KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Paris Katliamı’nın hesabının mutlaka sorulacağı sözünü tekrarladı.

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşaknlığı, 9 Ocak 2013’te gerçekleşen katliamın birinci yıldönümünde yaptığı açıklamada, “Anılarını Demokratik Türkiye ve Özgür Kürdistan’la taçlandıracağımızın sözünü veriyoruz. Bu üç devrimci kadının katillerinden mutlaka hesap sorulacaktır” dedi.
KCK açıklamasında, 9 Ocak saldırısının Türk devlet politikasının tüm karakterini ortaya koyduğunu şu sözlerle ifade etti: “Saldırı, Kürt Özgürlük Hareketi’ne ve kadın Özgürlük Mücadelesine yapılmıştır. Sara yoldaş hem PKK’nin kurucusu hem de kadın özgürlük çizgisinin öncü kadrosu olarak hedeflenmiştir. Bu katliam, Kürt Özgürlük Hareketi’nin yönetimini tasfiye etmek için aylarca önce planlanmış; Önder Apo Demokratik Kurtuluş ve Özgür Yaşamı İnşa Hamlesini başlatınca da pratikleştirilmiştir. 9 Ocak Paris Katliamı Türk devlet politikasının tüm karakterini ortaya koymuştur. Kürt’e düşmanlığın ne düzeyde olduğunu bu katliamla bir daha gözler  önüne sermiştir. Türk devletinin komplocu bir karakterde olduğu ve Kürtlere karşı her türlü kirli yöntemi uygulayacağı ve uyguladığı bir daha netleşmiştir.”

Türk egemenler suç ortağıdır

“Bu katliamın kimler tarafından yapıldığını Türk devleti, AKP Hükümeti ve MİT çok iyi bilmektedir” diyen KCK, şöyle devam etti: “Ancak Türkiye’de egemen güçler her konuda kavga etseler de sıra Kürtlere geldiğinde her konuda suç ortaklığı yapmaktadırlar. AKP ve Fethullahçılar klasik iktidar bloklarına ve Ergenekon’a karşı hegemonya savaşı verirlerken her türlü yasadışı ve kirli işleri açığa vurmuşlar, ama asıl suçların işlendiği Kürdistan’daki suçlara yanaşmamışlardır. Yani Ergenekon davaları Sivas’ın ötesine geçmemiştir. Şimdi de AKP ve Fethullahçılar kıran kıran kavga etmekte, birbirlerinin kirli çamaşırlarını ortaya dökmektedirler. Ama bu kavga Sivas’ın ötesine yine yansımamaktadır. Oradaki cinayetler ve kirli işlerin üzeri yine örtülmeye devam etmektedir. Paralel devletin Kürdistan’daki kirli işlerinin ve cinayetlerin üzerine gidilmemesi ve Paris cinayeti için hükümetin kılını kıpırdatmaması bunun en açık kanıtıdır.
İster şu kavga ister bu kavga olsun, kirlerinden ve suçlarından arınmayan Türkiye demokratikleşemez ve bu tür kavgalardan ve kirli işlerden kurtulamaz. Kürt sorunu çözülmediği müddetçe paralel devletler her zaman olacak, yolsuzluklar her zaman yapılacaktır.”

Fransa da sorumludur
Cinayetin arkasındaki güçleri açığa çıkarılmasını isteyen KCK, şöyle dedi: “Bu cinayetin açığa çıkarılması için hem Türkiye’de hem Avrupa’da protestolar yükseltilmeli ve cinayetlerin açığa çıkarılması mücadelesi kesintisiz sürdürülmelidir. Bu cinayetten Türkiye devleti ve AKP hükümeti kadar Fransa devleti de sorumludur. Fransa devleti bu cinayetin arkasındaki güçleri açığa çıkarıp kamuoyuna açıklamadıkça halkımız tarafından suç ortağı olarak görülmeye devam edilecektir. Fransa devleti Fidan Doğan’ın çalıştığı büroyu kontrol ettiği gibi, buraya gelenlerin kimliğini de bilmektedir. Bu açıdan bu büroya sık sık gelen Ömer Güney’in kimliği konusunda bilgi sahibidir. Cinayetten sonra katil Ömer Güney hakkında önemli bilgilere de sahip olmuştur. Bu ve elde ettiği bilgileri açıklaması da cinayetin kimler tarafından yapıldığını netleştirecektir. Fransa hükümeti, üzerindeki töhmetin kalkmasını istiyorsa bildiği bilgileri bugünlerde mutlaka açıklamalıdır.
Tüm halkımız, dostları, başta kadınlar, gençler ve emekçiler olmak üzere tüm demokrasi güçleri Türkiye’de ve Avrupa’da meydanları ve miting alanlarını doldurarak katliama karşı sesini yükseltmelidir. Üç devrimci kadının katledilmesinden mutlaka hesap sorulacağı gösterilmelidir. Başka türlü katilleri cinayetlerinden vazgeçirme ve Kürt halkının özgür ve demokratik yaşamını sağlamak mümkün değildir.
Sara, Rojbin ve Ronahi’nin halkımızın mücadelesinde somutlaşan devrimci coşku ve kararlılıkları sömürgecilerin ve katillerinin peşini bırakmayacak, bu katiller mutlaka açığa çıkarılıp hesap sorulacaktır.”

