Bir şiddet ve savaş yılı olarak 2012 yılı geride kalırken, Ortadoğu'da çatışmalar tırmanarak devam ediyor. Bu savaş ortamı kendisiyle birlikte yoksulluk, ölüm, işkence gibi birçok yıkımı beraberinde getiriyor. Kuşkusuz bu savaş ortamından en fazla etkilenen kadın ve çocuklar oluyor. Kürdistan Özgür Kadınlar Partisi (PAJK) Koordinasyon üyesi Pîroz Siverek, Ortadoğu'da uluslararası güçlerin, egemenlik kavgasında olduğunu, buna karşın halkların da özgürlük ve demokrasi arayışlarının da giderek büyüdüğüne dikkat çekerek şunları belirtti: "Arap toplumu, iradesini temsil edebilecek demokratik, özgürlükçü öncü hareketten yoksun olduğu için, kapitalist hegemonyanın kontrolü ve yönlendirmesi altına girmiştir. Dolayısıyla bazı yerlerde iktidarların devrilmesiyle adına 'devrim' denilen şey, en basit ifadeyle bir iktidar değişikliği olmuştur. Özellikle kadına yönelik cinsiyetçi yasalar adeta geçmişi aratır bir durum yaratmıştır. Özellikle son bir buçuk yılda bölgede siyasal İslam kadın ve toplum aleyhine çok daha fazla bir iktidarlaşma ve siyasallaşma durumunu yaşıyor."

 
Kürt kadını alternatif güç

Kürt halkı açısından, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve Kürt özgürlük hareketi öncülüğünde demokratik örgütlenme ve bilinçlenmenin geliştiğini belirten Siverek şöyle konuştu: "Hareket olarak bölgede alternatif bir çizgi olmanın ideolojik perspektifini, siyasal öncülüğünü geliştirme iddiası ve kararlılığındayız. Ancak bunun Kürt halkıyla sınırlı kalması, bölge halklarının, kadınların ortak mücadele ve direniş perspektifinde ortaklaşma, dayanışma ve örgütlenme de zayıflıklarımız vardır. Bu durumu aşma, ortak direniş perspektifimizi geliştirme noktasında da iddialıyız." Batı Kürdistan’da Kürt kadınının devrim sürecine çok aktif bir biçimde öncülük ettiğini ve sistem inşasında, savunulmasında en etkili biçimde rol oynadığını belirten Siverek,"Kürt kadınlarının gerek Batı Kürdistan’da gerekse, Suriye’de Arap, Dürzi, Ermeni kadınlar açısından da bir model oluşturabilmesi mümkündür" dedi.

Gerillanın hamlesi önemli

2012 yılında, gerillanın hamlesel çıkışını, kadın komuta ve savaşçı yapısının katılımını, komuta da gelişen öncülük düzeyini değerlendiren Siverek, "YJA-STAR kadın gücümüz devrimci halk savaşında öncülük iddiasını yıl itibariyle etkili bir şekilde göstermiştir. Türk devletinin imha ve inkar politikalarını boşa çıkarmıştır. Ancak tüm bunlara rağmen yapılamayan, zayıf kalan yapılması gerekenler çok daha fazladır. 2012'de ağırlıklı gerilla hamlesi boyutuyla gerçekleşen devrimci halk savaşının 2013 ile birlikte halk serhildanları, kendi özerk sistemini örgütleme ve yaşama, tüm mücadele zeminlerinin devrimci halk savaşına göre kendini örgütlemesi ve planlaması esas alınacaktır" diye konuştu.

Mücadelenin merkezinde Öcalan var

"Kadın hareketi olarak daha önceki yıllarda özgürlük bilincini geliştirme temelinde her yıl farklı bir sloganla toplumsal cinsiyetçiliğe karşı kampanyalar geliştiriyorduk" diyen Siverek, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın özgürlüğünün tüm mücadelelerinin merkezinde olduğunu kaydetti. Siverek devamla şunları belirtti: "Bu doğrultuda yılın başında 'Önder Apo’ya Özgürlük, Soykırıma Son' sloganıyla bir hamlesel sürece girdik. Yıl boyunca kadınlar ve analarımızın öncülüğünde tüm halkımız Önderliğinin özgürlüğüne kilitlenerek, Türk devletinin her türlü soykırımcı politikalarına karşı durdu. Bölgedeki savaştan en büyük zararı kadınlar ve halklar görmektedir. Kadın hareketi olarak bu duruma karşı bölge kadınının ve halklarının ortak mücadele ve direnişinin olmazsa olmaz bir ihtiyaç haline geldiğini de değerlendirmekteyiz. Bundan hareketle, Önderliğe ilişkin yürütülen hamlenin bir parçası olarak Ortadoğu’da yürütülen hegemonik savaşta halkların ve kadınların kırımına 'dur' deme temelinde değişik kadın çevreleriyle ortak eylemlerin geliştirilmesi yaklaşımıyla bazı karar ve planlamalara ulaştığımızı da belirtebiliriz."

Ortadoğu konferansı planlandı

Bir Ortadoğu Kadın Konferansı gerçekleştirmeyi hedeflediklerini belirten Siverek, "Savaşın en büyük mağduru durumuna gelen bölge ve Kürt kadını büyük tehlikelerle yüz yüzedir. Bölgede ve Kürdistan’da yükselen siyasal İslam kadınlar açısından çok büyük bir tehlikeye işaret etmektedir. Kadın Özgürlük hareketi olarak bu sorumlulukla hareket etmek ve çözüm projeleri geliştirmek, hayata geçirmek oldukça önemli olmaktadır" dedi. Savaşın toplumsal sorunları ve kadına şiddeti beslediğine dikkat çeken Siverek bu durumun cemaat ve İslami siyasi iktidarların kadına yönelik politikaları ile içinden çıkılmaz bir duruma getirildiğini kaydetti. Siverek,  "Kadını cemaat ve sistem içine çekmede dini çok etkili bir araç olarak kullanmaktadır. Okullardan, kurslara, burslara, çalışma atölyelerine, uyuşturucu, fuhuş sektörlerine kadar çok değişik yöntemlerle kadına saldırmaktadır. Kadın özgürlük hareketi, bölge kadınlarıyla ortak mücadele perspektifine ulaşmanın önemi ve gerekliliği temelinde sorumlu bir yaklaşım içinde olacaktır. Bu temelde önemli bazı planlamalara gitmiştir. Bu planlamalardan birisi de  gibi Ortadoğu kadın konferansıdır" dedi.

Ortak çıkarlar esas alınacak

Demokratik ulusal birliğin geliştirilmesinde kadının rolünün belirleyici olduğunu belirten Siverek, "Kürt halkı olarak, Kürt kadınlarının ortak çıkarlarını ve özgürlüklerini esas alacak demokratik ulusal birlik politikalarının geliştirilmesinde kadın konferansımızın, Kürt siyasi çevreleri üzerinde de etkili olacağını umut ediyoruz. Demokratik Kürt ulusal birliğinin gelişmesi ve güçlendirilmesinde de kadın hareketinin öncülük rolünü oynaması da önümüzdeki süreçte temel görevlerimizdendir" dedi. Siverek son olarak şunları belirtti: "2013 yılını başta umut ve özlemlerin mücadelecileri olan Önderliğimiz başta olmak üzere, direnen tüm yoldaşlara ve insanlık onuruna sahip tüm insanlığa kutlu olsun diyor, kadınlar başta olmak üzere tüm insanlığın umut ve özlemlerinin mücadelecisi olacağımızın sözünü veriyoruz."

HABER MERKEZİ