Hediye, direniş çizgisinden taviz vermedi
Kadın Haberleri —

Hediye Abdullah
- Türk devletinin katlettiği Hediye Abdullah, "Bu varlık-yokluk savaşıdır. Ya var olacağız ya da yok olacağız, çizgimiz direniş çizgisidir” demişti.
İstanbul İstiklal Caddesi’nde 13 Kasım günü devletin organize ettiği her halinden belli olan saldırı ardından Türk devleti, 19 Kasım gecesi Kuzey-Doğu Suriye saldırdı. Kobanê dahil birçok kente yapılan saldırılarda çok sayıda insan hayatını kaybetti.
Saldırıya uğrayan Derik kentinde de 9 kişi hayatını kaybetti. Derik’te hayatını kaybedenlerden biri de tüm yaşamını mücadeleye adayan Hediye Abdullah’tı. Derik'in Teqil Beqil Köyü'ne yapılan ilk saldırıda yaralıları kurtarmak için giden giden grupta yer alan Hediye Abdullah, yapılan ikinci hava saldırıda hayatını kaybetti.
Toprak ve toplum savunması kutsaldır
Daha önce Nûjînha ajansına Rojava Devrimi’ne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hediye Abdullah, Rojava Devrimi’nin bir kadın devrimi olduğunu belirterek, "Bugün artık kölelikten kurtulduk ve özümüze geri döndük. Kendimizi savunuyor ve varlığımıza sahip çıkıyoruz" demişti.
Hediye Abdullah konuşmasında şöyle demişti: "İktidar zihniyetinden kaynaklı, aile içinde erkekler kadınlar büyük zulüm yaptı, yapıyor. Biz de bu zihniyet karşısında kadınlara sahip çıkarak zulüm ve şiddet görmesinler dedik. Biz savunma güçleri olarak, kadınların hak, varlık ve gerçekliğini savunuyoruz. İlk başta kadınların küçük yaşta evlenmesine izin vermiyoruz. Biz en büyük dersi Şengal'den aldık, çünkü orada HPC-JIN olmuş olsaydı 3 bini aşkın Şengalli kadını kaçırılamayacaklardı. Biz de öyle olmamak için örgütlememizi geliştirdik ve halkımız da bizden büyük bir güç aldı. Kadınların toplum ve toprak savunmasını yapmasını kutsal bir görev olarak görüyoruz. Kongra Star kurulduğunda, birçok boyutu da oluştu ve bunlardan biri de kadınların savunmasıydı. Zaten savunma kadınların özünde var. Binlerce yıl önce insanlık çıkışından bu yana kadınlar toplum, çocuk ve topraklarını savunuyordu. Bugün de biz onların görevini üstleniyoruz ve toplum ile topraklarımızı savunuyoruz. Kadınların tüm bilgi ve birikimi erkek egemenliği tarafından el konuldu. Bugün artık kölelikten kurtulduk ve özümüze geri döndük. Bugün kendi kendimizi savunuyor ve varlığımıza sahip çıkıyoruz."
Hediye Abdullah, farklı bir söyleşisinde de soykırım saldırılarına karşı direnişlerinin süreceğini belirtmiş ve şunları kaydetmişti: "Ölüm, arkadaşının şehadetine tanık olmaktan daha iyidir. Ölümden korkmuyoruz, çizgimiz direniş çizgisidir.”
Hepsi borçludur
Kuzey-Doğu Suriye halkının artık saldırılara sessiz kalmayacağını da dile getiren Hediye Abdullah, Türk devletin soykırım siyaseti yürüttüğünü söyleyerek son olarak şunları dile getirmişti: "Bu varlık-yokluk savaşıdır. Ya var olacağız ya da yok olacağız. Erdoğan dağda kırılınca yönünü buraya döndürüyor. Rojava dosyasını eline almış bize saldırmak için ülke ülke dünya dolaşıyor. Misak-i Milli sınırlarına bahane edip bize, 'terörist' deyip saldırıyor. Bu halk terörist değildir. Bu halkın çocukları, tüm dünyayla savaştı. 12-13 bin şehit verdiler. Dünyanın kirini bu topraklardan biz temizledik. Maalesef bugün dünya bizi izliyor. Hepsi borçludur.”
NÛJINHA















