• Hasta tutsak Mehmet Hanefi Bilgin’in yaşamını yitirmesiyle hukuki sürecin başlatılması gerektiğini belirten ağabeyi Veysel Bilgin, "30 yıl sonra bizimle buluşacaktı. Bizi, doğayı, ağacı, böceği, her şeyi özlediğini söylüyordu. Gerçekleştirmek istedikleri vardı ama hepsi yarım kaldı" dedi.

 

Serbest kalmasına 5 ay kala 30 Ocak'ta Bolu F Tipi Kapalı Cezaevi’nde yaşamını yitiren 30 yıllık tutsak Mehmet Hanefi Bilgin’in ağabeyi Veysel Bilgin, kardeşinin hastalıkları bilinmesine rağmen doktora götürülmemesinin kabul edilemeyeceğini belirtti. Cezası bir yılın altına düştüğü halde tahliye hakkından yararlandırılmadığını hatırlatan Bilgin, “Denetimli serbestlik hakkı verilmedi. Eğer denetimli serbestlik hakkı verilseydi, biz kardeşimi tedavi ettirebilirdik, belki bunlar da yaşanmayacaktı” dedi.

Kardeşinin 27 Haziran’da serbest bırakılmasına odaklandıklarını söyleyen Bilgin, “Kardeşim tahliye olacağının coşkusunu yaşıyordu. Haziran'da bizimle buluşacaktı, ailesiyle 30 yıl sonra buluşacaktı ve bütün bunlar yarım kaldı, hiçbir şey gerçekleşmedi” dedi. Kardeşiyle çıkacağı günü konuştuklarını anlatan Bilgin, “Kardeşim memleketini çok özlemişti. Bizi çok özlediğini, doğayı, ağacı, böceği her şeyi özlediğini söylüyordu. Bunların özlemiyle gitti. 30 yıllık bir mahkumiyetten sonra büyük özlemleri vardı, bunları gerçekleştirmek istiyordu ama hepsi yarım kaldı. Bu acıyı içimizden nasıl atarız bilmiyorum” şeklinde konuştu.

Kardeşinin yaşamını yitirmesinde ihmali olanlar hakkında hukuki sürecin işletilmesi gerektiğinin altını çizen Bilgin, “Kardeşime ilişkin gerçekten bir ihmal var ise sorumlusu kimlerse hukuki süreç başlatılmalı. Bu durumun açığa çıkarılmasını istiyoruz” çağrısında bulundu.  MA/ANKARA