PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan, Türk devletinin özel savaş propagandası yaptığını, gerçekleri farklı yansıtarak gerilla eylemlerini etkisiz göstermek istediğini söyledi.

PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan, Dengê Kürdistan radyosuna konuştu.

Türk sömürgeciliği ve AKP devletinin üç farklı yöntemle Kürt Özgürlük Hareketi’ne karşı savaştığını belirten Karayılan, şöyle izah etti:

*  İstihbarat, 

* Teknik,

* Psikolojik.

İstihbaratı güçlendirmek, tekniği kullanmak ve olmayan bir şeyi varmış gibi göstermek istiyorlar:

*  Karakollar tümden imha ediliyor, kayıpları çok. Bunu yansıtmamak için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. 

*  Şemdinli’de arkadaşlarımız geniş kapsamlı bir koordinasyonla düşman üslerine eylem düzenledi. 9 karakol, bütün üsler vurulmuş, yapıları üzerlerine yıkılmış, karakollarını terk etmek zorunda kalıp perişan olmuşlar. Hepsi intişare çıkmış ve bu büyük eylemde 4 arkadaşımız şehit düşmüştür. Türk devleti, “17 kayıp verdiler, aralarında iç çatışma çıktı” diyor. Bunların her şeyleri yalan dolan. Halkımızın onlara kulak vermemesi gerekir. 


Türklere cevap yetiştirme

Bahoz Erdal arkadaşımız Qamişlo’da değil ama orada vurduklarını söylüyorlar. Halbuki Bahoz arkadaşımız görevinin başındadır. Aramızda tartıştık ve bazı arkadaşlar “Türkler istedi diye cevap vermemiz gerekmez ve Bahoz arkadaşın konuşması gerekmiyor’’ dediler. Fakat şimdi “Bahoz arkadaşımız konuşsun ve böylece bu yalanlardan kurtulalım’’ fikri ön plana çıktı. Dolayısıyla Bahoz arkadaş çıkıp bir açıklama yapabilir. 

Tugay El Hemis diye bir şey yok. MİT’in kendisi böyle bir şeyi harekete geçirmiş ve bu ismi koymuştur. Bunlar ne yapmak istiyorlar? 

*  Rojava Devrimi’ne karşı taburların olduğunu yansıtmak istiyorlar. 

l PKK komutanları Rojava’dadır ve orada öldürdük demek istiyorlar. O aralar NATO Zirvesi üzerinde etkide bulunmak adına böyle bir yalana sarılmış olmaları muhtemeldir. 


Türkiye toplumunu oyuncak yapmışlar

Bunlar Türkiye toplumunu kendi ellerinde bir araca, oyuncağa dönüştürmüş durumdalar. Türkiye toplumunun bu tür yalanlara karşı tutum geliştirmesi gerekir. Çünkü bunlar yalanlarla sonuca ulaşmayı arzuluyorlar ve yalanda belli bir derinlik yakalamışlar. Örneğin hırsızlık yaptılar ama yapmadık dediler ve tersyüz ettiler. Sanki Türkiye toplumuna da bunu kabul ettirdiler ve bu yüzden de yalan söylemekte daha da ustalaştılar. 


Hem yalancı hem onursuzlar

Kendilerini Rusya ve İsrail’in kucağına attılar. Kendilerini Putin’in iradesine teslim edip, “bizi bağışlayın” dediler. İsrail’le olan ilişki biçimi de böyledir. Bunlar bu kadar onursuzdurlar. Kürt davası ve Kürt Özgürlük Hareketi karşısında ellerini güçlendirmek için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Namuslarını bile pazara çıkarırlar. Bunların karakterleri böyle. Suriye devletini darmadağın ettiler ve bugün, “Suriye ve Mısırla sorunlarımızın olması için hiçbir sebep yok ortada” diyorlar. Kürtlerin statü sahibi olmalarını engellemek için herkesle ittifak kurma peşindeler. Bu yüzden yalan söylüyorlar, bu yüzden kendilerini başkalarının kucağına atıyorlar. Bütün bunlar onların zayıflıklarını gösteriyor. Halkımız şunu iyice bilmeli, bunlar vahşetlerinin, şehirleri yıkmasının altında yatan saik zayıf düşmüş olmalarıdır. Çünkü onlar da artık kendi sonlarını görmüş durumdalar. 


Bundan sonra nasıl olacak?

İşgalci Türk devletiyle daha büyük bir savaşa girişeceğiz. Durum bu: 

* Arada olanların çekilmesi gerekiyor. Düşman korucuları araya sokuşturup ezmek istiyor. Korucular, onların aile ve aşiretleri bu gerçekleri görüp bu oyuna gelmemeli. 

* Kürtlerin AKP ile tüm bağlarını koparmaları gerekir. Şeref ve namus sahibi, kendine insan gözüyle bakan Kürtler Kürdistan’da bu partinin sözcülüğünü yapmamalı. 

