
Öncelikle, kısaca Kürt dilinin dünya dilleri arasındaki yerini anlatabilir misiniz?
Aslında oldukça uzun ve bilimsel bir makalenin konusu bu. Kısaca cevaplandırırsak şöyle diyebiliriz: Kürt Dili, dünyanın en büyük dil grubu olan Hint-Avrupa Dil Grubu'na bağlı Hint-İran Alt Grubu'nun İran Ailesi'ne ait bir dil. Bu ailede Kürtçe, Farsça, Peştüce, Belücice, Tacikçe, Osetice ve Soğdice gibi diller bulunuyor. Kürtçe yapısal açıdan ise, bükümlü diller grubuna giriyor.
Kürtçe'yle ilgili en önemli nokta ise şu: Kürdistan'ın dört parçaya bölünmüşlüğüne, Kürtlerin ve Kürt dilinin çok yoğun inkar ve imha saldırılarıyla karşı karşıya kalmasına rağmen Kürtçe'nin dünyanın çok konuşulan dilleri arasında yer alması, çok zengin ve kadim bir dil olduğunun ispatı. Geçenlerde Fransa'da yayın yapan tanınmış dil dergisi Le Français, Kürtçe'yi "Dünyanın en etkili ve zengin dilleri" listesinde 31. sırada gösterdi. Ortadoğu'da ise Arapça, Türkçe ve Farsça'dan sonra en çok konuşulan dil, Kürtçe'dir.
Bazı kesimler Kürtçe'nin bir eğitim dili olarak yetersiz olduğu propagandasını yapıyor. Buna ne diyorsunuz?
Kürtçe, bin yıldan fazladır edebiyat dilidir. Baba Tahirê Uryan'ın rübaileriyle başlayan Kürt klasik edebiyatı, günümüze kadar devam etti. Yine bin yıllarca Kürt medreselerinde, tüm mezhep ve dinlerde Kürtçe'nin lehçeleriyle eğitim yapıldı. Bugün ise basınımız, bu dilin tüm lehçelerini kullanıyor. Şu anda Güney Kürdistan'da ve Mexmûr Kampı'nda Kürtçe'nin iki lehçesiyle ilkokuldan üniversiteye kadar çok başarılı bir şekilde eğitim veriliyor. Medya Savunma Alanları'ndaki akademilerde, Kuzey Kürdistan'daki meclislerde ve Rojava'nın özerk kantonlarında da bu Kürtçe dili, eğitimde ve yaşamın her alanında sözlü ve yazılı olarak kullanılıyor.
Peki anadilde eğitim talebi, gün geçtikçe daha yüksek perdeden dillendirilmeye devam ediyor. Bunun altyapısı ne durumda? Hem Avrupa hem de Kürdistan için soruyoruz.
Anadilde eğitim, ülke için geçerli bir talep. Diasporada yalnızca eğitim talebinden söz edilebilir. Bu da, Kürtlerin yaşadığı ülkenin eğitim sistemine göre değişik biçimlerde ele alınabilir. Fakat ülkede, Kürt çocuklarının anadil derslerini seçmeli ders olarak seçmesi yetmez; müfredatın tümü anadille yürütülmelidir. Bu ikisinin altyapı çalışmaları da farklılık gösterir. Yurtiçinde ve dışında birçok kurum oluştu, materyaller ve müfredat hazırlandı. Artık TZP Kurdî gibi bir kuruma sahibiz. 51 kişilik bir meclisten oluşan bu kurumumuz, ülkenin tüm parçalarında ve diasporada saha meclislerini oluşturdu. Çok yoğun ve kapsamlı bir çalışma yürütüyor.
Avrupa'daki dil eğitimi çalışmalarınız şu anda ne durumda?
Kürt Enstitüsü'nün dil kursları, Nordrhein Westfalen Eyaleti'nin çeşitli kentlerindeki Kürt derneklerinde periyodik olarak sürüyor. Yine Kürt Enstitüsü, Kürt Öğretmenler Birliği, Hagen ve Wuppertal Halk Meclisleri'nin ortak çalışmasıyla Alman okullarında anadil eğitimi alınabilmesi için bir kayıt kampanyası sürdürüldü. Bir aydan fazla süren kampanya sonucunda birinci sınıftan onuncu sınıfa kadar üç yüzden fazla çocuk kaydedildi. Okul idarelerine ve ilgili kurumlara gereken başvurular yapıldı. 28 Nisan'la 12 Mayıs tarihleri arasında, Paris'te, Ahmet Kaya Kültür Merkezi'nde mevcut öğretmenler ve öğretmen adayları için üst düzeyde bir kurs düzenlendi. Bu kurs sonunda 7 arkadaşımız Kürtçe dersi vermek için yeterlilik sertifikası aldı. Yine Kürt Enstitüsü'nün bir kolu olan İsviçre'deki arkadaşlarımızın çabaları sonucunda Kürtçe, Zürih Kantonu'nda resmi olarak öğretilmeye başlandı.
Genel olarak diyebilirim ki, kurslara katılım ve ilgi yeterli düzeyde değil. Özellikle Avrupa'daki Kürt aileleri, tüm olanaklara rağmen çocuklarının anadillerini öğrenmesi için yeterince çaba harcamıyor. Kürt kurumlarının bir çabası olsa da, bu çabalar da sürece cevap olabilecek düzeyde değil. Oysa bizim için lehçe önceliği yoktur. Hangi lehçe konuşuluyorsa, o lehçede eğitim yapılır. Kürtçe'nin tüm lehçeleri, bizim için eşit değerdedir. Kürtçe lehçeleri korumak ve onları geliştirmek anlayışındayız.
Şimdiye kadar kaç eğitmene sertifika verdiniz?
Şimdiye kadar bizden sertifika alanların sayısı 315 kişi. Bunlardan 92 kişi, Kurmancî lehçesinde ders verebilecek yeterlilikte. Ama maalesef kurslar sadece Kurmancî lehçesinde veriliyor. Kirmanckî ve Soranî lehçelerinde de kurs açmak istiyoruz. Ancak bu iki lehçede ders verebilecek öğretmenlere ihtiyacımız var. Sizin aracılığınızla, bu lehçelerde ders vermek isteyenlere de başvurmaları çağrısında bulunalım.
Kurslara katılım için bir yaş sınırınız var mı?
Eğer kişide istek varsa, hangi konuda olursa olsun eğitmek kolaydır, zevklidir. Eğiten kişi de çocuklarla çocuk, büyüklerle büyük olur. Bu açıdan yaşın hiç önemi yok.
HÜSEYİN BAKIR/HAGEN