
Kürt dostu bir Alman kadın aktivist Susanne Rössling…
Bern-Lüksemburg Etabı eylemcileri arasında yer alıyor.
1980 sonrası sürgünle Almanya’ya gelenlerle tanımaya başlamış Kürtleri. “Avukat yardımcısı olduğum büroda mültecilere yardımcı oluyordum. Mesleğim gereği onların ifadelerini yazıyordum. Kürtlerin öyküleri beni çarpıyordu” diyen Rössling, daha sonra Kürtleri ve mücadelesini daha yakından tanımaya başladığını ifade ediyor. Türkçeyi kendini belli düzeyde ifade edecek kadar öğrenmiş. Bu da iltica sürecinde mültecilere daha iyi yardımcı olabilmek için Türkçe öğrenmeye karar vermiş. Bu dil öğrenme sürecinde Türkiye’ye gittiğinde Kürdistan’ı da ziyaret etmiş.
Değişik projeler ve delegasyonlarla Kürdistan’a gittiğini ifade eden Rössling, Kürtlerle ilgili çok sayıda düşünsel ve pratik aktiviteye katılım sağladığını ifade ediyor. Bu yürüyüş, pratik ve somut bir proje olduğu için katıldığını vurgulayan Rössling, devamla şunları söyledi: “Ben Öcalan’ın yakalandığı dönemi hatırlıyorum. Özellikle kadınların büyük acı duyduğunu gördüm. Kürtler bu süreçten sonra hem ideolojik hem de pratik olarak çok yol aldılar. Zorlu süreçleri geride bıraktılar. Büyük bir enerji ve motivasyonla sürekli çalışıyorlar. Kürtler bu nedenle dün oldukları noktada değiller. Kadınlar anlamında büyük bir gelişme var.”
Rössling, Kürt kadının iradesinin ortaya koyduğu bir eylemde olmanın insana onur verdiğini ifade ediyor. “Abdullah Öcalan Kürt halkına çok şey kazandırdı. Kazandırmaya devam ediyor. Bu halk onun özgürleşmesi için çok şey yaptı ve yapmaya devam edecek. Bu komplo sürecini kırmak ve özgürleştirmek için çabanın yoğun” olduğunu belirten Rössling, eylemin sonuna kadar yürüyeceğini ifade etti.
Eylemin neşesi Resul Yavuzer
Resul Yavuzer, kadın kolu yürüyüşü için İsviçre’den gelmiş. Eylem boyunca neşesi, yaptığı espriler ve kendine has halayı ile eylemcilerin gözdesi. Xale Resul, 10 yıldır Avrupa’da yaşıyor. Sürekli gülen yüzü, kahkahalarının ardından koca bir hayat hikayesi var. Xale Resul, Mardin’de doğmuş, doğduğu toprakları köyü bütünüyle koruculaşınca terketmek durumunda kalmış. “O zaman girdi gönlüme Apo” diyor. Önderliğini gönlüne aldığı için yerinden yurdundan edilmiş. Yolu İstanbul’a ulaştığında burada da mücadelenin gerisinde durmamış.
Ben devleti yıldırdım
“Ben her eylemdeydim” diyen Xale Resul, değişik tarihlerde toplam 9 kez gözaltına alınmış. “Bununla beni yıldıramadılar. Gözaltına alınınca her defasında devleti yıldırdım” diyen Xalo, İstanbul’da sürekli devletin hedefi olmanın ağırlığını daha fazla kaldıramamış ve Avrupa’ya gelmiş.
“Sürgünde bir ömür geçirdim” diyen Xalo, 10 yıldır Avrupa’da yaşıyor. “Umudum Başkanı’ı görmek. Ondan sonra gözüm açık gitmez” diyen Xalo, yürüyüş kolunda sürekli hareket halinde.
Ayaklar hedefe doğru sürekli hareket halindeyken, o konuşmalarıyla önünde ve arkasındakilere heyecan veriyor.
Yürüyüş kolu mola yerlerine varır varmaz o halayın başında Kürt Halk Önderi’nin posteriyle eylemcileri halaya davet ediyor. Kimi zaman halaya girmemişleri zorla dahil ediyor. Neşeli, güler yüzlü ve eylemin en heyecanlısı olarak herkesle iletişim halinde. Geride koca sürgün yaşamının yükü, elinde Önderliğinin bayrağı “sonuna kadar” diyor.
Eylemlerin tanıdık yüzü
Şenge Kahraman… Her eylemde aşina olduğumuz Şenge Ana.
Avrupa’da Kürdistanlıların her eylemde en önde gördüğü emektarlardan. Yaşına ve ağır kış koşullarına inat elinde temposuyla gençlere taş çıkartarak yürüyor. Şehit vermiş, bedel ödemiş, Avrupa’nın birçok sokağını Önderliği için adımlamış analardan. Moral ve motivasyonunu, coşkusunu tüm eylemcilere taşıyarak yürümeye devam ediyor. Duygularını öğrenmek istediğimiz Şenge Ana şunları söylüyor: “Başta bu Uluslararası Komplo’yu kınıyorum. Üzerimize çöken bu karabulutu dağıtmak ve yok etme için çabalıyoruz. Bu yürüyüş bu kara buluta karşı. Bu çaba bunun için. İki yıl öncede uzun yürüyüşe katılmıştım. O dönem nasıl yürüdüğümüzü daha sonra farkediyor insan. Eksi 14 derecede içimizdeki kinle ve inancımızla yürüdük. Bizi yürüten Önderliğimize özgürlüğü getirme inancıydı. Kinimiz büyük. Aynı yürüyüşü, bu kez kadınlarla yapıyoruz. Umarım bu Avrupa’da son yürüyüşümüz olur. Çünkü artık ülkemizde yürümek istiyoruz. Ülkemizin özgür sokaklarında yürüyelim istiyorum.”
Şenge Ana, Kobanê’nin zafer coşkusuyla yürüdüğünü, bu zaferin kendilerine büyük bir moral verdiğini belirtiyor ve Avrupa’da Kürtleri ve dostlarını Strasbourg’taki büyük yürüyüşte görmek istiyor.
İlk deneyim
Berivan Bilgili, Almanya’dan genç bir eylemci, ilk kez böylesi bir deneyim yaşıyor. Yeni dostluklar yeni yoldaşlıklar edinerek yolları adımlamaya devam ediyor. Her molada diğer genç kadınlarlarla elleri buluşuyor halaylarda. Eyleme katılmanın mutluluğu ile sonuna kadar devam diyor.
Berivan duygularını şu şekilde dile getiriyor: “İlk defa böylesi bir eyleme katılıyorum. Benim için çok heyecanlı. Özellikle hevallerle, yoldaşlarla hep bir arada bir şeyler başarmak çok onur verici. Hava soğuk, elbette yürümek zor ama zorluğa rağmen insanlar bu eylemde mutlu yürüyor. Bende mutluyum. Ülkem için bir şeyler yapmanın sevincini yaşıyorum. İlk uzun yürüyüş deneyimim. Burada aynı zamanda yürürken insan öğreniyor. Her yaştan kadınlar var. Birbirimizi tanıyoruz. Deneyim paylaşılıyor. Bu benim açımdan önemli. Kış koşullarında yürümek zor ama insan kendini daha özgür hissediyor. Bu nedenle böyle bir yürüyüşe katıldığım için mutluyum. Sonuna kadar yürüyeceğim. Strasbourg’ta Avrupa’dan gelen diğer iki yürüyüş koluyla buluşmanın heyecanı var. Finale kadar buradayım.”
SELMA AKKAYA