
Avrupa Kürt Demokratik Toplum Koordinasyonu (CDK), ‘Uluslararası Öcalan’a Özgürlük İmza Kampanyası’ için seferberlik çağrısında bulundu. Kampanyaya sahip çıkmanın ulusal bir sorumluluk olduğuna vurgu yapan CDK, “Bu kampanya bünyesinde imza toplamak her Kürt bireyinin yurtseverlik görevi olmaktadır. Her aile oturduğu mahallede çalışmalı, komşusundan imza almalıdır. Her semt ve mahallede yurtseverlerimiz ‘Reber Apo’ya Özgürlük Komiteleri’ kurarak çalışmalarını yürütmelidir” dedi. Benzer bir açıklama da KON-KURD tarafından yapıldı.
Avrupa Kürt Demokratik Toplum Koordinasyonu (CDK), Eylül ayında Belçika’nın başkenti Brüksel’de startı verilen ‘Uluslararası Öcalan’a Özgürlük İmza Kampanyası’ ile ilgili yazılı açıklama yaptı. Dünyanın çeşitli ülkelerinden aydın, yazar, siyasetçi ve akademisyenler ile bazı kuruluşların başlattığı kampanya, demokratik Kürt kurumlarının tam desteğiyle devam ediyor. Kampanyanın Kürt halkının mücadelesinde önemli bir yere sahip olduğuna işaret eden CDK, “Abdullah Öcalan ve barış’ temasıyla başlatılan bu imza kampanyası, Reber Apo’nun 14 yıldır İmralı işkence sistemine karşı verdiği amansız direniş ve halkımızın Önderliğimizin özgürlüğü için Kürdistan’ın dört parçasında verdiği kararlı mücadele karşısında anlamlı ve değerli bir girişim olmuştur” dedi.
Kürdistan ve Ortadoğu’daki toplumsal ve siyasal gelişmelerin her geçen gün Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın düşüncelerini daha fazla doğruladığını ifade eden CDK, Öcalan’ın özgürlüğünün Kürt halkının özgürlüğü anlamına geldiğini tekrarladı.
En acil görev
Öcalan’ın ‘sağlık, güvenlik ve serbest hareket etme’ koşullarının yaratılmasının Kürt halkı açısından en acil ve öncelikli görev olduğunun altını çizen CDK, Avrupa’da yaşayan Kürdistanlılara da Öcalan’ın özgürlüğünü hedef edinen imza kampanyasına sahip çıkma, imza kampanyası için seferber olma çağrısında bulundu.
Özgürlüğünü sağlayabiliriz
Avrupa’daki Kürtlerin, uluslararası düzeyde başlatılan bu imza kampanyasına sahip çıkıp canla başla çalışmasının yurtseverlik görevi olduğunu kaydeden CDK, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Avrupa’da yaşayan her yurtsever Kürt insanı imza kampanyası vesilesi ile Reber Apo’yu Avrupalı birey, topluluk ve kurumlara anlatmalı, ilişkide olduğu her insandan imza almalıdır. Milyonlarca imza toplayarak Önderliğimizin özgürlüğünü sağlayabiliriz. Halka dayalı, giderek tüm Avrupa toplumuna yayılmış bir diplomatik hamle hedefi ile yurtsever halkımız seferber olmalı, tüm bireysel ve örgütlü ilişkilerini imza toplamak için harekete geçirmelidir. Her aile oturduğu mahallede çalışmalı, komşusundan imza almalıdır. Her semt ve mahallede yurtseverlerimiz ‘Reber Apo’ya Özgürlük Komiteleri’ kurarak çalışmalarını yürütmelidir."
Bütün etkinlikler
Halkın, Avrupalı birey ve toplulukların gerçekleştirdiği her türlü eylem ve etkinliğe katılarak imza toplamasını isteyen CDK, şöyle devam etti: "Bütün partilerin, sendikaların, çevreci grupların, kilise çevrelerinin, sivil toplum kuruluşlarının etkinliklerinde imza toplamalı, Avrupalıların gerçekleştirdiği tüm festival, müzik etkinliği, yürüyüş, protesto, toplantı vb organizelere katılarak Reber Apo’yu ve koşullarını anlatmalı, özgürlüğü için destek talebinde bulunmalıdır.”
Kampanyanın öncülüğü
CDK, Avrupa’daki Kürt gençlerinin, kadınların ve Kürt öğrencilerin kampanyaya öncülük etmesini de isted: "Avrupa’da lise ve üniversitede okuyan tüm Kürt öğrenciler bu kampanyada özel ve stratejik bir rol üstlenmeli, okullarında öğrencilerden imza toplamalı, aynı zamanda Önderliğimizin İmralı koşullarını anlatarak özgürlüğünü sağlama talebine Avrupalı öğrenciler ortak kılınmalıdır. Tüm Kürt öğrenciler Reber Apo’nun özgürlüğü için komiteler oluşturarak aktif çalışmalıdır.
Kürt kadınları, gençler, esnaflar, çalışanlar toplumumuzu oluşturan tüm kesimler imza için bulundukları her alanı değerlendirmeli, tüm ilişkilerini imza toplamaya seferber etmeli, bunu örgütlü bir biçimde gerçekleştirmelidir. Özgür toplum bilinci demokratik çalışma alanlarının öncelikli gündemi imza çalışması olmalıdır. Kürt kadınları ve gençleri bu kampanyanın topluma yayılmasında öncülük yapmalıdır.”