YJA Star: Boynumuzun borcu

Kürt kadın ordusu YJA Star Merkez Karargah Komutanlığı, Paris’te üç kadın devrimcinin katledilişlerinin birinci yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Türk devleti ve Fransa başta olmak üzere Avrupa ülkelerinin de içinde olduğu bu komplonun ve katliamın aydınlatılması ve sorumluların açığa çıkarılması gerekmektedir” dedi.
Yazılı bir açıklama yapan YJA Star Merkez Karargah Komutanlığı, 9 Ocak günü katledilen Sakine Cansız (Sara), Fidan Doğan (Rojbin) ve Leyla Şaylemez’i (Ronahi) andı. Katliamın aydınlatılmasını isteyen ve katillerden hesap sormaya çağıran YJA Star’ın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: “Onların duruşu, mücadeleleri, inançları ve davaya adanmışlıklarıyla kadın mücadelesine yaptıkları katkılar asla unutulmayacaktır. Sara, Rojbin ve Ronahi arkadaşların Paris’te katledilmeleri Ortadoğu’dan dünya kadınlarına ulaşan özgürlük anlayışının yok edilmesi çabasıdır. Erkek egemenliğinin sistemleşmiş merkezi Avrupa’dan gelişen yeni bir komplodur. Bu katliamın Önderliğimizin başlattığı çözüm sürecinde gelişmesi de komplonun en açık yüzünü ve amacını ortaya koymaktadır. Bu katliam Kürt halkının demokratik ve barışçıl çözüm arayışlarını sabote etme, engelleme girişimlerinin bir sonucudur. Ancak hem PKK geleneği hem de Kürt halkı kırk yılı aşan mücadelesinde şehitlerinin anısını mücadeleyi bir üst aşamaya sıçratarak ve güç yaratarak sahiplenmiştir. Komplocuların hesapları gerçekleşmediği gibi Saraların mücadelesinin komplocu ve katliamcı zihniyetin kendisiyle bir hesaplaşmayı yaşayacağı bir gerçektir.
Kürt halkının mücadelesini her zaman komplolar ve katliamlarla bastırmaya ve önünü almaya çalışan uluslararası güçler bu katliamın sorumlusudur. Türk devleti ve Fransa başta olmak üzere Avrupa ülkelerinin de içinde olduğu bu komplonun ve katliamın aydınlatılması ve sorumluların açığa çıkarılması gerekmektedir.
YJA Star olarak özgürlük ordumuzun komutanı, öncüsü Sara arkadaşın mücadelesini yükseltmek ve bu katliamın hesabını sormak boynumuzun borcudur. Bu temelde şahadetlerinin birinci yıldönümünde üç devrimci kadını, üç özgür kadını saygı ve minnetle anarken mücadelelerini özgürlükle taçlandırma temelinde yükseltme sözümüzü yineliyoruz. Özgürlük mücadelesine, kadının direniş geleneğine ve özgür kadınla özgür toplum yaratma iddiasına sahip tüm kadınları Saraların kavgasını yükseltmeye ve katillerinden hesap sormaya çağırıyoruz.”

HABER MERKEZİ





KONGRA GEL: Paris şahit olmalı

KONGRA GEL Eşbaşkanlığı, katliamı uygulayan ve planlayanları nefretle kınarken, 11 Ocak’ta yapılacak yürüyüşe çağırdı. KONGRA GEL, “Paris çok görkemli tarihsel bir güne şahit olmalıdır” dedi.
KONGRA GEL Eşbaşkanlığı yaptığı yazılı açıklamada 9 Ocak 2013’te Paris’in merkezinde üç Kürt kadın devrimcinin katledidiği saldırıyı, birinci yıldönümünde nefretle kınadı.
KONGRA GEL, “Katillerin ve onların arkasındaki güçlerin, adalete hesap vermekten kurtulma şansları yoktur” dedi.
Eşbaşkanlığın açıklamasında, “Cinayetlerin aydınlatılmasından Fransa Sosyalist Partisi Hükümeti doğrudan sorumludur. Kürt halkı ve kamuoyu vicdanı önünde, Fransa devleti zan altındadır” diye belirtildi.

