Son kampanyayla birlikte yardımların birkaç kat arttığına dikkat çeken Zümrüt, “Her Kürt’ün Rojava’ya borcu vardır. Bugün bu borcun ödemenin dönemidir” dedi.

Üç haftada 80 kamyon

Rojava’ya yönelik yardım kampanyaları, Kobanê’ye saldırıların ardından Türkiye ve Kuzey Kürdistan kentlerinde de seferberliğe dönüştü. Kampanyaları örgütleyen Rojava’yla İlişkiler Koordinasyonu Kurulu’nun üyesi Mazhar Zümrüt, son dönemdeki çalışmalara ilişkin şu bilgileri verdi: “Sayın Öcalan’ın çağrısından sonra her taraftan kampanyalar başladı. Şöyle anlatayım: Kobanê’ye açılan Mürşitpınar Sınır Kapısı, 9 aydır açık. Bu 9 ay içerisinde, yılbaşına kadar yaklaşık 80-90 kamyon geçti. Yılbaşından son üç haftaya kadar 96 kamyon geçirdik. Kampanya başladıktan sonra ise yalnızca son üç haftada 80 kamyon geçirildi Kobanê’ye. Cuma günü de 15 kamyon geçireceğiz; eğer yüklemede sıkıntı çıkmazsa 20 kamyona da çıkabilir. Bu kamyonlar, muhtelif gıda, un ve ilaçla dolu. Son üç haftada Kobanê’ye geçen 80 kamyonun 50’si un ve buğdaydı; geri kalanı gıda paketleriydi. Bin ton civarında buğday ve un gönderdik.”

Engeller de çıkarılıyor

Kürdistan’daki DBP’li belediyelerin ve süpermarketler ile gıda üreticilerinin 50’şer kiloluk yardım paketleri hazırladığını aktaran Zümrüt, şöyle devam etti: “Bunun dışında, uluslararası bir kuruluş 20 bin Euroluk ilaç aldı; Cizîrê’ye ulaştırdık. Başka bir uluslararası kuruluş üç kez ilaç aldı; bir kısmını Cizîrê’ye, bir kısmını Kobanê’ye gönderdik. Kanada’dan Anadolu Kültür Vakfı 70 bin Euro’ya karşılık gelen nakdi yardım gönderdi; Efrîn Kantonu’na ulaştırdık. İHH’nin 27 TIR yardım malzemesini de biz geçirdik. Bunun 13’ünü Kobanê’ye, 7’sini Efrîn’e, 7’sini de Cizîrê’ye gönderdik. Fakat bunlardan 1 TIR süt, Şenyurt Sınır Kapısı’nda günlerce bekledildiğinden dolayı bozuldu. Sınırın karşı tarafında arkadaşlar imha etmek zorunda kalmışlar.”

Okul kitabına izin yok!
Bugüne kadarki bazı özel çalışmaları hakkında da bilgi veren Zümrüt, şunları söyledi: “Üç değirmeni Kobanê’ye geçirdik. Cizîrê Kantonu tarafından satın alınmış üç jeneratör ve trafolar vardı; onlar da Til Koçer Kapısı’ndan ulaştırıldı. Batman Eczacılar Odası, 70 bin liralık ilacı Cizîrê Kantonu’na gönderdi. Bugün de (23.07.14) Diyarbakır’da toplanan bir TIR ilaç Kobanê Kantonu’na ulaştırıldı. Birinci, ikinci ve üçüncü sınıflar için basılan 65 bin kitap ise hazır olmalarına rağmen insani yardım sayılmadıkları için halen Cizîrê Kantonu’na geçirme izni alamadık.”
Şenyurt Sınır Kapısı’nın yılbaşından bu yana kapalı olduğuna dikkat çeken Zümrüt, “Bu kapıdan da bugüne kadar 80 kamyon yardım malzemesi gönderdik; fakat kapalı olması nedeniyle şu anda gönderemiyoruz” diye kaydetti.

