Batman, Amed, Urfa, Mardin ve İstanbul’da, vekillerinde katılımıyla başlatılan açlık grevleri sürüyor.

Açlık grevindeki vekiller, MA’ya konuştu.

Tiryaki: Dünyada benzeri yok

 Batman’da HDP milletvekilleri Ayşe Acar Başaran ve Mehmet Rüştü Tiryaki, önceki günden beri eylemde. Tiryaki, Öcalan’a uygulanan tecridin, dünyada benzerinin bulunmadığına dikkat çekerek, “Sadece Peru’daki Aydınlık Yol Devrimci Hareketi’nin Lideri Manuel Rubén Abimael Guzmán Reynoso’ya belki aynı oranda bir tecrit uygulandı, diyebiliriz. Fakat onunla avukatlarının görüşmesine izin veriliyordu. Tecrit başladığı günden bu yana hiçbir şey bu ülkede iyiye gitmedi, artık sona ermelidir” diye konuştu.

Başaran: Mücadeleye inanıyoruz

 Güven’in taleplerinin herkes tarafından sahiplenilmesi gerektiğinin altını çizen HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran ise ”Bu mücadeleye inanıyoruz ve başarıya ulaşacağını düşünüyoruz” dedi. Öcalan’ın baş müzakereci olduğuna vurgu yapan Başaran, “Tecrit sona erdirilmelidir” çağrısı yaptı.

Güzel: Tecrit kırılacak

 HDP Amed İl Örgütü binasında üç günlük açlık grevine giren milletvekillerinden Semra Güzel, Öcalan üzerindeki tecrit kaldırılıncaya kadar eylemlerin devam edeceğini ifade etti. Tecride karşı mücadele toplumsallaşırsa tecridin kırılmaya mahkum olacağını aktaran Güzel, “Devlet ise tecride karşı direnişi kırarak tecridi devam ettirmek istiyor ama tecrit kırılacak” dedi.

Maçin: İnsanlık ayıbıdır 

 Batman ve Amed’de olduğu gibi Urfa’da da HDP’li vekiller üç günlük açlık grevi eylemine devam ediyor. HDP Urfa Milletvekili Nusrettin Maçin, tecridin modern hukuk ve toplum hukukunda insanlık dışı bir politika olduğunu dile getirerek, Leyla Güven’in bu insanlık ayıbına karşı kendi özgür iradesiyle eylem başlattığını hatırlattı. Güven’in eyleminin anlamlı ve onurlu bir duruş olduğunu söyleyen Maçin, tecride derhal son verilmesi gerektiğinin altını çizdi.

Sürücü: Adres Öcalan’dır

 Açlık grevindeki HDP Urfa Milletvekili Ayşe Sürücü, Öcalan’ın Kürt sorununun çözüm adresi olduğunu dile getirdi. Sürücü, Öcalan ile görüşmelerin kesilmesiyle birlikte Türkiye’nin kaos ortamına girdiğini söyledi. Sürücü, bu ortamdan tek çıkış yolunun ise Öcalan’ın üzerindeki tecridin son bulması olduğunu belirtti. Güven’in taleplerinin kendi talepleri olduğunu ve bu taleplere sonuna kadar sahip çıkacaklarını vurgulayan Sürücü, “Zindanların sesine ses olalım, direnişi büyütelim” çağrısı yaptı.

Çelik: Suç teşhir edilmeli

 Eylemin yapıldığı kentler arasında bulunan Mardin’de greve giren HDP milletvekilleri Ebru Günay ve Tuma Çelik, Güven’in talebine dikkat çekti. ”Bu suçun teşhir edilmesi ve ortadan kaldırılması gerektiği için böyle bir eylemin gerekliliğine inanıyorum” diyen Çelik, eylemlerinin aynı zamanda, partilerini siyaset dışına itmeye çalışan AKP’ye karşı bir mücadele olduğunu belirtti. Çelik, Öcalan üzerindeki tecride işaret ederek, “Ortadoğu’da yaşanan sorunlara en iyi çözüm, Sayın Abdullah Öcalan’ın ortaya koymuş olduğu demokratik konfederalizm paradigmasıdır. Bu paradigmanın halklara ulaşmasını engellemeye çalışıyorlar. Ortadoğu’da bütün halkların eşit ve bir arada yaşayabilmesi için bu çözümün her tarafa ulaşması gerekiyor. Bu düşünceyi savunan anlayışın özgür olması gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu.

Aynı zamanda Öcalan’ın yıllarca avukatlığını yapan HDP’li Ebru Günay, Türkiye’deki toplumsal adalet ve barış tesisinin tecridin ortadan kaldırılmasıyla mümkün olacağını kaydetti. Güven’in eyleminin cezaevlerinde ciddi bir karşılık bulduğunu ve dışarıda da yayılmaya devam ettiğini söyleyen Günay, “Daha güçlü ses olmak, daha fazla alanlarda olmak lazım ve tecridi kıracak adımların atılması için zorlamak lazım. Eyleme ses verelim, tecridi kıralım” dedi.

