
Roboskî Katliamı’nın 4. yıldönümünde düzenlenen anma etkinliklerinde Türk devletine öfke vardı. “Katil AKP devleti” diyen Roboskîli aileler, “adalet arayışımız sürecek” mesajı verdi. Roboskî‘deki katliamcı zihniyetin bugün sokağa çıkma yasağı ilan edilen kentlerde devam ettiği belirtilen anmalarda, “Mücadelemiz sürecek, boyun eğmeyeceğiz” mesajı verildi.
Şırnak’ın Uludere ilçesine bağlı Roboskî köyünde, Türk savaş uçakları tarafından katledilen çoğu çocuk 34 kişi anıldı. Roboskî-Der ile HDP ve DBP öncülüğünde “Katliamlara karşı öz yönetim, savaşa karşı barış” şiarıyla düzenlenen anma, Amed’de Dört Ayaklı Minare önünde katledilen Roboskî davası avukatı Tahir Elçi’ye adandı. Roboskî köyü girişinde düzenlenen anmaya HDP Milletvekilleri Meral Danış Beştaş, Osman Baydemir, Erdal Ataş, Mehmen Ali Aslan ve Alican Önlü’nün de aralarında bulunduğu binlerce kişi katıldı. Katledilen 34 kişinin fotoğraflarının taşındığı anmada sık sık “Katil AKP, Erdoğan hesap verecek”, “34 can yaşıyor Roboskî direniyor”, “Katil devlet Kürdistan’dan defolacak”, “Bijî berxwedana rêveberiyên cewherî” sloganları atıldı.
Devlet katliamları sürüyor
Roboskîli aileler adına konuşan Narin Ant, faillerin hala yargılanmadığını hatırlatarak, “Katiller yargılanmadığı gibi her gün yeni katliamlar yapılıyor. Sokağa çıkma yasaklarıyla birlikte genç, kadın, çocuklar katlediliyor Kürdistan’da. Annelerin cenazeleri günlerce sokaklarda kalıyor, anne karnındaki bebekler katlediliyor. Sur, Cizîr, Nisêbîn, Kerboran, Silopî‘de kentlerimiz tank, top ve ağır silahlarla kuşatılarak insanlar katlediliyor. Bizler Roboskî‘den biliyoruz ki Türkiye’de insan hayatı çok ucuz” dedi. “Roboskî‘de kardeşlerimizi, eşlerimizi katledenler her gün farklı yerlerde insanlarımızı katlediyor” diyen Ant, ekledi: “Devlet katlediyor, failleri ise yargılanmıyor. Ama bizler mücadelemizi de adalet arayışımızı da bırakmayacağız.” Mücadelemizi asla bırakmayacağız Roboskîli anneler adına konuşan Felek Encü ise konuşmasında öz yönetim direnişlerini selamladı: “Bugün hendeklerin arkasında aslanlar gibi direnenleri selamlıyorum. Ben sadece Roboskî‘de katledilenlerin annesi değil, tüm Kürdistan şehitlerinin annesiyim. Kobanê’den, Suruç’a, Cizîr’den Amed surlarına kadar direnenleri selamlıyorum. Devlet korksun bizden, annelerden korksun. Bizler mücadelemizi asla ve asla bırakmayacağız.”
Her gün Roboskî yaşanıyor
Ailelerin acılarını paylaşan HDP Urfa Milletvekili Osman Baydemir, “Başınız dik olsun analarımız, halkımız Rojhilat’tan Rojava’ya, Bakur’dan Başûr’a barbarizme karşı boyun eğmiyor. Eğer Roboskî’nin failleri yargılanmış olsaydı Amed, Ankara ve Suruç katliamları olmazdı. Bugün Cizîr’de, Silopiya’da, Nisêbîn’de her gün yaşanan Roboskîler yaşanmazdı. Hitlerin akıbeti ne olduysa onların akıbeti o olacak. Ankara iyi bilsin ki onlar güçlerini Hitler’den alıyor. Şunu da iyi bilsinler ki biz de gücümüzü kahraman şehitlerimizden alıyoruz. Tarihimizdeki direnişçilerimizden alıyoruz. Kürtlerin sesini tüm dünyaya bu aldığımız güç ile duyuracağız” diye konuştu.
