
Ahmet Kahraman: TC’de ırkçı ayrımcılık, yalnız devletin değil, toptancı bir tanımla medya dediğimiz basın ve yayın organlarının da “karakteri”dir. Türk medyasında düne kadar Kürt resmen yoktu. Kürt ve Kürtçe ifadeleri, genelde “ihbar” nitelikli olarak anılmaktaydı. “Şu kişi Kürt vardır dedi” ya da “Kürtçe konuştu” gibi...
Savcılar da bu yayınları ihbar kabul edip dava açmaktaydı.
Kürtlerin yürüttüğü mücadele sonunda bu ırkçı kast yıkıldı. Ama Kürtlerin anavatanı Kürdistan hala tabudur, Türk medyasında.
Bugün Kürt var, ama Türk medyası hala tek yanlıdır. Kürtlere ilişkin objektif bir haber okumak mümkün değildir. Medya Kürtlere ilişkin haberlerde çürütmeci, iz kaybettirici bir çarpıtma ve kapatma aracıdır. Söz gelişi geçtiğimiz günlerde Antalya’nın Kaş ilçesinde Mahir Çetin adındaki bir Kürt genci kimliği yüzünden “pis Kürt” naralı ırkçı bir grubun saldırısına uğradı. 20 yaşındaki Mahir Çetin linç edilerek öldürüldü. Ama Türk medyası, bu ırkçı vahşeti görmedi bile. Bazıları haber diye valinin “sarhoş kavgası” çarpıtmasını yayımladılar.
Kürt medyası işte bu ihtiyaçtan doğdu. Yeni Özgür Politika da ihtiyacın ürünlerinden ve tabii ki onu yaşatmak Kürt okurların desteğiyle mümkün.
Hüseyin Mat (AABF Genel Başkanı): Geldiğimiz coğrafyada basının, özgür düşüncenin üzerinde bu kadar çok baskı, tehdit varken, bu kadar şiddet uygulanırken, bağımsız basının, özgür basının sesini yükseltmesi, elbette biz Avrupa’da yaşayan Alevilerin de en önemli taleplerinden, beklentilerinden biridir. Bu anlamda Yeni Özgür Politika’yı da takip ediyoruz, okuyoruz. Umarım yeni döneminde Türkiye’de, Anadolu’da, Kürdistan’daki ezilenlerin sesi olmaya, ezilenlerin kendini ifade ettiği bir platform olmaya devam eder. Bu konuda beklentilerin yüksek olduğunu da ifade etmek isterim.
Özellikle yeni yayın döneminde Kûrmancî’nin yanına Kirmanckî’nin de eklenmesini çok pozitif görüyorum. Yaşadığımız coğrafyada birçok dil, maalesef sahip çıkılmamasından dolayı yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Bunlardan biri de Kirmanckî. Bu nedenle sahip çıkmanızı önemsiyorum. Yeni Özgür Politika’yı kutluyorum, tebrik ediyorum. İyi yayınlar, iyi çalışmalar.
Hozan Comert: Yeni Özgür Politika, özgürlük mücadelemizin gerçekten büyük bedeller vererek ortaya çıkardığı bir değer. Bence Kürt Özgürlük Hareketi’ne gönül veren insanlar, şehitlerine, zindanlarda direnen evlatlarına, Önderliğin fikirlerine ve değerlerine bağlı olan halkımız, yaratılan değerlere mutlaka sahip çıkmalı. Kürtlerin ilk sahip çıkmaları, abone olmaları gereken de gazeteleridir. Gazeteyle bütün o değerler, her gün bir güneş gibi evimize giriyor.
Biz hala yaratılan değerleri tam özümsememişiz, düşmanın sisteminin kafamızda yarattığı değerlerden kendimizi koparamamışız; bu da bir mücadeledir. Kürt yurtseverlerinin ulusal, sosyal, kültürel, ahlaki, siyasi bütün değerler bileşkesi, bu gazetelerimizden geliyor. Yaratılan değerler, gazeteyle nefes alıyor. Topluma yansıması, gazeteyle oluyor.
Biz Kürtlerde okumazlık var. Kitap ve gazete çok okumuyoruz. Fakat insanlar kendileriyle hesaplaşmalı. Yoksa kendimizi sistemin çarkından, sistemin yarattığı medya tufanından kurtarmamız çok zor.
Avrupa’daki bütün halkımıza çağrımdır: Yeni Özgür Politika’ya abonelik, yurtseverliğin birinci görevidir. Mutlaka ama mutlaka bu gazete her eve girsin. Eve giren gazete şehitlerimizin, dağlardaki halkın evlatlarının sesidir. Biz gazeteye ne kadar sahip çıkarsak Kürdistan’a olan borcumuzu o kadar ödemiş oluruz. Kürt yurtseverliğinin bize ne kadar sindiğinin ispatıdır bu.
Bazen bakıyorum, çok yurtsever insandır, 30 yıldır yurtseverdir, ama gazete abonesi değil. Bunu kırmamız lazım. Gazete, güncel yaşamda bize yol gösteren bir değerimizdir. İçinde kültür ve sanat var, siyaset var, güncel haberler, yorumlar var. Binbir türlü insanın kendisine lazım görebileceği bir sürü şey var. Tekrarlamak istiyorum: Herkes mutlaka sahip çıkmalı, abone olmalıdır.
Nizamettin Toğuç (FCÎK temsilcisi): Gazetenin gelişmesini çok olumlu buluyorum. Bana göre herkesin, başta da bütün Kürtlerin gazeteye abone olması gerekiyor. Gazetemiz, mazlumların sesidir. Şu anda yeteri kadar insana ulaşmıyor. Bu özellikle biz Kürtler için bir ayıptır. Avrupa’da milyonlarca Kürt var ama şu anda tirajı olabileceğin çok altında. Bu gazete bir değerdir. Bütün Kürtlerin değerlerine sahip çıkmasını istiyoruz. Böyle olursa, herkes kendi değerlerine sahip çıkarsa, haklarımıza daha erken kavuşuruz.
HABER MERKEZİ