Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın her geçen gün DAHA yıpranmış gördüklerini belirten Avukat Selçuk Kozağaçlı, "Nuriye ve Semih ölmeye çalışmıyorlar. Açlık grevi yapıyorlar. İnfaz idaresi Nuriye ve Semih’in hekim seçme hakkını elinden alarak aslında onları ölüm orucuna zorluyor" dedi. 

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça’nın, “İşimi geri istiyorum” talebiyle başlattığı açlık grevi, 121. gününe girdi. Sincan F Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutulan Gülmen ve Özakça’nın durumuna ilişkin dihaber’e bilgi veren Av. Selçuk Kozağaçlı, en son 2 gün önce Gülmen ve Özakça’yı ziyaret ettiğini söyledi. Kozağaçlı, Gülmen ve Özakça’nın sağlık sorunlarına ilişkin şunları paylaştı: “Nuriye ve Semih’te kas yıkımı başladı. Çok halsizler. Havalı yatak talebimiz hastane idaresi tarafından reddedildi. Dolayısıyla önemli bir biçimde yatak yarası tehdidi altındalar. Ağrılardan yanmalara, kulak çınlamasından duyma bozukluğuna, hareket kısıtlılığına kadar birçok sağlık sorunları var. Bir süredir tekerlekli sandalye kullanıyorlar zaten. Kilo kaybının dış görüntüye etkisi tabi bizler açısından çok üzücü. Yine saç dökülmesi ve ağrı gibi çok belirgin semptomlar da var. Fiziksel olarak her geçen gün onları bir parça daha yorgun bir parça daha yıpranmış görüyoruz. Fiziksel durumlarındaki kötülük artarak devam ediyor." 

Gülmen ve Özakça’nın yasal olan hekim seçme hakkının engellendiğini ve bu konuda Adalet Bakanlığı’na yaptıkları başvuruların reddedildiğini vurgulayan Kozağaçlı, her ikisinin de sağlık durumlarını tehdit eden unsurun ise akut sorunlarını ölçememeleri olduğunu aktardı. Gülmen ve Özakça’ya 40 gündür hekim kontrolü yapılmadığına dikkat çeken Kozağaçlı, “Nuriye ve Semih ölmeye çalışmıyorlar. Açlık grevi yapıyorlar. Bu bir ölüm orucu eylemi değil. Seslerini duyurmak için açlık grevi yapıyorlar. Güvendiği hekimler onlara yaşam tehlikesi doğduğunu söyledikleri anda bunu bırakabilecek durumdalar. Hatta bırakmalılar elbette. Çünkü ölmeye çalışmıyorlar. Dolayısıyla Nuriye ve Semih de bilmiyorlar nasıl bir durumda olduklarını. Biz de bilmiyoruz. İnfaz idaresi bu tutumuyla Nuriye ve Semih’in hekim seçme hakkını elinden alarak aslında onları ölüm orucuna zorluyor” diye konuştu.

Kozağaçlı, konuyla ilgili hem Anayasa Mahkemesi (AYM) hem de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM)başvurduklarını ancak bir gelişmenin olmadığının altını çizdi.