• Botan’da 2021-2025 yılları arasında yargıya taşınan bin 740 cinsel suç dosyasının bin 265’ini çocukların cinsel istismarına ilişkin dosyalar oluşturdu. Resmi verilere göre dosyaların bin 206’sı halen soruşturma, 534’ü ise kovuşturma aşamasında.

 

Botan’da yıllardır sürdürülen özel savaş politikalarının bir ayağını da kadınların bedeni, kimliği ve toplumsal yaşamına yönelik müdahaleler oluşturuyor.

6 Ocak 2021 ile 16 Eylül 2025 arasında Botan’da cinsel suçlara ilişkin  bin 740 dosya yargıya taşındı. Resmi verilere göre bu dosyaların bin 265’i çocukların cinsel istismarına ilişkin.

Konuya dair avukat Emine Özdemir, Jinnews’ten Rojda Aydın’a değerlendirmelerde bulundu. 

Yüzlerce dosya

2021 yılında 129, 2022’de 257, 2023’te 182, 2024’te 187 dosya yargıya ulaştı. 2025’in Eylül ayına kadar ise 108 dosya kayıtlara geçti.

Toplam bin 740 dosyanın bin 206’sının soruşturma, 534’ünün kovuşturma aşamasında olması, dosyaların önemli bölümünde yargı sürecinin henüz tamamlanmadığını gösteriyor.

Tehditlerle engelleniyor

Cinsel suç dosyalarında kadın ve çocukların adalete erişimde çeşitli engellerle karşılaştığını belirten avukat Emine Özdemir,  özellikle failin kolluk görevlisi ya da başka bir kamu görevlisi olduğu dosyalarda soruşturma süreçlerinin zorlaştığını ifade etti. Emine Özdemir, uygulamada kamu görevlilerinin karıştığı cinsel suç ve fuhuş dosyalarının yanı sıra kadın ve çocuklara yönelik şiddet, tehdit ve diğer hak ihlallerine ilişkin başvurularla da karşılaştıklarını söyledi.

İlk saatler deliller açısından kritik

Cinsel istismar vakalarında ilk saatlerin önemine dikkat çeken Emine Özdemir, travmanın etkisiyle kişilerin olay sonrasında delillerin korunmasını zorlaştırabilecek davranışlarda bulunabildiğini belirtti. Geç yapılan başvuruların da soruşturmayı olumsuz etkileyebildiğini ifade eden Emine Özdemir, adli makamların gerekli delilleri zamanında toplamasının önemine vurgu yaptı.

Adalete erişimde baskı

Kadınlar ve çocukların adalete erişiminin önündeki engellerin yalnızca adli süreçlerle sınırlı olmadığını belirten Emine Özdemir, hak arama bilincinin yeterince gelişmemesi ve hukuki hakların bilinmemesinin önemli sorunlar arasında yer aldığını söyledi. Bölgedeki toplumsal baskıların da soruşturma ve yargılama süreçlerini etkileyebildiğini belirten Emine Özdemir, suça maruz kalanların veya tanıkların ifadelerini değiştirmeye ya da şikâyetlerinden vazgeçmeye zorlanabildiğini ifade etti.

Cezasızlık algısı güveni zedeliyor

Cinsel suç davalarında verilen kararların yalnızca davanın taraflarını değil, toplumun adalet sistemine duyduğu güveni de etkilediğini belirten Emine Özdemir, soruşturmaların etkin yürütülmemesinin cezasızlık algısını güçlendirebildiğini söyledi.

Koruyucu mekanizmalar güçlendirilmeli

Benzer ihlallerin önlenmesi için yalnızca yargı mekanizmalarının değil, barolar, sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimler ve diğer kamu kurumlarının da koordineli çalışması gerektiğini belirten Emine Özdemir; çocuklar için güvenli yaşam alanlarının oluşturulması, ailelerin bilinçlendirilmesi ve koruyucu sosyal hizmetlerin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Okul ve mahallelerde çocuklara yönelik farkındalık çalışmalarının sistematik hale getirilmesi gerektiğini ifade eden Emine Özdemir, adli süreçlerde çocuk dostu uygulamaların yaygınlaştırılmasını ve çocuk izleme merkezlerinin güçlendirilmesini önerdi.

10 dosyadan 7’si

* Cinsel taciz: 260 dosya; 189’u soruşturma, 71’i kovuşturma

*  Tecavüz: 28 dosya; 27’si soruşturma, 1’i kovuşturma

* Cinsel saldırı: 187 dosya; 156’sı soruşturma, 31’i kovuşturma

* Çocukların cinsel istismarı: bin 265 dosya; 834’ü soruşturma, 431’i kovuşturma aşamasında.

Buna göre yargıya taşınan her 10 dosyadan yaklaşık 7’si çocukların cinsel istismarına ilişkin. Ancak resmi rakamların yalnızca yargıya yansıyan ve kayıt altına alınan olayları kapsadığına dikkat çekiliyor. HABER MERKEZİ