Oluç: Rencide edicidir

 İstanbul’da da HDP milletvekilleri Hüda Kaya, Dilşat Canbaz, Ali Kenanoğlu ve Saruhan Oluç tarafından başlatılan açlık grevi üçüncü gününde devam ediyor. HDP Sözcüsü ve İstanbul Milletvekili Saruhan Oluç, şunları ifade etti: “Bu tecrit sadece İmralı’da Sayın Öcalan’a uygulanmıyor. Aynı zamanda Kürt halkına uygulanıyor. Türkiye’de yaşayan Kürtlerin hepsi bu tecritten hem psikolojik olarak hem fikri olarak çok fazla etkileniyor. Dolayısıyla bütün bir halka yönelik tecrittir aslında. Yani halkın mücadelesini bastırmaya, halkın mücadelesini geriletmeye, tek tek insanları rencide etmeye yönelik bir tecrittir. İmralı’da tecrit demek, Türkiye’de barış mücadelesinin tecrit altında olması demektir.”

Canbaz: Talebi talebimizdir

 HDP İstanbul Milletvekili Dilşat Canbaz, Leyla Güven’in eylemini önemsediklerini dile getirerek, şunları  vurguladı: “Eylemi, kadın cephesi açısından önemli buluyoruz. Kadının cüretini, kadının iradesini tekrardan gösterdi. Bunun için talebi talebimizdir diyoruz. Leyla Güven Meclis’te; iradesini ve sesini duyurabileceği yerde olmalıdır.”

Kaya: Güven öncülük etti 

 HDP İstanbul Milletvekili Hüda Kaya ise Leyla Güven’in yeni bir sürecin başlangıcına öncülük ettiğini kaydederek, demokratikleşme sürecinin ve çözümün İmralı’dan geçtiğini devlet ve hükümet yetkililerinin de çok iyi bildiğini söyledi. İmralı’da savaşın değil barışın istenildiğini vurgulayan Kaya, şunları söyledi: “Orada savaş istenmiyor. Ülke demokratikleşsin, herkes eşit, onurlu demokratik bir toplum içerisinde özgürce yaşasın istendi. Dolmabahçe’deki 10 maddeyle resmi olarak açıklanan mutabakat tam da bunun sonucuydu. O sürecin meşrulaştırılmasıydı. Gayri meşru olan bu süreci buzdolabına kaldırılmasıdır, barışa savaş açmaktır, özgürlükleri yok etmektir, nefret ve şiddet diline teslim olmaktır. Bizim mücadelemiz işte bu yanlış olanlara karşıdır.”

Kenanoğlu: Hep birlikte kıracağız

 HDP İstanbul Milletvekili Ali Kenanoğlu da İmralı tecridinin Türkiye’de yaşayan bütün halkları ve inançları etkilediğini vurgulayarak, çözüm sürecinde Türkiye’de ekolojik hareketlerin, etnik ve dini kimliklerin çok rahatlıkla kendilerini ifade edebildiğini, ancak tecridin başlamasıyla birlikte var olan demokratik uygulamaların hepsinin ortadan kalktığını kaydetti. Dolmabahçe Mutabakatı’ndaki 10 maddeye dikkat çeken Kenanoğlu, “Bunun hayata geçilmesi içinde mutlaka tecridin kaldırılması ve yeniden o sürece dönülmesi gerekiyor. Geniş halk kitleleri ve anti demokratik uygulamalarından kaynaklı mağduriyet yaşayan tüm toplumsal kesimler buna sahip çıkmalıdır. Bu tecridi hep birlikte kıracağız” şeklinde konuştu.

 
 

Qamişlo ve Hewlêr’den destek

     

Qamişlo’da Leyla Güven’in başlattığı açlık grevine destek amaçlı açılan çadırda, 70 kişi açlık grevine başladı. Hewlêr’de ise ikinci haftasını tamamladı.

Leyla Güven’e destek için, “Tecridi Kıralım, Faşizmi Yıkalım, Önder Apo ile Özgür Yaşayalım” sloganıyla dün Kongreya Star ve PYD öncülüğünde Qamişlo’nun Siyahî Mahallesi’nde çadır açıldı. Öcalan ve Leyla Güven posterleri ile Kongreya Star ve PYD bayraklarıyla donatılan çadırda 70 kişi Leyla Güven’in tecride karşı başlattığı eyleme destek için açlık grevine başladı. Eylemin başlamasının ardından çok sayıda Qamişlolu ile beraber sivil toplum kurumları ve siyasi parti temsilcileri çadırı ziyaret etti. Kongreya Star Koordinasyonu Üyesi Daliya Henan, tecrit kalkana kadar mücadeleye devam edeceklerini söyledi.

Qamişlo’daki eylem çadırının 2 gün boyunca açık kalacağı ve Kongreya Star tarafından Cizîr Bölgesi’nin diğer kentlerinde de eylem çadırları açılacağı belirtildi.

Hewlêr’de 15. gününde

Başûrê Kurdistan’da HDP temsilciliği tarafından başlatılan süresiz- dönüşümlü açlık grevi, 15. gününde. Eylemi dün 8. grup devraldı. Eyleme birçok örgüt ve parti temsilcisi de destek veriyor. HDP Temsilcisi Abid Îke, Öcalan’ın üzerindeki tecrit kaldırılıncaya kadar ve cezaevinde tutulan HDP vekillerinin bırakılıncaya kadar eylemlerini kararlılıkla sürdüreceklerini belirtti. n QAMîŞLO / HEWLÊR