Amed'in kuzey ilçelerinde başlatılan operasyonda Hezro ilçesi Helhel köyündeki ormanlık alanda çıkan çatışma ve sonrası; köylülerin evinin iş makineleriyle yıkılması cep telefonları ile kayıt altına alındı. 

Amed'in Licê, Hezro (Hazro) ve Karaz (Kocaköy) ilçeleri arasında yapılan operasyon nedeniyle 39 köyde ilan edilen "sokağa çıkma yasağı" 11 gün sürdü. Binlerce asker, polis ve korucunun katıldığı operasyonda ekili ve dikili arazi ile ormanlar yakılırken, şehitlikler iş makineleriyle yakılıp tahrip edildi. Saldırılar süresince bir sivil ve 3 HPG'linin yaşamını yitirdiği, onlarca kişinin işkence edilerek gözaltına alındığı operasyonda, resmi açıklamaya göre, 5 askerin öldüğü 7 askerin ise yaralandığı ileri sürüldü. Hezro ilçesine bağlı Helhel köyü, operasyonda en çok zarar gören köyler arasında. Köye baskın yapan askerler, buradaki birçok eve yerleşip eşyaları dağıtıp talan ederken, Uğurlayan Ailesi'nin evini ise iş makineleriyle yıkıp yerle bir etti.


Köylüler kayıt altına aldı

Operasyonun yaşandığı köydeki ormanlık alanda çıkan çatışma ve sonrasında yaşananlar ile İrfan Uğurlayan'ın evinin iş makineleriyle yıkılması köylülerin cep telefonlarıyla çektiği görüntülere an be an yansıdı. Köylülerin ilk çektiği görüntüde, köyün karşısındaki ormanlık alanda çıkan ve en az 2 askerin öldüğü çatışma sonrası Kobra tipi helikopterlerin alanı nasıl bombaladığı görüntülere yansıyor. Çatışma bölgesindeki yoğun bombardıman nedeniyle ormanlık alanda yangın çıkıyor. Ardından Hezro ilçesinden gelen ambulanslar, Kobra tipi zırhlı araçlar eskortluğunda çatışma bölgesine gidiyor. Köydeki yurttaşların çektiği ikinci görüntüde ise İrfan Uğurlayan isimli yurttaşın evi iş makineleriyle yıkılıp yerle bir edilmesi yer alıyor. Görüntüler, köyde yapılan yıkım ve talanı açıkça gözler önüne seriyor.


Eve yerleşip talan etmişler

Türk askerlerinin 25 Haziran sabahı oturdukları eve baskın yapıp evi aradıktan sonra herhangi bir zarar olmadığına dair tutanağı hazırlayarak kaynına imzalattığını belirten Tülay Uğurlayan, "Yasak başladığında köyde değildim. Bayram temizliği yaptıktan sonra evden ayrılmıştım. Döndüğümde bu manzarayla karşılaştım. Askerler öğleden sonra tekrar eve gelerek, kapıyı kırıp içeri girmişler evi talan etmişler. Kırıp döküp parçalamışlar. Bayram için aldığımız erzakların hepsini yemişler. Eşimin elbise ve ayakkabıları ile evin damındaki su dinamosunu, tencere setini bile götürmüşler. Evi karakol olarak kullanmışlar" dedi.

Evi askerlerce talan edilen Baver Uğurlayan ise "Ben evin karşısındaydım. Askerler evdeki yatak, yorgan, yastıkları çıkartıp götürdüler. Bizi tehdit edip bağırıp çağırdılar" diye aktardı.


'Evini gözünün önünde yıkacağız' dediler

Eşiyle birlikte boğazından keserek biriktirdikleri parayla bin bir zorlukla yaptıkları evin iş makineleriyle yıkılması karşısında gözyaşlarını tutamayan 6 çocuk annesi Birsel Uğurlayan, evin etrafında bulunan çitlerin direklerinin, yüzlerce ceviz ağacı fidanının söküldüğünü ve eve giden yola büyük taşlar konulduğunu söyledi. Uğurlayan, evin içindeki eşyalarla birlikte yıkılıp yerle bir edildiğini aktardı. Uğurlayan, "Askerler bana 'evini gözünün önünde yıkacağız' dedi. Evimi başımın üstüne yıktılar, 6 çocuğumla sokakta kaldık. Herkes bu zulmü görsün" diyerek, gözyaşlarını tutamadı.


