Riseup4Rojava aktivisti Michael Hellstein, amaçlarının Rojava'da süren işgal saldırısını gündeme taşımak ve bu saldırının destekleyicilerini deşifre etmek olduğunu söyledi. Hellstein, “Böylelikle Rojava’nın mücadelesine katkı sunmak istiyoruz” şeklinde konuştu.
Michael Hellstein "2 Kasım’da farklı ülkelerde büyük eylemler yaparak hayatı durduracağız. Aynı günde farklı yerlerde işgal, blokaj eylemleri gerçekleştirilecek. Örneğin Türkiye'ye turist gönderen büyük firmalara ve silah firmalarına yönelik eylemlerimiz olacak" dedi.
FEHMİ KATAR / BERLİN
Küresel Rojava Ağı Riseup4Rojava; Almanya, Fransa, İtalya, İspanya ve İsveç’in de aralarında bulunduğu dünyanın 18 ülkesinde örgütlü. Faşist Türk devletinin Rojava’ya yönelik saldırıları ile birlikte eylemlerini yoğunlaştıran Riseup4Rojava, önümüzdeki günlerde de etkinliklerini büyütmeyi hedefliyor.
1 ve 2 Kasım’da dünya çapında gerçekleşecek eylemlere de öncülük edecek Riseup4Rojava’nın çalışmalarını, amaçlarını ve eylem hedeflerini aktivist Michael Hellstein ile konuştuk.
Riseup4Rojava kimlerden oluşuyor ve nerelerde örgütlü ?
Riseup4Rojava daha çok Avrupa'da örgütlü. İçerisinde birçok güçlü örgüt yer alıyor. İspanya'da, İngiltere'de, Almanya'da ve İtalya'da faaliyet gösteren en büyük sosyal hareketler, ayrıca Avrupa’nın her yerinden küçük gruplar, birlikler ve aktivistler Riseup4Rojava içerisinde yer alıyor. Kampanyayı destekliyor ve çeşitli aktiviteler geliştiriyorlar. Avrupa dışında da örneğin Amerika’da kampanyayı destekleyen gruplar var. En güçlü desteği ise Güney Amerika’dan alıyoruz.
Riseup4Rojava kampanyası neyi amaçlıyor, temel hedefleri nelerdir? Ve ayrıca elde ettiğiniz sonuçları nasıl değerlendiriyorsunuz?
Amacımız; güncel olarak Rojava'da şu an devam eden işgal saldırısını gündeme taşımak, bu savaşın temel destekleyicilerini deşifre etmektir. Bunlar arasında Almanya var, Almanya Türkiye’yi pratikte destekliyor, Kürt hareketini ise kriminalize ediyor. Yine Türk faşizmine ve işgal hareketine yarar sağlayan firmalar var. Çeşitli eylemlerimizle onları teşhir ediyoruz, kamuoyunda tartıştırıyoruz. Böylelikle orada yaşanan savaşı burada da görünür kılmak ve Rojava’nın mücadelesine katkı sunmak istiyoruz. Ne kadar başarılı oldunuz diye sorarsanız, memnun edici sonuçlar elde ettiğimizi söyleyebilirim. Özellikle Havayolları eylemleri ile ilgili çağrımıza çok iyi bir katılım oldu. Onlarca havaalanında eylem yapıldı. Tabii bu eylemleri daha görünür kılabilirdik, kamuoyuna daha iyi aktarabilirdik. Bu konuda eksikliklerimiz oldu. Yani basın kuruluşlarına bu eylemlerimizi daha iyi yansıtabilirdik.
Şimdiye kadar ne tür eylemler yaptınız, biraz eylem çeşitliliğinizden de bahsedebilir misiniz?