Aktif destek daveti
AKP Hükümeti’nin inkarcı, katliamcı ve soykırımcı sistemi ayakta tuttuğunun ve toplumu aldattığının tüm yönleriyle açığa çıktığını vurgulayan CDK, Kürt halkının dostlarını, göçmen gruplarını, sivil toplum kuruluşlarını, inanç örgütlerini de kampanyaya aktif destek vermeye davet etti: “Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da demokratik, adil bir çözümün gelişmesi önünde engel olan AKP zihniyetidir. AKP iktidarı Kürt halkını ve Önderliğini hedef alarak zalim ve haksız bir saldırı gerçekleştirmektedir. Bu bağlamda Kürdistan sorununa ve Reber Apo’ya yaklaşım aynı zamanda gerçek bir demokrat olmanın, bu otoriter faşizan AKP devletine karşı mücadele etmenin temel öncüsüdür. Bundan dolayı TC devletinin antidemokratik uygulamalarından rahatsız olan Türkiyeli tüm şahsiyet, inanç grubu, topluluk, sol demokratik çevreler, demokratik göçmen grupları, demokratik Alevi örgütlenmeleri, Kürt halkının dostları, kadın, gençlik ve sivil toplum kuruluşları, demokratik dernek, federasyon ve konfederasyonları bu imza kampanyasına destek vermeye, Önderliğimizin özgürlüğü için çaba göstermeye davet ediyoruz.”
Aynı zamanda ulusal sorumluluk
CDK açıklamasında Kürt parti, şahsiyet ve kurumlara da seslendi. Kampanyaya sahip çıkmanın aynı zamanda ulusal bir sorumluluk olduğunu ifade eden CDK şu çağrıda bulundu: “Ulusal-demokratik temelde mücadele eden tüm Kürt partilerini, aydınlarını, şahsiyetleri, kurum, hareket ve çevreleri Önderliğimizin özgürlüğüne kavuşması amacıyla gerçekleştirilen bu kampanyaya aktif destek vermeye, kendi örgütlü zeminlerinde çaba göstermeye, tüm ulusal ve enternasyonal ilişkilerini harekete geçirmeye çağırıyoruz. Reber Apo’nun özgürlüğü için verilen her türlü mücadeleye destek vermek aynı zamanda ulusal bir sorumluluk olmaktadır. Böyle anlamlı bir destek ulusal birliğe hizmet edecektir.”
HABER MERKEZİ
KON-KURD: Seferber olalım
KON-KURD, ‘Uluslararası Öcalan’a Özgürlük İmza Kampanyası’ için Avrupa’daki Kürtlere seferberlik çağrısı yaptı.
Avrupa Kürt Dernekleri Konfederasyonu (KON-KURD) da yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, imza kampanyasının, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın sağlık, güvenlik ve özgür hareket etme koşullarının sağlanmasında stratejik bir işlevi olacağı vurgulandı. Açıklamada, Öcalan’a yönelik komplo ve tecridin uluslararası bir konseptin sonucu olmasından hareketle, komploya son verilmesi, tecridin kırılması ve Öcalan’ın özgürlüğü mücadelesinin de uluslararası düzeyde geliştirilmesini zorunlu bir çalışma olduğu kaydedildi. İmza kampanyasının bu ihtiyaca denk bir çalışma olduğunun belirtildiği açıklamada, kampanya dolayısıyla milyonlarca Avrupalı insanın Kürt Halk Önderi’nin özgürlüğü için imza atmasının, genelde Kürt sorunu özelde Öcalan konusunda, rol ve sorumlulukları bulunan Avrupa hükümetleri ve uluslararası kurumlar üzerinde önemli sonuçları olacağı bildirildi.
Sadece Türkiye kamuoyu üzerinde değil, aynı zamanda Avrupa toplumuna yönelik de Kürt halkı ve Öcalan hakkında psikolojik özel bir savaşın geliştirildiği hatırlatılan açıklamada, imza kampanyasının Öcalan gerçeğini birinci elden Avrupa kamuoyu, medyası ve sivil toplum örgütlemelerine anlatmak açısından önemli bir fırsat olduğu ifade edildi. Ancak imza kampanyasında hedeflenen milyonlara ulaşabilmek için de yüzbinlerce Kürt ve dostunun aktif çalışmasının gerektiğine dikkat çeken KON-KURD, binlerce üyesi bulunan bağlı 10 federasyon ve 150 dernek olarak, imza kampanyasını çalışmalarının merkezine koyduklarını duyurdu.
Aynı zamanda her Kürt bireyi, Kürdistanlı ve dostlarına çağrıda bulunan KON-KURD, “Nasıl ki cezaevlerinde amansız zor koşullarda, her yaştan, cinsten, inançtan, meslekten binlerce insanımız, varlığımız ve özgürlüğümüz için 68 güne kadar canlarını ortaya koyabildilerse, bizler dışarıdaki özellikle Avrupa’daki Kürtler olarak, her birimiz önümüze en azından binlerce imza hedefi koyarak, gece-gündüz demeden seferberlik ruhuyla çalışıp özgürlük sürecinin diplomatik ayağını güçlendirmeliyiz” mesajını verdi.