Boyun eğmeyeceğiz
HDP Şırnak Milletvekili Ferhat Encü sokağa çıkma yasağının sürdüğü Silopi’de olduğu için anmaya mesaj gönderdi. Encü’nün mesajı şöyle: “Devlet Roboskî katliamıyla Kürt halkına boyun eğdirmek istedi. Ama bizler boyun eğmeyeceğiz. Özyönetim alanlarından, Roboskî Katliamı’nın devam ettiği yerlerden, katledenleri bir kez daha anıyor, mücadelelerinin süreceğinin sözünü veriyoruz.” Katiller aynı Roboskî Katliamı’nı AKP’nin yüzsüzlüğü ve vahşetinin simgesi olduğunu belirten HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, “Roboskî’nin katilleri bugün Cizre’de, Silopi’de, Sur’da, Nusaybin’de, Dargeçit’te katliamlarına devam ediyorlar. Katiller aynı. Katliam politikalarını bugün de devam ettiriyorlar” şeklinde konuştu.
Konuşmalar ardından 34 kişinin defnedildiği Roboskî şehitliğine yürüyüş yapıldı. Mezarlığa ulaşan ailelerin öfkelerine bugüne kadar hiç dinmeyen acı feryatları eklendi. Çocuklarının mezarlarına sarılan aileler, ağıtlar yaktı.
Unutmayacağız, affetmeyeceğiz
Roboskî Katliamı, Roboskî‘nin yanısıra Adana, Van, Amed, Mardin, Dersim, Kars, Muş, Ağrı, Erzurum, Adıyaman, Urfa, Antep, Antalya, İzmir, Muğla, Denizli gibi birçok kentte de yürüyüş ve açıklamalarla lanetlendi. “Bugün Cizre, Sur, Nusaybin, Silopi ve Roboskî olmuş” denilen anmalarda, “Roboskî‘yi unutmayacağız, affetmeyeceğiz” mesajı verildi.
HABER MERKEZİ
Meclis’te komisyon kurulsun
Roboskî Katliamı’nda yakınlarını kaybeden HDP Şırnak Milletvekili Ferhat Encü, katliamın tüm boyutları ile araştırılması için Meclis’te komisyon kurulmasını istedi.
19’u çocuk 34 kişinin katledilmesinin üzerinden 4 yıl geçtiğini hatırlatan Encü, 24. dönemde Meclis’te oluşturulan Alt Komisyon’un katliamı tüm gerçekliği ile araştırmadığını belirtti. Engellemelerden dolayı komisyonun üst düzey yetkililerinden bilgi alamadığını kaydeden Encü, “Gizlilik kararından dolayı sınırlı bilgilerin elde edilebildiği ve yoğun baskıdan ötürü sansürün uygulandığı olayın açıklığa kavuşturulması konusunda bugün çok daha fazla bilgi ve belgeye sahibiz” dedi.
Planlı ve programlı katliam
Katliam günü MGK’nın toplandığını, MİT’in katliamdan önce Genelkurmay Başkanlığı’nı bilgilendirdiğini hatırlatan Encü, “Emir komuta zinciri içerisinde katliamı gerçekleştirenlerin üstlerine verdikleri raporlarda grubun kesinlikle sivil olduğunun tespit edilmesi, olaydan sonra dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genelkurmay’a ‘hassasiyetinden dolayı teşekkür’ etmesi, yargının olayı sümen altı etmek için hukuka aykırı kararlar vermesi, Roboskîli ailelere uygulanan baskı ve sindirme hadiseleri bu olayın planlı ve programlı bir katliam olduğunu göstermiştir” diye belirtti.
Dosyanın üzerinin kapatıldığına dikkat çeken Encü, Meclis’in katliamla ilgili tüm gerçeği açığa çıkartma yükümlülüğü ile karşı karşıya olduğunu vurguladı. Encü, bu nedenle bir araştırma komisyonu kurulmasını istedi.
ANKARA
KCK: Katliamcı zihniyeti ortadan kaldırmalıyız
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Roboskî Katliamı başta olmak üzere tüm katliamlardan hesap sorma yolunun Kürdistan'ı özgürleştirme mücadelesini yükseltmek, katliamı gerçekleştiren zihniyeti ortadan kaldırmak olduğunu söyledi.
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı tarafından Roboskî Katliamı'nın 4. yıldönümü vesilesiyle yapılan yazılı açıklamada, Roboskî Katliamı'nın Türk devletinin karakterini tüm çıplaklığıyla açığa vurduğu hatırlatıldı.
