
Dünün 'kardeşi' bugünün 'düşmanı' Esad ile Erdoğan söz konusu Kürtler olunca yeniden kirli ittifaka giriştiler. Şam ve Ankara'dan heyetlerin aylardır gizlice görüştüğü ve Rojavalı Kürtlere karşı mutabakata vardıkları ortaya çıktı.
Lübnan’da yayımlanan es-Sefir gazetesi yazarı Muhammed Ballut, Türkiye’nin Suriye ile siyasi anlaşmayla sonuçlanacak bir güvenlik anlaşması yapmakta olduğunu yazdı.
Yakın Doğu Haber'in Türkçe çevirisini yayımladığı Ballut makalesinde "Türkiye ve Suriye’nin Adana mutabakatının ruhuna uygun bir anlaşma ile Suriye krizi öncesindeki duruma dönmeye çalıştığını" belirtiyor.
Kürt düşmanları anlaşmanın eşiğinde
Yazıda önemli gördüğümüz bazı bölümler şöyle:
"Şam’la Ankara, siyasi anlaşmayla sonuçlanacak bir güvenlik anlaşmasının eşiğinde bulunuyor. Daha önce benzeri yapılmamış bu anlaşmanın çerçevesi ve ana hususları henüz belli olmadı. Ama bunun ilk başlığı alışveriş...
Bu alışverişin esası Türkiye’nin Halep’ten çekilmesi ve bazı gruplara ya da en önemli silahlı gruplara kuzeydeki güzergahları kapatması, buna karşılık Suriye’deki Kürtleri vurma projesinde de Türk güçlerinin elinin açılması.
Yani daha basit bir ifadeyle Suriye için Halep, Türkiye için de Suriye’deki Kürt projesinin cesedi. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye sınırındaki Antep’te yaptığı konuşmada ilk defa Beşar Esad'ın adını anmaksızın saldırı oklarını PKK’ye yöneltti ve 'hedefimiz Suriye’de bu grubun kökünü kurutmaktır' dedi.
Bu pazarlığın genel çerçevesi ve ana esasları Türkiye ve Suriye güvenlik yetkililerinin görüşmesinde belirlendi.
Rusya ve İran aracı oldu
Bu yolda ilk adım Moskova ve Tahran’ın öğütlerine kulak veren Ankara tarafından atıldı, Karkamış’taki tankların Cerablus’a doğru hareket etmesinden bir hafta önce 16 Ağustos’ta bu adım Şam’a bildirildi. Bu protokolün anlaşma şeklinde tamamlanması için çok sayıda görüşmelere ve toplantılara ve asli çerçevesinin belirlenmesi için tartışmalara ve görüş alışverişlerine ihtiyaç var.
Son görüşme Bağdat'ta yapıldı
Bağdat’ta (Perşembe) yapılan son toplantının ardından Şam’da, Moskova’da ve belki de İstanbul’da başka toplantılar yapılacak.Güvenilir kaynakların verdiği bilgiye göre Bağdat’taki toplantıya üç taraf katıldı.
Esad'ı Muallim Erdoğan'ı Fidan temsil etti
Irak tarafı, Suriye tarafı (Velid Muallim başkanlığındaki Suriye Savunma Bakanlığı ve askeri güvenlik dairesinden bir heyet) ve Türkiye tarafından MİT Başkanı Hakan Fidan’ı temsilen güvenlik yetkililerinden oluşan bir heyet.
Kürtlere karşı mutabakat yaptılar
Kaynaklar, görüşmelere olumlu bir havanın hakim olduğunu belirterek şunları söylediler: İki taraf, ilişkilerde yeni bir sayfa açmak ve PKK’nin Suriye’deki faaliyetleri konusunda Ankara ve Şam arasındaki koordinasyon başlatılması için mutabakata vardılar.
Sonraki toplantıya İran da katılacak
Önümüzdeki Pazar günü de İran’ı temsilen bir heyetin katılımıyla toplantının dörtlü şekilde yapılması kararlaştırıldı.
Gelen bilgilere göre yapılan ön anlaşmadan sonra önümüzdeki günlerde görüşmelerin düzeyi yükselecek.
Rusya'ya da bilgi verilecek
Bu çerçevede Suriye Güvenlik Konseyi Başkanı Ali Memluk, görüşme süreciyle ilgili bilgi vermek ve istişarelerde bulunmak için Rusya’ya gidecek."
Aylardır görüşüyorlar
Muhammed Ballut'un makalesi Esad rejimi ile AKP'nin görüşmeleri 4 aydan bu yana gizliden gizliye devam ettirdiklerini ortaya koydu. Zira Türkiye ve Suriye'nin Kürtler öncülüğünde Suriye'de federal yapıya geçişi önlemek için Cezayir arabuluculuğunda gizlice görüştüğü ortaya çıkmıştı.
Hedef federasyonu engellemek
Yeni Özgür Politika gazetesi olarak gizli görüşmelere dair haberi okuyucularımızla paylaşmıştık. 12 Nisan 2016 tarihli haberimizde, "Kuzey Suriye Federasyonu'nun ilan edilmesinin ardından paçaları tutuşan Esad ve Erdoğan rejiminin Cezayir'in arabuluğunda Kürtlere karşı gizli bir toplantı gerçekleştirdiği ortaya çıktı. Alınan bilgiye göre taraflar görüşmede; Kürtlerin öncülüğünde Suriye'de federal sisteme geçilmesini engellemeyi ele aldı. Gizli görüşmelerde Kuzey Suriye Federasyonu'nun açık bir şekilde hedef alınmasının kararlaştırıldığı öğrenildi" bilgisini okuyucularımızla paylaşmıştık. Suriyeli yetkiler de görüşmeleri doğrulamış ancak yapılanın normal bir hükümetler arası temas olduğunu savunarak bunun Türkiye ile bir barış görüşmesi olmadığını ileri sürmüşlerdi. Kirli anlaşmanın hedefindeki Demokratik Birlik Partisi PYD ise "Kürtlerin özgürleşmesinden korktukları için ittifak yapıyorlar" demişti.
Kürtlere karşı birleşiyorlar
Yıllardır kanlı bıçaklı olan Şam ile Ankara arasındaki son temas da sözkonusu Kürtler olunca düşman görünenlerin bir anda aynı safa geçebileceğini kez daha gösterdi. Hem Beşar Esad hem de Erdoğan Kürtlerin federasyon önerisine karşı çıkıydr.
Suriye'de Kürtlere saldıran çetelerin arkasında Türk devletinin olduğu da halihazırda belge ve tanıkların ifadeleriyle kanıtlanmış durumda.
Türkiye destekli çeteler şimdi de YPG'nin bel kemiğini oluşturduğu Demokratik Suriye Güçleri'nin kontrolündeki Minbic'e saldırma tehdidi savuruyor. Türk ordusu da DAİŞ mevzilerini değil YPG'yi vuruyor.
Kürtler üçüncü yolu seçti
Kürtler ise hem Esad rejimine hem de Türk devleti ile güdümündeki çetelere karşı direnişini sürdürüyor.
Kürtler ayrıca Suriye’nin kadim halklarıyla birlikte eşit ve çoğulcu demokrasiye dayalı, kadın özgürlüğünü esas alan federal yapıyı inşa çalışmalarını da devam ettiriyor.
HABER MERKEZİ