Çözüm karşı olan güçler

Açıklamada devamla şu ifadelere yer verildi: “Cinayeti işleyen güçlerin adresi bellidir. Bu güçler, Kürt sorununun çözümüne karşı olan güçlerdir. Onlar, Önder Apo’nun 2012 nin son aylarında başlattığı görüşmeler ile açmak istediği çözüm ve barış yolunun önünü kesmek isteyen, bu süreci proveke etmek isteyen karanlık kirli güçlerdir.
Bu güçler Türk devletinin derin güçleri ve onlarla uluslararası alanda işbirliği yapan Gladio güçleridir. Bu derin güçleri açığa çıkarmak konusunda sorumluluk Fransa’nındır.
Fransa güvenlik güçleri bu siyasi cinayetlerin arka planını çözemiyor hikâyesine hiç kimse inanmaz ve inanmıyor da. Bugüne kadar kayda değer bir sonuca ulaşılamaması, Kürt halkında ve kamuoyunda Fransa güvenlik güçlerinin bu cinayetleri aydınlatmak istemediği düşüncesini yaratıyor. Bu durum Fransa için suç ortaklığı demektir.
Belirtilen bu nedenlerden dolayı, bu iddia ve ithamlar karşısında, Fransa hükümeti ve yargısı bu cinayetlerin üzerindeki karanlık perdeyi kaldırmak ve tüm gerçeği kamuoyu ile paylaşmak zorundadır. Aksi takdirde halkımızın ve kamuoyunun nezdinde Fransa suç ortağı olacaktır.”

Lozan’ın düğümü çözülür

Yürütülen bunca anlamlı ve değerli mücadeleye rağmen  katliamın henüz aydınlatılamadığını; katiller bulunup adalete teslim edilinceye kadar, çok etkili ve yaygın bir mücadele ile Fransız Hükümeti üzerinde kamuoyu basıkısını yoğunlaştırmanın önemini vurgulayan KONGRA GEL, açıklamasını şöyle sürdürdü: “9 Ocak 2013 günü Paris’te üç Kürt kadın devrimcinin katledildiği siyasi cinayetlerin aydınlatılmasıyla, II. Dünya savaşı sonrasında içinde Fransa devletinin de olduğu bazı Avrupa ülkeleri tarafından Lozan’da örülen ve günümüze kadar süregelen yüzyıllık Kürt kördüğümü de açılacaktır.
Sakine Cansız (Sara), Fidan Doğan (Rojbin) ve Leyla Şaylemez (Ronahi) yoldaşlarımızın katledilişlerinin birinci yıldönümünde; Şehitlerimize sahip çıkmak temelinde, bu cinayetleri planlayan ve uygulayan güçleri ve koca bir yıl geçmesine rağmen sorumluluklarını yerine getirmeyen Fransa hükümetini protesto etmek amacıyla, tüm halkımızı ve Kürt halkının dostlarını 11 Ocak Cumartesi günü Paris’te yapılacak olan yürüyüş ve mitinge en güçlü bir şekilde katılmaya çağırıyoruz.
Kürt halkı ve dostlarının çok güçlü katılımıyla, Paris çok görkemli tarihsel bir güne şahit olmalıdır. Görkemimiz, şehitlerimizin büyüklüğüne denk olmalıdır.
O gün Paris’teki sesimiz ve öfkemiz, düğümün çözülmesinde etkili olacaktır. Bu temelde, tüm yurtseverlerimizin yoğun katılımı oldukça önemlidir.”




DTK: İntikam alınmak istendi

Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Fransa’yı katliamın tüm detayları ile açığa çıkarmaya ve sonuçlarını kamuoyu ile paylaşmaya çağırdı.
Saldırıyı kadının evrensel kurtuluş ideolojisine yönelik bir katliam olarak değerlendiren DTK, olayın aynı zamanda Sakine Cansız gibi kadın siyasetçileri hedefleyerek Kürdistan Kadın Özgürlük Hareketi’nden intikam alınmak istendiğine dikkat çekti. DTK açıklamasında şunlara yer verildi: “Bu katliam aynı zamanda Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’ın geliştirdiği  ‘Demokratik Çözüm Süreci’ şahsında, Kürt kadınının özgür yaşamı inşa ve iradesine dönük bir komplodur.
Paris katliamını organize eden, örgütleyen ve uygulatan karanlık güçleri büyük bir kin ve öfkeyle kınarken,  yoldaşlarımızın şahadetlerinin birinci yılında saygıyla anıyoruz. Fransa’yı bu katliamın tüm detayları ile açığa çıkararak bir an önce sonuçlarını kamuoyu ile paylaşmaya çağırıyoruz.
Hayatını halkının geleceğine adamış bu üç değerli yoldaşımızın şahadetleri önünde saygıyla eğilirken şehit yoldaşlarımızın anısına sahip çıkmak adına, başta kadınlar olmak üzere tüm halkımızı şahadetlerinin birinci yıl dönümünde bulundukları her alanda eylem ve etkinliklerde tepkilerini göstermeye çağırıyoruz”