Devlet bilerek katliam yaptı
Açıklamada, "Bu katliamın faili gizli değildir. Devlet, uçaklarıyla katledilenlerin kimler olduğu bilinerek bombalamayı yapmıştır. Bu kadar ağır suça rağmen dönemin Başbakanı bu bombalamayı yapanları kutlamıştır. Kürt Özgürlük Hareketi’ne karşı savaşan ordunun bu mücadelede iradesi zayıflamasın denilerek bu kutlama yapılmıştır. Bu gerçeklik, Türk ordusu ve polisi tarafından katledilen Kürtlere nasıl yaklaşıldığını gözler önüne sermiştir" denildi.
En fazla AKP döneminde
Roboskî Katliamı'nın Kürdistan'daki soykırım amaçlı katliamların bir halkası olarak gerçekleştiği anımsatılan açıklamada, katilamdan sonra da birçok katliam yapıldığı; hiçbir hükümet zamanında AKP iktidarı dönemindeki kadar arka arkaya katliamlar yapılmadığı belirtildi.
'25 ve '38 zihniyetinin devamı
Roboskî Katliamı'nı gerçekleştiren zihniyetin 20. yüzyıldaki zihniyetin devamı olduğu gibi, 2015 yılında şahit olduğumuz katliamların da Roboskî Katliamı'nı gerçekleştiren zihniyetin devamı olarak yaşandığı kaydedilen açıklamada, şunlar ifade edildi: "Türk devletinin 1925 ve 1938 yıllarındaki zihniyeti bugün daha incelmiş biçimde devam etmektedir. Zaten Tayyip Erdoğan 2006 yılında “kadın da olsa, çocuk da olsa gereğini yaparız” diyerek karakterini ortaya koymuştur. O günden bugüne görülen katliamlar 2006 yılında dışa vurulan zihniyet temelinde gerçekleşmiştir.
Kürdistan özgürleşmedikçe
Bugün daha da açığa çıkmıştır ki, Türkiye demokratikleşip Kürdistan Demokratik Özerklik çerçevesinde özgürleşmedikçe bu katliamlar son bulmayacaktır. Bu açıdan Roboskî Katliamı başta olmak üzere tüm katliamlardan hesap sormanın yolu Türkiye'yi demokratikleştirmek ve Kürdistan'ı özgürleştirme mücadelesini yükseltmek olmalıdır. Roboskî Katliamını gerçekleştirenlerden hesap sormak ancak bu katliamı gerçekleştiren zihniyeti ortadan kaldırmakla olur.
Sistemli katliam politikası
Cizre’de, Sur’da, Nusaybin’de, Silopi’de, Kerboran’da, Gever’de, Şırnak’ta, Farqin’de Kürt halkının başına tank ve topla bomba yağdırarak bebekleri öldüren zihniyet ve politika ile Roboskî Katliamı'nı gerçekleştiren politika da, zihniyet de, emir verenler de aynıdır. Bu açıdan Kürt halkına karşı sistemli ve amaçlı bir katliam politikası izlenmektedir. Kürtleri sindirip kültürel soykırımı tamamlamak istemektedirler.
Sömürgeciliğe karşı direniş
Roboskî Katliamı'nın beşinci yılında Kürt halkı ve demokrasi güçleri nerede olursa olsun ayağa kalkarak direnişe geçmelidirler. Gün, direnme ve kültürel soykırımcı faşist sömürgeciliği geriletme günüdür. AKP hükümeti katliamları Kürtlerin iradesini kırana kadar sürdüreceklerini söylüyorsa, Kürt halkı ve demokrasi güçleri de AKP hükümetinin bu kültürel soykırımcı iradesini kırana kadar bu mücadeleyi kesintisiz sürdürmelidir. Bu mücadele hiçbir tereddüt gösterilmeden her gün, her saat ve her an sürdürülmelidir. Kürt halkının var olma ve özgür yaşamdaki ısrarı tüm dünyaya gösterilmelidir.
Kürt halkı da, Kürt Özgürlük Hareketi de, demokrasi güçleri de Roboskî Katliamı görüntülerini hiçbir zaman unutmayacak, bu görüntülerin yarattığı öfkeyi mücadeleye dönüştürüp özgür Kürdistan ve demokratik Türkiye ile taçlandıracaktır."
BEHDİNAN