
Almanya'nın Heilbronn kenti ve çevresinde yaşayan Kürdistanlılar, geçen hafta sonu gerçekleştirdikleri kongreyle Demokratik Kürt Toplum Merkezi'ni (DKTM) ilan etti. Bu merkez ile Kürdistanlıların örgütlenme çalışmaları, dönemin ihtiyaçlarını karşılama iddiasındaki yeni bir yapılanmaya kavuştu. DKTM'nin ilk Eşbaşkanları Halide Durgun ve Emin Bayman'la çalışmaları ve planları hakkında konuştuk.
Çalışmalarını yeni bir yapılanmaya kavuşturdunuz. Neden?
E. Bayman: Avrupa'daki halkımız, dönem siyasetine göre kendini örgütlemek, bir arada yaşamak ve ülkesine duyarlı kalmak amacıyla, bugüne kadar siyasetini değişik örgütlenme biçimleriyle sürdürdü. Heilbronn'da da 2005'ten bu yana halk meclisi çalışmasını sürdürdük. Fakat son gelişmeler, yeni bir yapılanmayı gerektirmektedir. Biz de Heilbronn'da yaşayan Kürdistanlılar olarak bu gelişmelerin bir parçası olduğumuzdan dolayı, eskiyi aşan, çalışmaları daha derli toplu biçimde ele alan ve bu eksende sürece yanıt olabilecek sonuçlara ulaşmak için böyle bir karar aldık.
Kongrenizde çalışmalara ilişkin en yoğun eleştiri, devlet kurumlarıyla ilişkilerdeki eksiklerle ilgiliydi. Buna dair DKTM ne yapacak?
E. Bayman: Doğrudur; maalesef en zayıf kaldığımız konulardan biri diplomasi. Eskiden bir yürüyüş izni almak için bile çok zorlanıyorduk; Çünkü dil sorunumuz vardı. Ama artık Kürtlerin de 'üçüncü kuşak' dediğimiz gençleri var. Oluşturduğumuz Diplomasi Komisyonu'nda gençlerimize ulaşma ve onları çalışmalara katma çabamız var. Yasal haklarımızı sonuna kadar kullanmak istiyoruz. Halkımızın bürokratik sorunlarına da uzmanlar yolu ile yardımcı olma çalışmalarımız olacak.
Demokratik Kürt Toplum Merkezi'nde kimler örgütlenebilir? Katı sınırlarınız var mı?
H. Durgun: Tüzüğümüzü uygun görüp kabul eden herkes, Demokratik Kürt Toplum Merkezi'ne katılabilir. Kürdistan'dan göç etmek zorunda bırakılmış birçok halk var. Heilbronn kentinde de Kürdistan'ın dört bir yanından gelen Kürtler, Asuriler, Süryaniler, Araplar veya inançları, siyasetleri farklı toplum ya da kişiler var. Herkes yer alabilir, çalışma yürütebilir. Çalışmalarımızda Kürdistan'ın değişik yerlerinden, her inançtan arkadaşlarımız var. Yeni çalışma dönemiyle birlikte amacımız, katılımı daha geniş tutmaktır. Halkla İlişkiler Komisyonu da bu çalışmaları esas alıyor.
Peki Heillbronn'daki kadın çalışmalarınızı yeterli buluyor musunuz? Buna dair planlarınız var mı?
H. Durgun: Kesinlikle yetersiz. Sayın Öcalan, "Kürdistan devrimi kadın devrimidir" diyor. Biz de bu sloganı benimsiyoruz; ancak kadın çalışmaları çok zayıf. Kadınlar yönetime yeterince katılmıyor. Kurumlarından uzak duruyor. Özellikle genç kadınlarımız kurumlara ilgisiz kalıyor. Kurum yönetimleri de bu çalışmaya yeterince önem vermiyor.
DKTM'nin kuruluşuyla birlikte güçlü bir kadın komisyonu oluşturduk. Komisyonumuz kadınların siyasi, sosyal ve kültürel sorunlarını yerinde tespit ederek çözümler bulacak. Aile içi şiddete, erkek egemenliğine karşı mücadeleyi esas alacak. Özellikle de genç kadınlara çağrı yapıyoruz. Gelin, sorunlarımızı hep birlikte çözmek için mücadele edelim.
Peki, Heilbronn'daki önemli bir problem de devletin Kürdistanlılar'ın çalışmalarına yönelik yasal engeller çıkarması, kriminalize etmeye çalışması. Buna dair ne yapmayı planlıyorsunuz?
Evet devletin büyük baskıları var. Bazı yurtseverlerin oturumlarına, kendi kurumlarına ve etkinliklerine katıldıkları için el konuldu. Bazıları imza atmak zorunda; bazıları kaldıkları köylerden çıkamıyor. Ve bu uygulama giderek de yaygınlaşıyor.
Demokratik bir ülkede yaşadığımızı sanıyoruz; ama devletin baskıları var. Bu da sadece Kürtlere karşı uygulanan bir yöntem ve PKK yasağı gerekçe gösterilerek, hukuk ayaklar altına alınarak uygulanıyor. Almanya'ya gelmek zorunda kalan halkımızın gerekçeleri belli. Bu gerekçelerle de Almanya'da kalmaya hak kazandık. Halkımız, Alman yasalarının herkese verdiği örgütlenme hakkını kullanmaktan başka bir şey yapmadı. Ama maalesef yasal haklarımızı kullanmamız da suç sayılarak bize karşı kullanılıyor. Artık buna sessiz kalmamız söz konusu olamaz. Bu konuda işin uzmanlarıyla da tartışıp çözümler üreteceğiz. Ayrıca yasal haklarımızı kullanmaya devam ederek baskılara dikkat çekeceğiz. Alman devletinin Kürtlere, özelde de Heilbronn'da yaşayan halkımıza karşı ikiyüzlü politikasını, hukuksuzluğunu deşifre edeceğiz.
Peki, son olarak, önümüzdeki dönemdeki kısa vadeli planlarınızı özetle anlatabilir misiniz?
E. Bayman: Suriye'de yaşanan savaştan dolayı kaçmak zorunda kalan halkımız giderek çoğalıyor. Çoğu da genç. İmkanlarımız doğrultusunda bu gençlere ulaşıp gerekli konularda yardımcı olmaya çalışıyoruz. Ama hala ulaşamadığımız çok insanımız da var. Halkımızın da bu konuda duyarlı olmasını ve dernekle ilişkilendirip çalışmalarını bekliyoruz.
H. Durgun: Öncelikle halkımızın yeni yapılanma biçimi olan Demokratik Toplum Merkezi'nde yer alması ve duyarlı olmasını sağlamak gerekiyor. Gençlere ve özellikle de genç kadınlara, yeniden yapılanma çalışmaları kapsamında oluşan komisyonlarımızda aktif yer almaları, siyasal, sosyal, kültürel sorunlarımıza cevap olacak çalışmalar üretmeleri çağrısını yineliyoruz.
SAİT ÖZTÜRK/HEILBRONN