Her yara bir son değildir, direniştir
Dünya Haberleri —

- Şehit Hogir Dêrik, Çiyager Ergani, Rêber Egîd ve Egîd Hesekê, El Aliya-El Mekmen cephesinde son kurşunlarına kadar direnerek, çetelerin planlarını boşa çıkardı, sahadaki dengeleri değiştirdi. Bu cepheyi direniş iradesinin sınavına dönüştürdüler.
Hogir Dêrik, Çiyager Ergani, Rêber Egîd ve Egîd Hesekê, Hesekê’nin batısında bulunan El Aliya-El Mekmen cephesinde direnerek, çetelerin ilerlemesini durdurdu. QSD, 17-20 Ocak tarihleri arasında, Dêrazor ve Şedadê’ye yönelik saldırıların ardından El Aliya-El Mekmen cephesinin gerçek bir savaş alanına dönüştüğünü, çetelerin hesapları ve stratejilerinin bozulduğunu, sahadaki ilerleme dengelerinin yeniden çizildiğini açıkladı.
QSD, 4 gün süren direnişin detaylarına ilişkin şunları duyurdu: “Savaşın yoğunlaşması ve çok sayıda yoldaşımızın şehadetiyle çatışmalar en kritik aşamaya ulaştı. Bu anda fedai şehit Hogir Dêrik, tereddütsüz ve kararlı bir şekilde cepheye yöneldi. Kendi bedenini ve iradesini, düşmanın zırhlı aracını durduracak bir silaha dönüştürdü. Üzerindeki bombalarla kendini patlatarak aracı tamamen imha etti.
Çiyager Ergani yoldaşımız yaralanmıştı; geri çekilme imkânı vardı ancak kalmayı tercih etti. Yaralı olmasına rağmen savaşmaya devam etti ve şehit düştü. Şu sözleri net biçimde dile getiriyordu; “Her yara bir son değildir; bazı yaralar direniş sözünün, toprağa ve halka olan sevginin göstergesidir.”
Rêber Egîd en zor mevziyi seçti. Kendi yerini ve yoldaşlarını terk etmedi. Son ana kadar savaştı ve düşmanı durdurdu.
Son nefesine kadar kahramanca direniş yolunda kaldı. Saldırıların yoğunlaştığı anlarda Egîd Hesekê doğrudan çatışmaya girdi. Asla geri çekilmedi; sanki zamanın kendisi ona direnmenin anlamını öğretmişti.”
Dört gün boyunca süren direniş yalnızca savunma değil; düşmana ağır kayıplar verdirilen zorlu bir yıpratma savaşı oldu. Bu süreçte 15’ten fazla tank ve zırhlı araç imha edildi, düşman saflarına onlarca kayıp verildi.”













