Gazetemiz Yeni Özgür Politika ile dayanışma amacıyla 14 Haziran cumartesi günü, İsviçre’nin Zürih kentinde bir dayanışma gecesinde okurlarımızla buluştuk. Hareketli bir programın hakım olduğu geceye katılan HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ “Yeni Özgür Politika Gazetesi’nin yaşaması ve yaşatılması, direniş geleneğinin devam etmesi anlamına geliyor” dedi. 

Yüksekdağ, HDP’nin zaferinin aynı zamanda gerçeği halklarla buluşturan özgür basın geleneğinin de zaferi olduğunu hatırlatarak, dayanışma gecesinde bulunanlara Yeni Özgür Politika’ya abone olma çağrısında bulundu. 

Önceki gün saat 16:00’da Zürih Dietikon Stadthalle’de başlayan ve sunuculuğunu Kawa Urmiye’nin yaptığı gecenin kültür programında Sîlbus û Tarî Grubu, Mikail Aslan ve Rojda ekipleriyle sahne aldı. Özgür basın şehitlerinin posterleri ve bir nevi gazetemizin parolası olan “Gerçekte Israr” pankartı ile sahne süslendi.  

Gerçekleri halklara götürürken, sistemin karanlık güçleri tarafından katledilen özgür basın şehitleri için yapılan bir dakikalık saygı duruşunun ardında, Sîlbus û Tarî Grubu, son derece hareketli şarkılarla sahne aldı. Paris’te katledilen PKK kurucu üyelerinden Sakine Cansız’ın resminin bulunduğu tişörtlerle sahne alan gruba, özellikle gençler büyük bir ilgi gösterdi. Grup adına yapılan açıklamada ise şu ifadelere vurgu yapıldı: “Gazetemizin gecesinde sahne almak bizler için büyük bir onurdur. Yeni Özgür Politika Gazetesi, önemli bir misyon ve önemli bir mirastır. Avrupa’da yayınlanan tek Türkçe-Kürtçe gazete olması, onun değerini daha da arttırıyor. Sahip çıkarak gazetemizi yaşatmalıyız. Yeni Özgür Politika sesimizdir, bütün teknolojik, dijital kuşatmışlığa karşın bu tarih yaşatılmalıdır.”

Daha sonra gazetemiz çalışanlarından Mahmut Seven gazetemizin mesajını okurlarımızla paylaştı. 

Seven konuşmasında günümüz dünyasında egemenlerin toplumları yönetmede basının psikolojik boyutundan önemli oranda yararlandığını belirtti. Medyanın teknolojik donanımlarla günümüzde etkili güç olmaya devam ettiğini dile getiren Seven, özgür basın geleneği ile Türk devletinin psikolojik savaş boyutunun büyük oranda etkisiz kılındığını vurguladı. Seven “Bedeli milim, milim gerektiğinde canla ödenerek korunan ve geliştirilen Kürt medyası, sadece siz değerli halkımızın ortak iradesi ve ekonomik gücü sayesinde ayakta kalmakta ve bütün olanaksızlıklara göğüs germektedir” dedi. 


‘Gerçeğe bağlıyız’

Yayın çizgimiz şu cümlelerle dile getirildi: “Eksikliğimize rağmen, egemenlerin bütün yalanlarını, hilelerini, manipülatif operasyonlarını anında teşhir etmekten, onların heveselerini kursaklarında bırakmakta geri durmuyoruz. Kobanê ve Şengal saldırılarının DAİŞ’ten ibaret olmadığını, arkasında Türk devleti olduğunu biz söyleriz. Êzîdîlerin öz savunmasız olduğunu, bunun ise bir kader olmadığını ilk biz dile getiririz. Kobanê direnişini ev ev, sokak sokak biz takip eder sizlere aktarırız. Zülmün oburluğuna sessiz kalmadığımız gibi direnişin yüceliğine de kayıtsız değiliz. Bu anlamıyla Kürdistan halkının davasında ve bütün ezilenlerin hak mücadelesinde tarafız. Gerçekler konusunda inatçıyız, gerçeğe bağlıyız, ahlaki ve insani duruşumuz da bizim varlık sebebimizdir.”

Dayanışma gecesinde “Her eve bir gazete” ilkesiyle, Avrupa’da yaşayan Kürdistanlı ve Türkiyelileri, Gazetemiz Yeni Özgür Politika’ya abone olmaya, eleştiri ve önerileri ile güçlendirmeye davet ettik. 


‘Kazanan sizsiniz’

Gecemizin önemli bir konuğu da vardı. HDP’nin yüzde 10’luk barajının yıkılıp büyük bir zafer kazanmasında etkili bir isim HDP Eşbaşkanı ve Wan Milletvekili Figen Yüksekdağ gecemize katılarak duygu ve düşüncesini dile getirdi. 

Yüksekdağ, Yeni Özgür Politika gecesinde bulunmakta onur ve mutluluk duyduğunu belirterek “Yeni Özgür Politika, Kürt halkının onurlu mücadelesini büyük bedeller ödeyerek günümüze ulaştıran, Kürt basın geleneğinin mirasını üstlenen ve bu mirası sürgünde büyük emeklerle devam ettiren bir gazetedir” dedi. 

Avrupa’da günlük yayın yapmanın zor olduğunu ve bu işi yaparken büyük fedakarlık yapmak gerektiğini dile getiren Yüksekdağ, “Yeni Özgür Politika salt bir gazete değildir. Aynı zamanda onurlu bir mücadelenin toplamı, takipçisi ve tüm baskılara karşı bir direnişçidir” dedi. 

