
Christian Arndt, emekli bir papaz... Kürt halkının özgürlüğü için yapılan tüm etkinliklerde hep ön saflarda yer alıyor.
Hamburg’ta birçok Kürdistanlı evinde oturmayı tercih ederken o yağmur, kar, sıcak, soğuk demeden insanlık görevini yerine getirmeye çalışan bir Kürt dostu. Kendisiyle ilgili bir haber yapmak istediğimizi söyleyince mütevazi bir şekilde tüm bu yaptıklarının abartılacak bir şey olmadığını belirtti.
Christian Arndt, 1992’den beri Kürt Özgürlük Mücadelesi’nin bir dostu olarak bu mücadeleye sempati duyuduğunu belirterek, bundan sonra da ömrü yettiğince Kürt halkı ile dayanışma içerisinde olacağını ifade etti.
‘Alman medyası bizi kandırıyordu’
Arndt Kürt Özgürlük Mücadelesi ile tanışmasını şu şekilde anlattı: “1992’de yakın bir dostum, Kürdistan’daki Newroz kutlamaları için oluşturulacak “İnsan Hakları Komisyonu” içerisinde yer alıp alamayacağımı sorunca, benim içinde ilginç bir deneyim olur düşüncesiyle kabul ettim. Üzülerek şunu belirtmeden geçemeyeceğim. Kürdistan’a gitmeden önce ben de basından takip ettiğim kadarıyla PKK’yi bir terör örgütü olarak biliyordum. 1992’de Şırnak ve Cizre’de yapılan katliamlardan hemen sonra delegasyon olarak Batman’a gittik. Batman’a gitiğimizde DEP yöneticileri tarafından karşılandık. Onlara Cizre ve Şırnak’a gitmek istediğimizi belirttik. Cizre’ye doğru yol aldığımızda yolumuz defalarca askerler tarafından kesildi. Gördüklerimiz bizi adetta şok etmişti. Her halükarda farklı bir coğrafyada olduğumuzu tahmin ettim. Tabii tüm bunları çıplak bir gözle gördüğüm için Alman medyasının bizi nasıl kandırdığını anladım. Terörist denilen PKK hareketinin, Kürt halkının özgürlüğü için mücadele eden bir oluşum olduğunu gördüm. Bölge’de Eğitim Sen ve Petrol İş gibi sendika temsilcilerinin yanı sıra çocukları dağa gitmiş çok sayıda aile ile görüştük. Cizre’ye giderken yolda defalarca Alman panzerleri ile karşılaştım. Bizim vergilerimizle alınan bu silahların Kürt halkının katliamında kulanıldığını görünce hem çok öfkelendim, hem de bir insan olarak kendimden utandım. Anlatılanlarla gördüklerimin arasında müthiş çelişkiler vardı. Bölgede daha çok devlet terörü vardı.”
Vahşet görüntüleri halen aklında
Kürdistan ziyareti sırasında Amed-Batman arasında Türk ordusu tarafından bombalanan köyleri gördüklerini belirten Christian Arndt aradan uzun yıllar geçmesine rağmen o görütülerin halen hafızasında olduğunu vuguladı.
Kürt halkının nasıl bir baskı altında olduğuna kendi gözleriyle tanıklık ettini söyleyen Arndt, Türk devlet terörü karşında Kürt halkının büyük bir direniş halinde olduğuna vurgu yaptı.
Direnişi görünce Kürt halkına olan sempatisinin çoğaldığini söyleyen Christian Arndt, “Almanya’ya geldikten sonrada uzun bir süre bu olayların etkisinden kurtulamadım. Bizler burada rahat ve güvenli bir şekilde yaşarken, Kürdistan denilen bir coğrafyada insanlar sorgusuz sualsiz katlediliyordu. Hem bir din adamı, hem de bir insan olarak bu beni ciddi anlamda rahatsız ediyordu. Kürdistan’da yapılan Newroz kutlamalarına katılmak için daha sonra da defalarca delegasyon olarak gittim. Amed, Bingöl, Van, Kars, Şırnak ve Cizre başta olmak üzere birçok yerde yapılan kutlamalarda yerimi aldım. Tabii askerler bizim halkla ilişki kurmamızı istemiyorlardı. Karakolarda saatlerce bekletiliyorduk. Konsolosun devreye girmesiyle bizi bırakıyorlardı. Bizimle ilişkilenen insanları daha sonra gözaltına alıyorlardı” dedi.
