
En öncelikli konu; kadın çalışması
Kadınlar için güvenli bir kent ve yaşam alanının yaratılması gerektiğini ifade eden Kışanak, bu konuda yoğun tartışma süreci yaşadıklarını ifade etti. Kışanak, “Bütün kadın kurumları ile birlikte ‘kadın çalışması konusunda daha fazla neler yapılabilir?’ konusunu tartışıyoruz. Kesinlikle önümüzdeki süreçte yerel yönetimler olarak en öncelikli konumuz olacak. Kadınların daha güvenli bir kentte yaşamaları, yaşam haklarının korunması kendilerini güvenli hissetmeleri, hayata katılabilmeleri ve bu kentin eşit yurttaşları olabilmeleri için alınması gereken bütün tedbirleri, yapılması gereken bütün çalışmaları yürüteceğiz” dedi. Kışanak, kadın kurumlarının bu konu üzerinde daha fazla durmaları gerektiğini ve mahalle mahalle, sokak sokak kadın bilincinin ve dayanışmasının yükseltilmesi gerektiği belirtti.
Bilince dayalı kadın dayanışması
Demokratik Özgür Kadın Hareketi’nin “Özgür kadınla demokratik ulusa” kampanyasını başlattıklarını dile getiren Kışanak, kadın örgütlemesini güçlendirmenin amaçlandığı kampanyanın çok daha güçlü bir şekilde yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Kışanak, şöyle devam etti: “Kadınların kadın olmaktan kaynaklı haklarını kullanma konusunda bilinçlendirilmesi, kadın dayanışmasının hepimiz için güvenlik oluşturduğunun bilincine vararak, kadın dayanışmasının güçlendirilmesi lazım. Ayrıca tüm kadınlara da buradan seslenmek istiyorum. Şunu bilmeliyiz ki bu şiddet, bu kadına yönelik saldırı hali, her an her birimizin kapısını çalabilir. Her birimiz kendimizi bir anda şiddet mağduru kadın olarak görebiliriz. Bu nedenle nerede olursa olsun bir kadına yönelik baskı, şiddet varsa, onu kendimize yapılmış kabul etmeliyiz ve harekete geçmeliyiz. Komşumuzu, iş yerimizdeki arkadaşımızı, mahalledeki arkadaşlarımızı sürekli bir kadın dayanışması içerisinde birlikte hareket etmeye davet etmeliyiz. Sıkıntısı, sorunu, problemi olan, şiddet gören, evde baskı gören tüm kadınlara elimizi uzatmalıyız. Ve bu konuda bütün kadınlar kendilerini sorumlu hissederlerse, böyle bir dayanışma kurabilirsek, kadın kurumlarının da örgütlü yapılarımızın da desteği ile kadınlara yönelik saldırıları azaltabiliriz.”
Ailelerin de bilinçlenmesi gerekiyor
Ayrıca ailelerin de bu konuda son derece sorumluluk altında olduklarının farkına varmaları gerektiğini vurgulayan Kışanak, ailelerin var olan sıkıntılarını örtmek ve meşru görmeleri yerine bu sıkıntıları tartışan, çözmeye çalışan ve ilgili kurumlara başvuran noktaya gelmeleri gerektiğini söyledi. “Yani biz el ele verirsek yerel yönetimler, kadın kurumları bu kentte yaşayan kadınlar, ailelerimiz, yurtsever insanlarımız, kadınlarımızın yaşam hakkını koruyan, yaşam hakkına önem veren bir yaklaşım ve tutum içerisinde olursa bu sorunun üstesinden gelebiliriz” diyen Kışanak, bu kentte yaşamını yitiren her kadının kendilerinin yüreğine saplanmış bir hançer olduğunu ve kimsenin kendini bu yaşananların dışında görmemesi gerektiğini kaydetti.
Esas olan; önleyici tutum almak
Katliamlar yaşandıktan sonra konulan tepkinin önemli olduğunu, ancak esas olanın önleyici tutum almak olduğunun altını çizen Kışanak, şunları ifade etti: “Bizim yerel yönetimlerin ve kadın hareketinin ortak çalışmasıyla kadın yaşam evleri var ve şiddet mağduru kadınların hayata karşı güçlendirilmesi yönünde bir çalışma yürütüyorlar. Şiddet mağduru kadınlar oraya gelip güç ve destek alıyorlar. Mesleki eğitim görüyorlar ve bir süre sonra hayata daha güçlü yanıt verebilecek bir şekilde ayakları üzerinde duruyorlar. Ve kendi yaşamlarını örgütleyebiliyorlar. Bu son derece önemli bir çalışma. Fakat bizim özellikle iki ayrı çalışma alanımızın olduğunu bilmek ve buna göre hareket etmek gerekir. Bunlardan birisi; önleyici tedbirler. Burada öncelikle yapılması gereken şey kadının ‘şiddete hayır’ demesini öğretmek, kadının buna karşı koyuşunu örgütleyebilmek. Kadın bu güce ulaşabilmeli. Böylesi bir kadın bilinci oluşmalı; şiddete karşı tavır almalı, hayır diyebilmeli. İkinci olarak da kadın dayanışmasını örgütlemek. Yani kadınların yalnız olmadıklarını şiddet mağduru kadınların kendileri ile birlikte şiddete karşı mücadele edecek kadın arkadaşları olduğunu, kadın örgütleri olduğunu bilmeleri lazım, bunu göstermek lazım.”
Farkındalık yaratmakla cinayetler azalacak
Kadın cinayetlerine karşı bir farkındalık yaratılması ve kadın örgütlerinin güçlendirilmesi durumunda cinayetlerin azalacağına vurgu yapan Kışanak, her şeye rağmen mağdur olan kadınları hayata karşı güçlendirmek ve onları yeniden ayakta durabilen bireyler haline getirmenin önemli olduğunu kaydetti. BDP’ye bağlı kadın yaşam merkezlerinin bu temelde çalıştığını, ancak bunu ileriye taşımak gerektiğini vurgulayan Kışanak, şiddete uğrayan kadınların mutlaka kadın kurumlarına ve yerel yönetimlerden yardım istemesi gerektiğini söyledi.
DİCLE MÜFTÜOÐLU/DİHA/AMED