Bu kadar erken bir yaşta çocuğa daha kendime kesin bir şekilde kabul ettiremediğim gerçekleri anlatmak nasıl bir sonuç ortaya çıkaracak bilemiyorum.
"Öğle namazı kaç rekat" diye insanları sorguya çeken ve bilemeyenleri kurşuna dizenlerin karşınıza çıkabileceği bir bölgede yaşıyorsanız Ebenezer gibi düşünme şansınız hiçbir zaman olmayacak.
***
Kükreyen Bill’ler farklı isimlerde farklı bayraklar altında bugün de kazanıyor.
Rojava’daki direnişle, devrimle deyimi yerindeyse dalga geçen, hatta dönem dönem baltalamaya çalışanlar Rojava’da küçük Kürt kasabalarının Musul’u birkaç saatte ele geçiren güçler karşısında yıllardır nasıl bir direniş gösterdiklerini anlamışlardır herhalde. Şimdi bu tehdit Güney Kürdistan’ın sınırlarına dayandı.
"Rojava’da katliam yok" diye yırtınanlar artık her gün karşılarındaki düşmanın işlediği vahşetlerden dem vuruyor.
Yaşananlar Kürtler için iyi bir ders ortaya çıkarıyor. Ortadoğu’nun artık içine girdiği bu şiddet sarmalında bir parçada Kürtler katliamlarla karşı karşıyayken onlara sırtınızı dönüp yaşamın sadece kendi mecranızdaki akışıyla ilgilenemezsiniz.
Daha açık bir şekilde ifade etmek gerekirse Kürtler arasındaki ulusal birlik gelişmedikçe, parçacılık aşılmadıkça, aşiretlere dayalı sistemler aşılmadıkça Kürtlerin başarı şansı oldukça zayıftır. Tek başına belki ancak kendini koruyabilir ama gelişme imkanları olağanüstü bir şekilde düşüktür.
Bugünlerde yaşadıklarımız daha çok boyutlanacak bir çatışma ortamının ayak sesleri. Mezhepçiliğe dayalı iktidar savaşından kaynağını alan bu çatışma bölgesel bir savaşa dönüşme potansiyelini taşıyor. "Böylesi bir savaşın ortaya çıkaracağı tehditlere karşı Kürtler ne kadar hazır" sorusunu kendimize ciddi bir şekilde sormamız lazım.
Kürtler böylesi bir savaşta pozisyon almaya, kendini korumaya tam anlamıyla hazır değil. Şüphesiz 20-30 sene önceki Kürtler yok ancak özellikle parçalar arasındaki ulusal dayanışma açısından pek de gelişmiş bir yerde değiliz. Savaş patlak verdiği zaman silahı alıp Güney Kürdistan’a koşmakla başarılabilecek bir şey değil bir halkı savunmak.
Kürtlerin ortak politikalar belirleyeceği, müştereklerini oluşturacağı bir üst yapıya ihtiyacı artık o kadar elzemdir ki bu halkın yakın gelecekteki kaderi bu girişimin başarısına bağlıdır. Bu girişim düşünün ki Ortadoğu devletlerinin büyük bir çoğunluğunun nüfusundan daha fazla nüfusa sahip bir halkı temsil edecek. Bu gerçekleşirse Kürtleri karşısına alacak güçlerin hesaba alması gereken çok fazla şey olur.
Hendek kazarak bir şeyleri koruyabileceğini düşünen büyük kaybeder. Kürtlerle arasına mesafe koyarak uluslararası güçlerle işi götürebileceğini zanneden de büyük kaybeder. Sadece kendisi kaybetmekle kalmaz Kürt halkına da kaybettirir.
Hendeklerle değil köprülerle savunma
Küçük yeğenim üzerinde sosyal bir deney yapmak amacıyla Hilaire Belloc’un çocuklar için yazdığı dizeleri çevirmekle meşgulüm: "Soluk benizli Ebenezer kavga etmenin doğru olmadığını düşünürdü / (onu öldüren) Kükreyen Bill ise doğru olduğunu"