‘Yasağı kabul etmedim’
1993’te PKK Almanya’da yasaklandığını hatırlatan Kürt dostu Arndt, Kürt halkının iradesine karşı yapılan bu yasaklamayı asla kabul etmediğini belirtti. Yasaktan sonra uzun bir maraton başlamış papaz Arndt için. Gerisini ondan dinleyelim: “Yasağın kalkması için yapılan tüm etkinliklerde yerimi aldım. Yasak Türk devletinin baskıları sonucu alındı. Alman devleti ve Türk devleti siyasi ve ekonomik çıkarlar için ortak hareket ederek böylesi bir karar aldı. Kürt halkına karşı yapılan tüm bu saldırılar beni bunlara daha fazla yakınlaştırdı. Bölgeye gittiğimde insanlar bize gelip ‘orada bizim için neler yapıyorsunuz’ diyorlardı. Alman kamuoyunu bilgilendirmek bana yeterli gelmiyordu. Ben ve bir grup arkadaşım, savaş mağduru çocukların eğitimini üstelenebilmek için ‘Şırnaklı Çocuklarla Dayanışma Derneği’ni kurduk. Amacımız bu savaşta eğitim hakları elinden alınan çocuklara yardımcı olmaktı. Savaşta köyleri yakılan çocukların okul ve elbise gereçlerini karşılamak istiyorduk. Şırnak’taki insanlarla kontakt kurarak bu çalışmamızı başlatık. 12 öğrencinin okul masraflarını uzun yıllar karşıladık dernek olarak. Belki çok büyük meblağlar değildi, ama bu mücadeledede bizimde tuzumuz olsun istedik. Bu çalışmamızdan rahatsız olan Türk devlet yetkilileri bizimle ilişkide olan insanları tehdit edince bu insanların başı daha fazla belaya girmesin diye bu yardımları maalesef durdurmak zorunda kaldık. Bölgeye her gittiğimizde Kürt halkı tarafından büyük bir sevgiyle karşılandık. Onca yoksulluğa rağmen insanlar bizi misafir etmek için adeta yarışıyorlardı. Bunları daha önce neden tanımamışım diye kendime soruyordum.”
‘Kürt halkına inancım tam’
Çatışmasızlık ve çözüm sürecinin kendisinde büyük bir umut yarattığına vurgulayan Arndt, “Kendi kendime bundan sonra artık insanlar ölmeyecek diye seviniyordum. Ama seçimlerden sonra adetta Kürt halkına bir katliam dayatıldı. Tarihte eşi görülmemiş bir barbarlıkla Kürt illerinde taş üstünde taş bırakılmadı. Yüzlerce insan Kürt olduğu için katliama uğradı. Yaşanan bu katliam karşısında duygularımı açıklamakta zorlanıyorum. Kürt halkı hiç bir zaman böylesi bir zorbalığı haketmedi. Özgürlükleri için bu kadar bedel vermiş Kürt halkının mutlaka bir gün özgür olacağına inancım tamdır. Çünkü onlar herkesten fazla bunu hak ediyor” dedi.
Alman halkına seslenen Christian Arndt, Kürdistan’da yürütülen savaşta halk olarak kendilerinin de sorumluluğu olduğunu ifade ederek, “Bizim vergilerimizden alınan paralarla bu savaş yürütülüyor. Başbakanımız Angela Merkel de en az Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan kadar suçludur. Bizler bu suça daha fazla ortak olmak istemiyorsak kesinlikle tatilimizi Türkiye’de geçirmeyelim. Tatil için harcayacağımız her cent Kürt halkının bedenine saplanmış bir kurşun olduğunu unutmayalım” şeklinde düşüncelerini dile getirdi.
Kürt halkının özgürlük mücadelesi veren bir halk olduğuna işaret eden Arndt, “Destek olmasakta ölümlerine ortak olmayalım en azından. 1992’den beridir tanıdığım bu halkın özgürlük mücadelesine katkı sunmak için elimden ne geldiyse yapmaya çalıştım. Bundan sonrada ömrüm el verdiği sürece bu halkın haklı mücadelesi yanında yer alacağımdan kimsenin kuşkusu olmasın” ifadelerini kullandı.
M.ZAHİT EKİNCİ/HAMBURG