Şimdiye kadar 26 farklı şehirde Türk Hava Yolları'na ait check in gişelerini işgal ederek uçuşları bloke ettik. Yine birçok farklı ülke ve şehirde yapılan büyük eylemlerin organizasyonunda Riseup4Rojava da yer aldı. Fakat Riseup4Rojava, kendi özgün eylemlerini gerçekleştirmeye çalışıyor. Daha çok sivil itaatsizlik diyebileceğimiz eylemler. Bunu yaparken üç ana fikirden yola çıkıyoruz; rahatsız etmek, işgal etmek ve bloke etmek! Şimdiye kadar yoğunluklu olarak bu eylemleri silah firmalarının bulunduğu yerlerde gerçekleştirdik. Bunun yanı sıra ‘go in’ dediğimiz eylemler var. Bu eylemlerde de SPD, CDU gibi partilerin bürolarına girerek işgal eylemi düzenledik.
Sanırım bir de Türkiye’yi boykot kampanyasının destekçileri arasında yer alıyorsunuz…
Evet, bu kampanyayı biz de destekliyoruz. Onların büyük bir internet sitesi var, orada işgalci Türk devletinin nasıl boykot edileceği ile ilgili oldukça yararlı bilgiler var. Mesela bu boykot eylemlerine katılmak isteyenler, Türk Hava Yolları (THY) gişelerini bloke etme eylemlerimize katılabilirler. Ya da hiç bir şekilde THY uçaklarına binmeyerek, protesto ederek boykota katılabilirler. Boykot için geniş bilgi şu adresten alınabilir. https://boycott-turkey.net/
Peki, eylemlerinizin etki düzeyi ve kamuoyu tepkisi hakkında neler söyleyebilirsiniz?
Eylemlerimiz hakkında yazılanlar genellikle olumluydu. Mesela her cuma günü çeşitli yerlerde süren “Freeday for Future” eylemleri ile birlikte “Freeday for Peace” çağrısı yapıldı. Çevreci “Freeday for Future” aktivistleri ile birlikte Mercedes ve Volkswagen otomobil firmaları önünde ortak eylemler yapıldı. Biliyorsunuz, Mercedes’in de Türkiye’ye silah gönderiminde payı var ve ayrıca Türkiye'de bir fabrika açmak istiyordu. Çevrecilerle ortak paydada eylem yapmak oldukça pozitif görüldü.
Geçtiğimiz günlerde QSD Komutanı Mazlum Ebdî, Kürtlerin Avrupalı dostlara, yaptıkları eylemlerden ve duyarlılıklarından dolayı teşekkür etti. Buradaki eylemlerinizin Rojava’da bu denli fark edilecek bir etki yaratacağını düşünüyor muydunuz?
Bizler zaten Rojava'daki arkadaşlarımızla sürekli iletişim halindeyiz. Orda mücadele veren insanlar, kendilerine destek eylemleri yapıldığını görünce moralleri yükseliyor, bunu biliyoruz. Televizyondan, sosyal medyadan takip ediyorlar. Bunun dışında eylemlerimizin Avrupa devletlerinin politikalarına karşı da etkili olduğunu fark ediyoruz. Mesela silah firmaları önündeki bloke eylemlerimiz buradaki karar vericileri etkiliyor, bu Rojava’dakilere de moral veriyor.
Burada yapılanların Rojava'da görülüyor olması tabii ki çok sevindirici, onları selamlıyoruz. Ama şunu söylemem gerekir, onların mücadelesi burdaki bir çok insanı harekete geçiriyor.
1. Kasım Dünya Kobanê günü, 2 Kasım ise Rojava için Dünya Direniş Günü. Bu iki gün için nasıl bir planlamanız var?
Dünya Kobanê Günü’nde dört ayrı merkezde eylem yapılacak. Bu eylemlerimizin amacı Kobanê direnişini hatırlamak ve bugünkü direnişin tarihsel bağlamının da farkına varmak. 2 Kasım’da “World Resistance Day” (Dünya direniş günü) dediğimiz günde, Almanya, Fransa, İsveç, Kanada, Avustralya, Brezilya, ABD vb. farklı ülkelerde büyük eylemler yaparak hayatı durduracağız. Almanya’nın başkenti Berlin’de büyük bir eylem yapılacak. Bunu paralel olarak da aynı günde farklı yerlerde işgal, blokaj eylemleri gerçekleştirilecek. Örneğin Türkiye'ye turist gönderen büyük firmalara ve silah firmalarına yönelik eylemlerimiz olacak.