'Evin sabıkası mı var?'

Yıkımı engellemek için iki-üç defa evine gitmek istediğini ancak askerlerin kendisine silah doğrultarak, "Sizi tarayacağız, sizi tek tek öldüreceğiz. Sonunuz belli" diyerek, kendisini tehdit edip engellediğini dile getiren Uğurlayan, "Bırakmadılar evdeki eşyalarımı da çıkarayım. Siz hiç 6 çocuğun yaşadığı 'terörist evi' gördünüz mü? Yıktıkları yol onlara ne yapmış? Yolun ortasına tonlarca ağırlıkta taşlar atmışlar. Bu da Erdoğan'ın adaleti işte. Devlet bu işte. Herkes bunu bilsin. Eşim sabıkalı diye evimizi yıkıyorlar. Evin sabıkası var mı, evi yıkıyorlar?" şeklinde konuştu.

1993 yılında köydeki evinin askerler tarafından yakıldığını anlatan Uğurlayan, şöyle devam etti: "Yoksullukla yaptığımız bu evi de başımıza yıktılar. Nereye gideyim? Evimi yıkan askerlere 'Evimizi yıktınız nereye gideceğiz?' diye sorduğumda 'Onların yeri belli' diyerek çocuklarımın dağa çıkacağını ima etti." 


Askerlerden biri öldü

Uğurlayan, televizyonlarda çıkan haberlere baktığında evini yıkan askerler arasında yer alan birinin çıkan çatışmada öldüğünü gördüğünü de söyledi.


80 yaşındaki kadına dipçik

Kızının evinin yıkımının durdurulması için askerlerin yanına giden 80 yaşındaki anne Dılşah Tekin de yaşadıklarını şöyle anlattı: "Geldim başımdaki melesi yere attım. Askerlerden rica ettim. 'Ramazan ayının hatırı için kızımın evini yıkmayın' dedim. Bir asker silah dipçiğiyle göğsüme vurdu. Bana vurdular. Allah hakkımızı bırakmasın." 

Yasağın uygulandığı Licê'ye bağlı Zenge ve Licok köylerinde asker ve polisler duvarlara sprey boyalarla "T.C.", " PÖH", "JÖH" üç hilal yazılamaları yaptı.






Nöbet eylemi 5. gününde


Licê'de başlatılan operasyonda büyük oranda tahrip edilen PKK'lilere ait mezarlıkta başlatılan nöbet eylemi 5. gününde devam ediyor. 

Mezarlığa yakın bir alanda başlatılan nöbet eylemine Licê halkının yanı sıra tüm ilçelerden ziyaretler sürüyor. Mezarlıklara yapılan saldırı ve yürütülen kapsamlı operasyonlara karşı başlatılan nöbet eylemini sahiplenen halk, bayramını da yakıp yıkılan çocuklarının mezarlığında geçiriyor. Bayramların barışa vesile olduğunu anımsatan acılı anneler ise gelinen aşamada sadece savaşı konuşabildiklerini söylüyor. 

Nöbete katılan DBP Rêzan (Bağlar) İlçe Eşbaşkanı Arzu Karaman, "11 gün süren yasaktan sonra başarısız bir şekilde nasıl alandan çekildiğini çok iyi biliyoruz. Devlet hiç bir zaman Licê'de yürüttüğü operasyonda başarılı olmadı ve olamayacak da" dedi.

78'ler Derneği Yöneticisi Rıfat Roni de operasyonların amacının köyleri boşaltarak insansızlaştırmak olduğunu belirtti. Licê şahsında Kürdistan doğasının yakılarak tahrip edilmek istenildiğine işaret eden Roni, "Licê'de ilan edilen yasak her ne kadar resmen kaldırılsa da fiili olarak devam ediyor. Nöbete katıldığımız günden bu yana ne zaman köyleri ziyaret etmek için yola çıksak kırsal alanlara yakın yerlere top atışları yapılıyor" diye ekledi.



DENİZ TEKİN/DİHA/AMED