
AKP Hükümeti’nin her alanda geliştirdiği saldırılara karşı topyekün direniş içinde olan Kürtler, Newroz Bayramı’na büyük coşkuyla hazırlanıyor. Kutlamaların startı, 18 Mart’ta Amed ile İstanbul’da eşzamanlı verilecek. Newroz programları da belli oldu. Amed’teki kutlamaya Selahattin Demirtaş ile Aysel Tuğluk; İstanbul Kazlıçeşme’deki kutlamaya ise Ahmet Türk ile Gültan Kışanak katılacak. Siyasal mesajların verileceği Newroz alanlarında „Kürtlerin kimliğinin anayasada tanınması, anadilde eğitim hakkı, siyasi statü ve Kürtlerin örgütlenme hakkı“ gibi 4 temel talep için imza kampanyası da başlatılacak.
Büyük mitinglere sayılı günler kala Demokratik Toplum Kongresi (DTK) ile Barış ve Demokrasi Partisi (BDP), bu yıl 130 merkezde kutlanacak Newroz’un programı ve mesajlarını açıkladı. BDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanları Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk ile BDP Amed Milletvekili Nursel Aydoğan, dün Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Konukevi’nde basın toplantısı düzenledi. Toplantıda, Newroz etkinlikleri için hazırlanan ve „An azadî an azadî“ sloganı ile üç kibrit çöpü ve meşalenin bulunduğu, ancak Türk yargısınca yasaklanan afiş de asıldı.
Ulusal birliğin ifadesi
Toplantıda konuşan Selahattin Demirtaş, 1980’lerde Diyarbakır Cezaevi’nde Newroz ateşi olarak yakılan 3 kibrit çöpünün boşuna yanmadığını ve Newroz ateşinin bugüne kadar çevresini aydınlatarak umut olduğunu söyledi. 2012 Newroz’unun da yeni bir çıkışın umudu olacağını belirten Demirtaş, şunları söyledi: „Artık Newroz kişilerden bağımsız bir özgürlük mücadelesini sembolize ediyor. DTK ve BDP olarak Newroz’u bu yönüyle ortaya çıkacak bir formatta planladık. 130 merkezde ortak organizasyonlar yapacağız. Amed Newroz’u öylesine görkemli bir Newroz olmalı ki, o gün herkes Newroz meydanında olmalı ki bütün dünyaya bir kez daha ‘evet biz burada kimliğimizle, kendi anavatanımızda, Kürdistan’da özgürce yaşamaya kararlıyız’ mesajı çıkmalıdır. Oradaki o birlikte duruş, bütün dünyaya verilecek en büyük mesajdır. Oraya gelenler sadece BDP’ye oy verenler değildir. Kendi coğrafyasında onurlu yaşama isteği olan herkes, o gün o alanda toplanıyor. Bunu sadece bir parti kutlaması olarak ele almadık. Ulusal birliğin de bir ifadesidir. Sadece Kürtlerin değil, bu coğrafyada yaşayan ve ezilen herkesin sembolüdür.
Newroz özgürlük meydanı olacak
O gün Newroz meydanında olmak aylardır kesintisiz devam eden askeri operasyonlara, katliamlara karşı ‘ben asla sessiz kalmadım’ demektir. Yakılmış parçalanmış gençlerin cesetlerine karşı ‘duyarsız kalmadım’ demektir. O gün orada olmak Roboskî’de savaş uçaklarınca gençlerin parçalanmasına ‘sessiz kalmadım’ demektir. O gün orada olan herkes ‘siz tutukladınız, zulmün alasını yaptınız ama biz size teslim olmadık, binlercemiz içeride, milyonlarcamız alanlarda şimdi özgürlüğü haykırıyoruz’ demiş olacaktır. Newroz bir özgürlük meydanı olacaktır. Bu yıl bizler siyasal dönüşümün dizaynı için Newroz alanlarında olacağız. Biz barış elimizi uzattık ama siz işkenceyi, zulmü, faşizmi dayattınız ama biz size müzakere için bir fırsat daha sunmak için Newroz’da olacağız.“
Kürtçe, Kürtlere yasak!
