ALİ ÖZŞERİK / ZÜRİH

Ortadoğu halkları için mücadele ve direniş günü olan 21 Mart, aynı zamanda Uluslararası Irk Ayırımı ile Mücadele Günü. BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Michelle Bachelet “popülist milliyetçilik ve ırk ayrımının ortadan kaldırılması” konulu panelde insanlığa seslendi.

Her türlü ayrımcılığa karşı olduklarını belirterek, Yeni Zelanda’daki saldırıya dikkat çeken Bachelat, “Dünya halklarının adalet taleplerine ilişkin sözümüzü yineliyoruz: Her yılın her günü her türlü ırkçılığa karşı mücadele edeceğiz” dedi.

BM Komiseri özetle şunları belirtti: “Popülist milliyetçiliğin temeli, göçmenlerin ve azınlıkların düşmanlaştırılması ve kriz, kuşatma ve tehdit duygusuyla büyür. Popülist milliyetçiliği destekleyen siyasal liderler ve partiler, genellikle aşikar ırkçılık, açık İslamofobi, örtük anti Semitizm ve diğer nefret ve bağnazlık biçimlerini kullanırlar. Irkçı ve yabancı düşmanlığı saldırıları arttığında kimse sürpriz olduğunu iddia edebilir mi? Bu ve diğer ırksal, dini, etnik veya ulusal üstünlük fikirlerinin gerçekte bir temeli yoktur.

Sorunların çözümü değil

Milliyetçilik ve popülizm, toplumların karşılaştığı karmaşık zorluklara gerçek bir çözüm sunmuyor. Sık sık komplo teorilerine dayanıyorlar. Denetlenmeyen yalanların gerçeğe dönüştüğü sosyal medyada yankılanıyor ve güçleniyorlar. Bu milliyetçilik, vatanseverliğin tam tersidir. Bölünmeleri keskinleştirir, şiddete neden olur ve toplumu daha güvensiz hale getirir. Her türlü ırk ayrımcılığının ortadan kaldırılmasına ilişkin uluslararası sözleşme, ırksal üstünlüğe veya ırksal nefrete dayanan fikirlerin yanı sıra, özellikle resmi makamlar veya kamu kurumları tarafından bu tür eylemlere yönelik şiddet veya teşvik eylemlerini engellemek için sıkı bir mevzuat sunuyor.

Somut adımların teşviki

Durban Deklarasyonu ve Eylem Programı (DDPA) politikacıların ve siyasi partilerin kilit rolünü vurgulamakta ve eşitlik, dayanışma ve ayrımcılık yapılmamasını sağlamak için somut adımları teşvik etmektedir.

Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Komite, 2013 yılında kabul edilen ırkçı nefret söylemiyle mücadeleye ilişkin 35 No’lu Genel Tavsiye Kararı, belirli nefret söylemi türlerini not eder ve hükümetlerin cezalandırılmasının dışında bir dizi önlemi kapsar.”