraklarda olduklarını göstermek amacıyla Newroz ve 1 Mayıs’ta alanlara çıktıklarını dile getiren İsa, katılımların güçlü olduğunu, olumlu ve olumsuz tepkiler aldıklarını ifade etti.Bölgede yaşayan LGBT bireylerinin sorunlarını belirlemek amacıyla ‘Biz de varız’ başlıklı fanzin hazırladıklarını belirten İsa, kısa sürede yayınlayacaklarını söyledi. 



Sorunlar belgesel ile anlatılacak


Hebun LGBT, yaşadıkları sorunları daha fazla görünür kılmak amacıyla belgesel çekimine başladı. Belgeselde, LGBT bireyleri yaşadıkları sorunları anlatıyor. Belgesel çekimlerini gönüllü insanların yardımıyla yaptıklarını belirten İsa, “Belgesel için fon başvurusunda bulunduk, ancak olumsuz yanıt aldık. Keçi Burcu’nda çekimlere gittik çekim yapmamıza ve aşağı kattaki bölüme girmemize izin verilmedi. Belgeselin amacı, Amed’in tarihi dokusunu ele alıp, LGBT bireylerinin sorunlarını görünür kılmak. Ancak çok acı bir tablo ile karşılaştık” diye konuştu. 
İsa, Anayasa’ya cinsiyet kimliği ve cinsel yönelimin eklenmesi için BDP’nin merkezi anlamda önemli çalışmalarını olumlu bulduklarını da sözlerine ekliyor. 

DİHA/AMED