
Erkekler ise, su taşımayı kendilerine yakıştırmıyorlar” dedi. Cengiz, “HES’ten önce musluktan akan suları içebiliyorduk. HES’ ten sonra ise musluktan resmen çamur akıyor” diye konuştu. Musluklardan gelen çamurlu suyu sadece bahçe sulamasında kullandıklarını ifade eden Cengiz, bu şekilde de çevrenin, balıkların ve ağaçların ciddi zarar gördüğünü de sözlerine ekliyor.
HES’in hayata geçirilmesinden sonra hastalıkların arttığına dikkat çeken Beyhan Cengiz ise, “Sular içilmiyor, içen hastalıklara yakalanıyor. Temiz su kullanmak da maddi ve manevi yönlerden yıpratıyor bizi” dedi.
Parası olan temiz su içebiliyor
HES projesinden sonra ilçenin büyük ölçüde zarar gördüğünü de aktaran Fatma Cengiz, yaşlı, kadın ve çocuklara kadar herkesin su taşıdığını dile getiriyor. Yaşlıların mağduriyetinin kendilerini çok rahatsız ettiğini belirtiyor. Cengiz, “Arabası olanlar suyu köylerden, olmayanlar camilerden temin etmeye başladı. Suyu 3 km mesafeden taşıyanlar oluyor. Maddi durumu iyi olanlar marketlerden alıyor” ifadelerini kullandı.
Pasûr Belediye encümenlerinden Cevahir Polat, “HES’ ler Pasûr’daki ekolojik dengeyi bozarken, insanların mağduriyetine de yol açtı” dedi. Su sorununun yüzde 99’unun kadınları ilgilendirdiğini belirten Polat, temizlik yapanın, su taşıyanın, yemek yapanın kadın olduğunun altını çizdi. Bahar aylarında halkın sıklıkla çaya inerek piknik yaptığına değinen Polat, temiz su gelene kadar vaziyetlerinin bu şekilde devam etmek zorunda olduğunu belirtiyor.
LEYLA KÜRKÜT / JINHA/AMED