*  İçinde yaşadığımız zaman düşmana aldanma ve kendini birkaç kuruşa satma zamanı değildir. Hayır, ya durup bekle ya da mücadeleye katıl. 

* Nasıl ki su akar ve hep yolunu buluyorsa bu devrim de yolunu bulacaktır ve Kürt halkı başaracaktır. Şimdi düşman barbarlığını yansıtıyor. Yalanlarlar ve tekniğiyle kendini başarılıymış gibi yansıtıyor fakat gelecek 14 Temmuz takipçilerinin olacaktır. Eğer bu gerçekleşirse 14 Temmuz ruhu yeni yılda zafer ulaşacaktır. 


14 Temmuz ruhu zaferin zeminidir


PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan, 14 Temmuz ruhunun yoldaşları ve toplumun içine dağıldığını söyledi, bunun en yakın örneğinin de 11 ay boyunca süren öz yönetim direnişlerinde açığa çıktığını söyledi. Karayılan’ın 14 Temmuz ile ilgili değerlendirmesinden bazı bölümler özetle şöyle:

14 Temmuz direnişi zafere nasıl ulaşılacağının yöntemlerini bizlere göstermiştir. Bu bir çizgi, yol ve tabii ki fedai bir ruhtur. Hayri, Kemal’e “ne yapalım?” diye sorar, Kemal de kısa bir şekilde “Kanımızı dökmemiz gerek, yani kendimizi feda etmemiz gerek” biçiminde yanıtlar. Bu söylem bir ruh, bir yöntem ve bir duruştur. Bizim mücadele tarihimizi esas aldığı yöntem budur. 


Toplumun içine dağıldı

14 Temmuz fedai ve Apocu ruhu yoldaşlarımızın ve toplumun içine de dağıldı. Bunun en yakın örneği 11 ay süren savaşımızda ortaya çıkmıştır. Sur, Cizre, Nusaybin, Şırnak, İdil, Gever’de yaşanan direnişler ve ortaya konulan mücadele 14 Temmuz ruhunu ortaya koymaktadır. Artık tek tek kendini feda etmenin ötesinde, birlikte karar alıp “Bizler kazanmak için, burada düşmanı yenmek ve saldırılarını kırmak için kendimizi feda edeceğiz” diyorlar. Böylesi bir ruhtur. 

Kürt siyasetinin içinde ve halkımızın içinde de gelişti. Örnek Mehmet Tunç ve Asya Yüksel’dir. Onlar Cizre Halk Meclisi Eşbaşkanlarıydı. Onlar da kendilerini feda ettiler ve aynı çizgidedirler. Ayrıca toplumsal alan kadrolarından Mehmet Yavuzel, Derya Koç, Rojhat Aktaş ve onlarla birlikte Cizre’de onlarca Kürt genci düşmana teslim olmamak ve düşmanın saldırılarını kırmak için kendilerini feda etti. 

Lice direnişinde ise Mehmet Şirin Kocakaya bu ruhun temsilcisi olmuştur. Yani 14 Temmuz ruhu bugün Kürt halkının içinde, Kürt siyaseti içinde ve toplumsal alanın bir bütününde ortaya çıkmıştır. 

34 sene geçti sembol ve öncü oldular. Fakat bu ruh, bugün mücadele saflarında, kadrolarda, savaşçılarda ve toplumun içinde direnişin, mücadelenin zemini oldu. Bu ruh topluma mal olmuştur. 

Kobanê’de DAİŞ’e karşı zafere ulaşan ruh nedir? 14 Temmuz ruhudur. 


17 yıllık büyük duruş

Bugün Önderliğimiz zindandadır. 17 yıldır Önder Apo örneği olmayan büyük bir irade, büyük bir sabır ile bir duruş sergilemektedir. Bu duruşu bizler için önemli bir mesaj ve yöntemdir. 

Bu kadar yoldaşımız zindanlardadır, Önderliğimiz zindandadır. Bizler de dışarıda koşular varken cevap olabilmeliyiz. Çabalarımız bunun için olmuştur. Büyük bir direniş sergilendi. 14 Temmuz ruhu, Apocu fedai ruh çok büyüdü, fakat sonuç bizim istediğimiz gibi olmadı. Düşmanı tıkanma noktasına getirdi, düşmana karşı çok büyük bir direniş ruhu ortaya çıktı, bir ruh yaratıldı, Kürt Özgürlük Mücadelesi’nde yeni bir sayfa açtı. Gerçekten Sur, Cizre, Şırnak, Nusaybin ve Lice’de bu gerçekleşti. Fakat biz sonucu daha fazla bekliyorduk. Yani emek var, ruh var, güçlü bir irade de ortaya çıktı, fakat zafere evirme yönteminde eksiklikler yaşandı. Bizler de bunu üzerinde duruyoruz çünkü süreç hala bitmemiştir. Süreç devam etmekte ve biz de zaferi kazanacağımızın inancındayız.


 HABER MERKEZİ