Basın toplantısından sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan Demirtaş, „Valilik Newroz ile ilgili hazırladığınız ve billboardlara astığınız afişi mahkeme kararıyla yasaklatıp billboardlardan söktürdü, ancak siz bu yasaklı afişin önünde konuşuyorsunuz. Valilik ise bugün Çanakkale savaşıyla ilgili Kürtçe ve Türkçe afiş astırmış. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz“ sorusunu şöyle cevapladı: „Devlete Kürtçe serbestir. Devlete Kürtçe hiçbir zaman yasaklanmadı. Kürtlere Kürtçe, Kürdistanlılara Kürtçe yasaktır. Bu konuda söylenecek çok şey var, devlete dair, valiliğe dair. Newroz arifesinde gündemi değiştirmeyeyim, o nedenle çok şey ifade etmek istemiyorum. Kürtlere de Kürdistan’a da kendi anadili serbest olacaktır. Valilik denen kurum gereksiz bir kurumdur. Yani gereksiz bir kurumun astığı afiş de gereksiz bir afiştir. Bizim önerdiğimiz sistemde valilik denen bir mekanizma yoktur. Fazlalık olarak sisteme dahil edilmiş bir kurumu da biz inşallah en kısa sürede bir anayasa değişikliğiyle kaldıracağız. O nedenle bir afişi yasaklamak veya kaldırmak valiliğin yetkisinden kesinlikle çıkarılacaktır. Çünkü vali diye bir şey olmayacaktır. Ankara’dan atanmış iktidarın zihniyetini temsil eden bir kurum bizim yönetim anlayışımızda olmayacaktır. Halk kendi seçtiği yöneticiler aracılığıyla yönetilecektir. Halkın seçtiği yöneticiler de halkın diline, kültürüne değer veren; onlara saygı duyan yöneticiler olacaktır. Valiliğe özgü bir yaklaşım değil, merkezde alınmış bir kararın Diyarbakır Valiliği tarafından veya mahkemeler tarafından uygulanmasıdır. Valilik yasakladı diye, mahkeme yasakladı diye özgürlük kavramı veya Kürtçe yasaklanmıyor. İşte o afiş arkamızda dağ gibi duruyor; alanlarda da meydanlarda da olacaktır.“
Türk medyasının manipülasyonu
Ahmet Türk, bu yıl yapılacak Newroz kutlamalarında Kürtlerin istemleri ve mücadelelerinin alanlara yansıtılacağını belirtti. AKP yandaşı medya tarafından servis edilen ‘Newroz’da halkın üzerine ateş açılacak’ şeklinde haberlerin katılımı önlemeye yönelik olduğuna dikkat çeken Türk, gerginliklere asla meydan vermeyeceklerini ve bu yılki Newroz’un ulusal birlik günü olarak kutlanacağını söyledi.
4 talep için imza kampanyası
Newroz’un ulusal birlik günü olduğunu ifade eden Ahmet Türk, „9 Mart’ta Kürt siyasetçileri, kanaat önderleriyle ulusal ittifak adına toplantı yaptık. Bu Newroz’u bütün Kürt partileriyle, sivil toplum örgütleriyle sağladığımız ittifak doğrultusunda kutlayacağız. Bütün Kürtlerin vazgeçilmez 4 temel talebi var. Kimliğin tanınması, anadilde eğitim hakkı, siyasi statü ve Kürtlerin örgütlenme hakkının sağlanması. Bu 4 talebin karşılanması için Newroz’da imza kampanyası da başlatıyoruz. 15 Nisan’a kadar toplanacak imzalarla taleplerimizi Türkiye gündemine taşıyacağız. Özgürlük aşkıyla mücadele eden Kürtleri kimse susturamaz. Bu mücadelemiz özgürlüğü yakalayıncaya kadar devam edecektir“ dedi.
AMED