- Türk cezaevlerindeki PKK ve PAJK'lı tutsakların, "Abdullah Öcalan'a Özgürlük, Kürt Sorununa Çözüm" kampanyası kapsamında 27 kasım'da başlattığı açlık grevi, 64. gününde. Açlık grevindeki 23 yıllık tutsak Esma Ayaz, "Herkes üzerine düşen görevi yapsın” çağrısında bulundu.
Tutsakların avukatlarına ve ailelerine ilettikleri direniş mesajları gelirken, 1998'de tutuklanarak müebbet hapis cezası verilen ve şu an Şakran Kadın Kapalı Cezaevi’nde bulunan Esma Ayaz, ailesi ile yaptığı telefon görüşmesinde halka çağrıda bulundu. Mesaj şöyle: “Çağrım bütün halkadır. Önderliğin fiziki özgürlüğü ve Kürt sorununun çözümü için 27 Kasım’dan beri dönüşümlü açlık grevindeyiz. Şimdi ben ve Fatma Reşat Fido arkadaş açlık grevindeyiz. Halkımıza, yazarlara, aydınlara, sanatçılara çağrımdır; herkes üzerine düşen görevi yapsın. Özgür Kurdistan ve demokratik Türkiye için özgürlük tutsaklarına ses verilsin. Alanlarda mücadele yürüten bütün arkadaşlarımıza sevgilerimizi ve selamlarımızı gönderiyoruz. Bize destek olan ve direnen annelerimize sevgilerimizi ve selamlarımızı gönderiyoruz. Umarız iyi bir sonuç alırız.”
* * *
Tablo ağırlaşmadan adım atın
Tutsak yakınları öncülüğündeki Adalet Nöbeti, Amed, Wan, Adana, Mersin, İstanbul, İzmir ve Mardin'de devam ediyor. Ankara'da destek amaçlı açlık grevi de bugün 5. gününde.
Açlık grevindekileri ziyaret eden DEM Parti Eşbaşkanı Tülay Hatimoğulları,“Sayın Öcalan üzerindeki tecrit derhal kalkmalı, cezaevlerindeki tablo daha da ağırlaşmadan çözüm için adım atılması hepimizin talepleridir” dedi. 15 Şubat’a kadar dönüşümlü sürecek tutsaklarının açlık grevinin, sonrasında nasıl bir tabloda devam edeceğini bilmediklerini belirten Hatimoğulları, "Ancak içerideki açlık grevinin daha ağırlaştırılmış bir tabloya dönüşmeden önce siyasi rehinelerin başlattığı bu önemli ve tarihi anlamı olan direnişin siyasal sonuçlarının bütün toplum için hayırlı olacağına inanıyoruz” diye konuştu.
40 yıldır savaş ve çatışmaların olduğunu, bu nedenle Kürt sorunun çözümünde bir yere gelinemediğini söyleyen Hatimoğulları, şöyle devam etti: “Bugün Kürt sorununun barışçıl ve demokratik yöntemlerle çözülmemesinin ağır faturasını sadece Kürt halkı değil, Türkiye halklarının tamamı ödüyor. Bugün yaşadığımız ağır yoksulluğun nedenlerinden biri de Kürt sorunu başta olmak üzere, devletlerin kendi iktidarlarını korumaları için yürütmüş oldukları bu karanlık ve kötü siyasetin ürünü olarak savaşta ısrarın olduğunu hepimiz görüyoruz.”
DEM Parti’nin de talebidir
Anaların gösterdiği direniş, çektiği acılar, barış konusundaki ısrarları ve Abdullah Öcalan ile ilgili taleplerinin çok anlamlı ve önemli olduğunu kaydeden Hatimoğulları, şunları ekledi: "DEM Parti'nin de talebidir ve ortaklaşarak başaracağımıza inanıyoruz. Hep birlikte kazanacağız. ‘Çözümün adresi İmralı’ diye bir slogan yazılmış, çok anlamlı bir slogan. Sayın Öcalan üzerindeki tecrit derhal kalkmalı, cezaevlerindeki tablo daha da ağırlaşmadan çözüm için adım atılmalı.”