HDP’nin seçim başarısının aynı zamanda özgür basın geleneğinin de zaferi olduğunu, basın emekçilerinin gerçekleri toplumlara kalemiyle, fotoğraf makinesiyle ve bilinciyle götürdüğüne dikkat çekti. 


Yaşamalı ve yaşatılmalı 

Yeni Özgür Politika Gazetesi’nin mutlaka yaşaması ve yaşatılması gerektiğini ifade eden Yüksekdağ, “Büyük emekler ve zorluklarla çıkarılan bu gazete aynı zamanda bir gelenektir. Yeni Özgür Politika’nın yaşaması özgür basın geleneğinin de devam ettirilmesi demektir. Yeni Özgür Politika karanlıkta kalanların takipçisidir. Avrupa’da çıkan bu gazete halkların kardeşliği, barış ve ülkedeki direnişle bir köprü görevi üstleniyor. Bu mevziyi bırakmamak her duyarlı insanın görevi olmalıdır” şeklinde düşüncelerini ifade etti. 


Kobanê belirleyici role sahip

Konuşması sık sık alkış, zılgıt ve sloganlarla kesilen Yüksekdağ, HDP’nin 7 Haziran seçimlerinde elde ettiği başarıda Kobanê direnişinin belirleyici bir rol oynadığına dikkat çekti. Yüksekdağ, “HDP’nin kazandığı zaferin asıl sahipleri Kobanê direnişinde şehit düşenlerdir. Yine bu zafer size ait bir zaferdir. Biz halk kazanacak diyorduk. Sonuç olarak halk kazandı. Biz halkımıza güvendik. Onlar bizi yok saydı, küçümsedi, iteledi, gücümüzü ve haklılığımızı görmediler, görmek istemediler. Hesaplarını bozduk. ‘Kobanê düştü düşecek’ diyenler, şimdi Tel Abyad’ı düşmesinin teleşını yaşıyor. Oranın özgürlüğü de yakındır. ‘Ben başkan olacağım’ diyenlere biz ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ dedik ve söylediğimiz gibi yaptık. Karşımıza barajı çıkardılar, biz onlara ‘barajınızı alın başınıza çalın’ dedik. Çünkü biz halktık. Artık kimse de bu halkın karşısında duramaz” dedi.  

Sürgünde yaşayan Kürdistanlı ve Türkiyelilerin de HDP’nin başarısında büyük rol oynadığının altını çizen Yüksekdağ, sürgünde yaşamak zorunda kalanların kısa bir süre sonra göğsünü gere gere ülkelerine, topraklarına dönebileceklerini söyledi. 

7 Haziran’daki HDP zaferinin bir nihai zafer olmadığını, uzun ve zorlu zafer yürüyüşlerinin bir başlangıç noktası olduğunu ifade etti. Yüksekdağ “Bundan böyle yan yana olacağız, mücadelemiz ve ilkelerimizden asla taviz vermeyeceğiz, halkların kardeşliğini esas alacağız” dedi. 


‘Zaferin mimarı Sayın Öcalan’dır’

HDP Eşbaşkanı, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın tek kişilik hücresinden büyük gelişmelere imza attığını vurguladı. Yüksekdağ “Kazanılan zaferin mimarı Sayın Öcalan’dır. Ne zaman dara düşsek o bize desteğini sundu. Yardıma koştu. 10 adımlık hücresinde halklarımızın yolunu açtı. İnancı ve güvenini zirveye çıkartarak yolumuzu açtı. Bin selam olsun” dedi. 

Yüksekdağ, demokratik güçlerin birlikteliğinin büyük başarıyı ortaya çıkardığını belirterek, Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu’na (ATİK) yönelik Avrupa’daki operasyonları hakkında da düşüncelerini dile getirdi. Yüksekdağ, Almanya, Fransa, Yunanistan ve İsviçre’de ATİK’e yönelik polis operasyonunun, bu kurumun 7 Haziran seçimleri için güç birliği içinde olmasıyla bağlantılı olduğunu söyledi. Yüksekdağ, ATİK ile dayanışmalarının devam edeceğini vurguladı. 


Güçlü performanslar göz doldurdu

Gazetemizin gecesinde sahne alan Mikail Aslan ve arkadaşları sahne performansı ile büyük beğeni kazandı. Yeni Özgür Politika’nın Avrupa’da büyük bir misyon üstlendiğini belirten Aslan, “Bu gazete sadece 16 sayfalık bir gazete değil. Kolektifizmi ve büyük bir emeği ifade ediyor. Finansı halk tarafından gerçekleşen bu gazete, onurlu Kürt basın tarihini temsil ediyor. Tüm kuşatılmışlığına rağmen büyük bir inatla yayın hayatını sürdürüyor” dedi. Aslan ve arkadaşları Kirmanckî ve Kurmancî şarkıları ile katılımcılara coşkulu anlar yaşattı.

Son olarak sahne alan Rojda ise, daha önceki konserlerinin aksine daha çok hareketli parçaları esas alan bir dinleti sundu. Haraketli Kurmancî şarkıları ile çok sayıda kişi halaya durdu. 

Sanatçı Rojda gazetemize ilişkin olarak da şunları söyledi: “Çok önemli misyona sahip bu gazete geniş çevrelerce okunmalıdır. Bu gazeteyi okumanın bir ayrıcalık olduğu bilinmesi gerekiyor. Büyük emek ve özveri ile çıkan bu gazete, okuyucular nezdinde hak ettiği yerde olmalıdır. Çünkü bu gazete onlarındır.”


ALİ ONGAN / ZÜRİH