İsviçre'nin Basel kentinde Paris katliamının aydınlatılması için Kürt kadınlarının başlattığı 'Adalet İstiyoruz' nöbet eylemi 10'uncu haftasına girdi. Eylemlerde şimdiye kadar, 'Öcalan'a Özgürlük Kürdistan'a Statü' imza kampanyası için 6 bin imza toplandı.

Fransa'nın başkenti Paris de 9 Ocak'ta katledilen Kürt kadın devrimcilerinden Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez’in faillerinin açığa çıkarılması amacıyla Basel kentinde devam eden 'Adalet İstiyoruz' eylemi 10'uncu haftasına girdi. Basel Kadın Komisyonu tarafından organize edilen eylem, her Çarşamba günü kent merkezi Claraplazt'ta stand açılarak yapılıyor. Kadınlar bu standlarda aynı zamanda, 'Öcalan’a Özgürlük Kürdistana Statü' talebiyle 6 bin imza topladı. Paris Katliamı'nın failleri  açığa çıkana kadar eylemlerine devam edeceklerini belirten kadınlar, "Bu katliamı unutmayacağız ve unutturmayacağız. Onların şahsında Kürt kadınlarının özgürlük ve adalet arayışları devam edecek" dedi.

6 bin imza toplandı

Nöbet eyleminin kent merkezinde olmasından dolayı yoğun bir ilgi gördüklerini belirten kadınlar, "Her ulustan insanlar nöbet eylemimizin nedenini soruyor ve imza veriyor. Özellikle Paris Katliamı'ndan dolayı nöbet tutmamız bir çok kadın ziyaretçi tarafından takdir ile karşılanırken, sayın Öcalan'nın özgürlüğü için imza veriliyor" diye belirtti.
Basel'de 10'uncu haftasına giren 'Adalet İstiyoruz' nöbet eylemine katılan Kürdistanlı kadınlar gerek nöbet eylemi, gerek yürütülen imza kampanyasına ilişkin görüşlerini gazetemiz aracılığıyla kamoyuna duyurdu.

Kürt kadınlarının ilgisi az

İmran Sabaz (Kadın Komisyonu üyesi): Eylem yerinde konuştuğum insanların büyük bir bölümü Kürtleri ve mücadelesini tanıyor. Ama gerek Paris Katliamı, gerek Başkan'ımızın konumuna ilişkin çok az bilgiye sahipler. Bu nedenle standımız aynı zamanda bir bilgilendirme görevi görüyor. Genel anlamıyla nöbet eylemimize ilgi yoğun. Ama ne yazık ki; aynı ilgiliyi Kürdistanlı kadınlarda göremiyorum. Çünkü talep ettiğimiz barış, özgürlük ve adalet önce kadınlar için vazgeçilmez taleplerdir.

Diplomatik çalışmalar geliştirilmeli

Züleyha Aslan (Kadın Komisyonu üyesi): Uzun bir zamandır Basel'in değişik merkezlerinde Kürt kadınları olarak standlar açıyorduk.Paris Katliamı'nın seyri bizi böylesi bir nöbet eylemine yönlendirdi. Çünkü Paris Katliamı unutturulmaya ve 'faili meçhul' bırakılmaya çalışılıyor. Biz kadınlar buna sessiz kalamazdık. Genel anlamıyla bir Kürt diplomatik haraketliliği var. Ama Kürt kadınlarının diplomatik alandaki sesi oldukça zayıf. Bunun eksikliğini bu nöbet eylemiyle birlikte bir kez daha gördük. Burada durmamıza bir çok kadın ilgi gösteriyor, bizimle ilişkiler geliştirmek istiyor. Ama bu hususta bir ağımız ve ciddi anlamda bir diplomatik örgütlülüğümüz olmadığı için bunu gerçekleştiremiyoruz.

Materyaller karşılansın

Besey Ay (Kadın Komisyonu üyesi): Basel'de binlerce Kürdistanlı kadın olmasına rağmen standımıza gereken ilgi gösterilmiyor. Nöbet eylemimiz genel anlamıyla bir süreklilik taşısa da ve gereken ilgiyi görse de standımızın Kürt kadın ayağı zayıf kalıyor. Oysa burda bir halk diplomasisi gerçekleştiriliyor. Bir sorunumuzda gerek Öcalan'a özgürlük kampanyası gerek Paris Katliamı'na ilişkin elimizde bilgi içeren döküman, broşürler yada görsel materyaller hiç yok. Kürt siyasetçileri ve kurumların dikkatine bu talebi ve eksikliği sunmak istiyorum.

Her kadın bir mum yakmalı!

Elif Demirtok (Kadın Komisyonu üyesi): Katliam aydınlığa çıkana kadar veya bir açıklama yapılana kadar eylemimiz devam edecek. Bu hususta kararlı ve bir o kadar duyarlı olmaya çalışacağız. Biliyorum ki, bu katliam sıradanlaştırılırsa veya doğallaştırılırsa Kürt kadınının siyasi iradesinin bir yüzü karanlıkta kalır. Her Kürt kadını Paris Katliamı'nın aydınlatılması için bir mum yakmalı ve bu ateşi hiç söndürmemeli.
Elif Kızılcı (Eylemci): Biz kadınlar buraya gelmeye ve arkadaşlarımıza destek olmaya çalışmalıyız. Burada duran arkadaşlarımız kendisi için durmuyor. Bizim özgürlüğümüz ve haklarımız için duruyor. Ben Paris Katliamı'ndan çok etkilendim. Sanki beni de vurdular...


ALİ ONGAN/BASEL