KCDK-E: Her yer direniş alanı olmalı
Avrupa Demokratik Kürdistanlılar Toplum Kongresi (KCDK-E) Eşbaşkanlık Divanı, dün yaptığı yazılı açıklamada, halkın iradisini yansıtmayan hiç bir anlaşmanın kabul görmeyeceğine dikkat çekerek, 2 Kasım'da küresel çapta yapılacak olan Dünya Rojava Günü'ne güçlü katılım çağrısı yaptı. KCDK-E "2 Kasım Küresel Rojava Direniş Günü'nde her yeri direniş alanına çevirelim" ifadesini kullandı.
KCDK-E özet olarak şunları belirtti "Halkımıza, tüm dünya halklarına, kadınlara, çocuklara, demokrat, aydın, sol-sosyalist, insanım diyen herkese çağrımız; kesintisiz bir eylem ruhuyla sürece dahil olmamızdır ve alanlarda yerimizi almamızdır. Herkes seferberlik ruhuyla hareket etmelidir. 2 Kasım Küresel Rojava Direniş Günü tüm dünyada yapılacak eylemlere herkesi işe gitmeyerek, iş yerini ve evini kapatarak hayatı durdurma şiarı ile alanlarda, direnişlerde yerini alarak eylemlere katılmaya çağırıyoruz."
KON-MED: Tüm Kürdistanlılar alanlara
Almanya Kürdistanlı Toplumlar Konfederasyonu (KON-MED), yazılı bir açıklama yaparak 2 Kasım Dünya Rojava Günü vesilesiyle Cumartesi günü yapılacak yürüyüşlere katılım çağrısında bulundu. Cumartesi günü Berlin, Köln, Stuttgart, Frankfurt ve Darmstadt'ta geniş katılımlı yürüyüş ve mitinglerin olacağına vurgu yapan KON-MED açıklamasında, özetle şunları belirtti: "İşgalcı Türk devleti, Rojava'ya saldırının yanı sıra 4 parçadaki Kürtleri, Kürdistan'ı tümden ortadan kaldırma, imha etme ve kazanımları yok etmeyi amaçlıyor. Bu saygısızlığa, ahlaksızlığa, düşmanlığa Êdî Bes e deme zamanıdır. Dünya Kobanê Günü, Erdoğan'ın Rojava’daki işgal ve soykırım saldırılarına karşı gereken cevabı daha güçlü vermek için 2 Kasım Cumartesi günü "Dünya Rojava Günü"nde yapılacak merkezi yürüyüşlere Ulusal yekiti ruhla başta halkımız olmak üzere, tüm halkları, inanç topluluklarını, tüm devrimci, demokratik, özgürlükçü güçleri güçlü bir şekilde katılmaya çağırıyoruz."
TCŞ: 2 Kasım’da tarihi mesaj verelim
Kürt gençlik örgütü Tevgera Ciwanên Şoreşger (TCŞ) yazılı bir açıklama yaparak 2 Kasım Dünya Rojava Direniş Günü'nde Rojava halklarının verdiği Onur Direnişi'ni sahipleneceklerini ve başta gençlik olmak üzere toplumsal kesimlerin küresel çapta yapılacak eylemlere katılmasını istedi. TCŞ Koordinasyonu yayınladığı yazılı açıklamada "Avrupa’da yaşayan tüm gençleri, 2 Kasım’da alanlara çıkarak tarihi bir mesaj vermeye çağırıyoruz" ifadelerini kullandı. Açıklama özetle şöyle: "2 Kasım’da Hevrînlerin, Berxwedanların ve Amaraların ruhu ile Onur Direnişi’ni akın akın meydanlara taşırmaya ve faşizmin tüm destekçilerine asla unutamayacakları tarihi bir mesaj vermeye çağırıyoruz."