
Yargı kararıyla Karadeniz’de tek tek yapımları durdurulan Hidroelektrik Santraller (HES), Bölge’de inşa edilmedik nehir, dere ve çay bırakmadı. HES’lerin son kurbanı ismini Amed’in Pasûr İlçesi’nden alan çay oldu. Pasûr Çayı üzerine yapılan iki HES, yalnızca çayı kurutmadı aynı zamanda çayın içindeki ve dışındaki tüm canlıları da öldürdü. HES-I ve HES-IV için yapılan yol yapımı, çayın geçtiği vadide ağaç bırakmadı. Pasûr Çayı’nda yapımlarına 2007 yılında başlanan ve biri 2009’da, biri de 2011’de tamamlanan ve üretime geçirilen HES’lerin bölgede daha da artırılması düşünülüyor. Pasûr Çay’ı üzerinde yapılan HES’lerin bir benzeri, şimdi de Eskar Çayı ve Gelîye Billûr (Misur Deresi) üzerinde yapılması planlanıyor. Pasûr’le yetinmeyen Yıldızlar A.Ş. şimdi de Isparta’da HES inşa ediyor. Pasûrler ise HES’in zararlarından bihaber. Ancak tepkisiz de değiller. “Elektrik üretiyorlar ama suyumuzu kirletiyorlar. İlçemizin tek doğal güzelliği olan çayımızı böyle yok ediyorlar” sözleriyle tepkilerini dile getiriyorlar. Doğa kırımına karşı seslerini yükseltmek isteyen Pasûrlü yurttaşlar, Pasur Doğal Çevreyi Koruma Platformu’nu (PADÇEK) kurma girişimi başlattı.
Kuruluş toplantılarını gerçekleştiren PADÇEK’in sözcüsü Mekin Kılıç, öncelikli olarak yurttaşları HES konusunda bilgilendireceklerinin altını çizdi. Kılıç, bunun için çeşitli seminer ve paneller yapacaklarını söyledi. Pasûr Çayı’nın eski halini Munzur Çayı’na benzeten Kılıç, çay ve etrafında büyük oranda doğa tahribatının yaşandığını söyledi. İnsan ve hayvanların da zarar gördüğünü belirten Kılıç, ne arıtma tesisinin kurulduğunu ne de Çevre Etki Düzenleme (ÇED) Raporu’nun halkla paylaşıldığını belirtti. HES şirketlerinin hükümetten destek aldığının, Pasûr’deki HES’lerin diğerlerinden farkı olduğunu dile getiren Kılıç, “Buradaki fark, bizim HES yapılan çayın suyunu kullanıyor olmamızdır” dedi.
‘Abdest alacak su bile yok!’
Pasûrlüler de musluklarından akan çay suyunun çamurlu olmasından yakındı. Kadın erkek, çocuk yaşlı demeden sabah akşam evlere çevre çeşmelerden ve camilerden su çekiliyor. Duruma tepki gösteren Mehmet Emin Kartal adlı yurttaş, “HES diye bir şey yapmışlar. Onun yüzünden çayımız kurudu. Suyu bıraktıkları zaman gelen su da çamurludur. O çamurlu su da musluklarımızdan akıyor” dedi. HES’in ne olduğunu bilmediğini söyleyen Kartal, “Bir santral yapmışlar elektrik elde edilecekmiş. Çayın suyu kurudu, araziler susuz kaldı. HES’te elde edilen elektrikten de yararlanmıyoruz. Bu Ramazan ayında abdest alacak su bile yok” diye konuştu.
Belediyenin projesi var
Konuyla ilgili görüştüğümüz Pasûr’ün BDP’li Belediye Başkanı Mehmet Nesip Şimşek, ilçedeki su sorununun çözümüne ilişkin yeni projeler geliştirdiklerini belirtti. Şimşek, şöyle konuştu: “HES’in yapılması çayın kurumasına neden oldu. Bu bir doğa katliamıdır. Temiz su bulabilmek için yoğun çaba sarf ediyoruz. Başka bir çaydan su getirme projemiz var. Proje son aşamasındadır. Sorunun en kısa zamanda çözülmesi için ne gerekiyorsa yapacağız.”
Korucular nöbet tutuyor
İddialara göre, HES’in yapıldığı aşamada projeyi gerçekleştiren Yıldızlar A.Ş.’nin patronlarının, dönemin binbaşısı ile görüşerek, Kulp çevresinde bulunan korucuların HES’lerin güvenliğinden sorumlu olarak gönderilmesini istemiş. Korucuların daha sonra HES’lerin başında nöbet tutmaya başladığı kaydediliyor. HES’te neden nöbet tuttuklarını bilmediklerini dile getiren korucular, “Devlet bizi nereye yönlendirirse biz onu yaparız. Biz koruculuk yapıyoruz, mecburuz” diye konuştu. HES’in ne olduğunu bilmeyen bir başka korucu ise, kendisinin neden nöbet tuttuğundan da habersiz.
ŞİLAN ÖZHAN - DİHA/AMED