Sınır kapılarının durumu
Zümrüt, sınır kapılarındaki güncel durumu ise şöyle anlattı: “Akçakale ve Karkamış Sınır Kapıları IŞİD çetesinin elinde. Şenyurt Sınır Kapısı direkt Cizîrê Kantonu’na açılıyor; kapalı. Öncüpınar Kapısı Özgür Suriye Ordusu’nun elinde. Kamışlı Sınır Kapısı da yine Rojava’ya açılıyor; kapalı. Ceylanpınar Kapısı direk Serêkaniyê’ye açılıyor; orası da kapalı. Sadece Kobanê’ye açılan Mürşitpınar Sınır Kapısı açık durumda.”
Güney Kürdistan’dan Rojava’ya açılan kapıların da halen açılmadığını kaydeden Zümrüt, Til Koçer Kapısı’nın Birleşmiş Milletler vasıtasıyla açılacağının belirtildiğini ancak herhangi bir gelişme görülmediğini söyledi. Sınır kapılarının insani yardıma bir an önce açılması gerektiğini vurgulayan Zümrüt, şunları söyledi: “Son çağrıdan sonra halk üzerine düşeni yapıyor. Diyarbakır’da ve bütün kentlerde kuru gıda toplanıyor. Kobanê bugün zor şartlar altında. Biz de sürekli Kobanê’ye özel olarak yardım gönderiyoruz. Ama bunun yanı sıra Efrîn ve Cizîrê kantonlarını da unutmamamız gerekir. Bunun için de muhakkak Şenyurt Kapısı’nın sivil bir gümrük kapısı haline dönüştürülmesi lazım. Askeriye, gelen giden herkese problem çıkarıyor. Askeriye Vali’yi, Vali İçişleri Bakanı’nı dinlemiyor. İçişleri Bakanlığı’yla yapılan görüşmelerde sorun yok deniliyor; ama Valilik’e müracaat ettiğimizde, ‘Yazılı talimat gelmediği için gelen ekipleri geçiremiyoruz’ diyorlar. Birleşmiş Milletler’e çağrı yapılıp kapıların BM vasıtasıyla açılması gerekiyor.”

Hastane var, içi boş!

Rojava’daki en önemli güncel sorunun hastane sorunu olduğunu da kaydeden Zümrüt, şöyle devam etti: “Kobanê’de büyük bir hastane yapıldı; içi boş. İçinin doldurulması gerekiyor. Takriben 10 milyon Dolar’lık yatırıma ihtiyaç var. Çocuk aşısı, kuduz aşısı, yılan sokmalarına karşı panzehir gibi ilaçlar, Türkiye’de devlet eliyle dağıtıldığı, uygulandığı için ulaşamıyoruz. Sınır Tanımayan Doktorlar gibi uluslararası örgütler, bu tür sorunların karşılanması için çalışmalıdır.”

Efrîn’in acil ihtiyaçları

Efrîn Kantonu’nda mülteci akınından dolayı sıvı yağ, kuru gıda, bakliyat, un, buğday, şeker ve kuyu sularının temizlenmesi için klora acilen ihtiyaç olduğunu vurgulayan Zümrüt, Ramazan ayı için de fitre ve zekatların mutlaka Rojava’ya aktarılması çağrısında bulundu: “20. yüzyılın başından bugüne kadar hangi siyasetçimizin başı dara girmişse, hangi grubun başı dara girmişse gidip Rojava’ya sığındı. Rojava’daki insanlarımız evini açtı, lokmasını paylaştı. Biz bunun bilincindeyiz. Bugün, dayanışmayla borcu ödemenin dönemidir. Her parçadaki her Kürt, Rojava’daki arkadaşlarımızın, kardeşlerimizin bu fedakarlığını göz önüne alarak ellerinden gelen yardımı yapmak zorundadır. Kobanê düşerse ne Bakûr, ne Başûr, ne Rojhilat kalır. Kürtler yok olma tehlikesiyle başbaşadır.”