Suriye’nin ikinci büyük kenti Halep’te silahlı muhalifler ile ordu birlikleri arasında şiddetli çatışmalar devam ediyor. Esad rejimine bağlı ordu güçleri ile silahlı muhalif güçler arasındaki en önemli hesaplaşma Suriye’nin Halep kentinde sürüyor. Muhalefet ile ordu güçleri arasında neredeyse bir bir buçuk yıla varan süre zarfında meydana gelen çatışmalar sırasında Halep kenti, sakin bir pozisyondaydı. Bombardımanlarla son bir haftadan beri gündeme gelep Halep, aynı zamanda Suriye’nin en varlıklı kenti olarak biliniyor.
Muhalifler şehrin bir çok bölgesinde siperler kurarken, Esad rejimine bağlı askeri güçlerin denenetimi ele almak için büyük bir girişim içinde olduğu belirtiliyor.
Ordu birlikleri, muhaliflerin kontrolündeki yerleri karadan ve havadan bombalamaya devam ettiği belirtildi. Suriye’nin kuzey bölgelerindeki askeri birliklerini rejim için stratejik öneme sahip Halep’e kaydırdığı vurgulanıyor.
Muhalif Özgür Suriye Ordusu, binlerce askerin tanklar ve zırhlı araçlar desteğinde Türkiye sınırına yakın İdlib eyaletinden çekilip Halep’te konuşlanmaya başladıklarını öne sürdü. BBC muhabiri Ian Pannell de Suriye savaş uçaklarının kentin doğu banliyölerini vurduğu bildirdi.
Ülkedeki çatışmalarda yaşanan can kayıpları konusunda ise çelişkili haberler geliyor. Muhalifler çatışmalarda 30 kişinin öldüğünü belirtirken farklı kaynaklar bu sayının 77 olduğunu söylüyor.
Ayraca Halep’teki cezaevinde kaçışların başladıkları ve Halep’in yanı sıra Humus’ta da cezaevi ayaklanlarının meydana geldiği gelen bilgiler arasında bulunuyor. 2007 nüfus sayımına göre, Halep’te 1.7 milyon kişi yaşıyor. Sami dilinde ‘Süt veren’ anlamına gelen Halep, Osmanlı İmparatorluğu’nun da önemli kentleri arasında yer almış. Kentin tarihi, Millattan Önce 3000 yıllarına kadar gidiyor.

Herkes Esad sonrasını hesaplıyor
Bu arada ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton muhaliflere „kendilerini Esad rejiminden sonrasına hazırlamaları„ çağrısını yaptı. Clinton muhaliflerin yavaşa yavaş bir geçiş hükümeti kurma hazırlığına girişmesi gerektiğini söyledi. Geçen aybaşında Suriye rejiminden kaçan Tuğgeneral Manaf Tlas da, „Suriyelileri demokratik ve özgür bir ülke inşa etmek için birleşmeye“ çağırdı. Tlas’ın bu demeci El Arabiya televizyonunda video mesaj olarak yayınlandı.
İsrail ise Esadsız bir rejim diyor ama farklı kaygıları da taşıyor. İsrail’de Suriye’nin açıkladığı kimyasal silahların Hizbullah’ın eline geçmesinden duyulan bir tedirginlik var. DW’ye konuşan Tel Aviv Üniversitesi Suriye uzmanı Eyal Zisser, şunları belirtiyor: „Bu sadece İsrail’in sorunu değil. Türkiye, Ürdün ve diğer bazı Arap ülkeleri, Amerikalılar ve hatta Ruslar’ın da sorunu. Bölgesel işbirliği ya da uluslararası diyalog çerçevesinde bir şeyler yapılması gerektiğini düşünüyorum. Özgür Suriye Ordusu’nun Türkler ve Suudiler tarafından finanse edildiğini, buna ABD’nin de katıldığını unutmayalım. Tehdit açıklamaları yapmak ya da tek taraflı askeri operasyona girişmek yerine bu yönde çalışmanın İsrail için daha iyi olacağını düşünüyorum.“

Türkiye sınır kapılarını kapattı

Öte yandan Türkiye-Suriye sınır kapılarında Türk TIR’larının yakılması üzerine Türk tarafı bir dizi karar aldı. Buna göre, Türk TIR’ları Suriye’ye gidemeyecek. Suriye plakalı araçların uluslararası ticarete yönelik giriş ve gümrük hizmetleri durduruldu. Gümrük ve Ticaret Bakanı Hayati Yazıcı, düzenlediği basın toplantısında Türkiye, Suriye ve üçüncü bir ülkeye ait araçlara sınırkapılarının kapatıldığını söyledi.
Yazıcı, Türkiye ile Suriye arasındaki Cilvegözü, Öncüpınar ve Karkamış sınır kapılarında Suriye vatandaşlarının ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik Türkiye’ye giriş çıkış hizmetinin devam ettiğini söyledi.
Yazıcı, Akçakale ve Yayladağı kapılarının faaliyetini yolcu giriş-çıkışı olarak sürdürdüğünü ifade etti. „Durum düzelene kadar gümrük hizmetleri bu şekilde sürdürülecek“ diyen Yazıcı, bir ambargonun söz konusu olmadığını söyledi. 900 kilometrelik sınır boyunca Suriye ile 13 adet sınır kapısı bulunuyor. Geçtiğimiz günlerde Türk TIR’ları yakılmıştı.

Haber ABD’nin kaygısı mı?

Amerikan New York Times gazetesi, Suriye’deki iç savaşta El Kaide’nin rolüne ilişkin bir haber yayınladı. Haberde El Kaideli bir üye, amaçlarının Suriye-Irak İslam Devleti kururak, İran ve İsrail’e savaş ilan etmek olduğunu söyledi. Haberde Suriyeli muhaliflerin, Suriye ordusuna karşı başarısında El Kaide’nin önemli rolü olduğu iddia edildi. Haberde, kendilerini Özgür Suriye Ordusu militanları olarak tanıtan militanların ellerinde AK-47 kalaşnikof silahları ve hemen arkalarında El Kaide bayrakları asılı olduğu belirtildi.
Haberde, Suriyeli muhalif liderlerin, El Kaide rolünü inkar etmelerine rağmen, birçok intihar eyleminin arkasında bu örgütün olduğu iddia ediliyor.
New York Times gazetesi haberinde, Irak El Kaide üyesi 56 yaşındaki Ebu Thuha’nın görüşlerine de yer verdi. Irak’ın Kerkük bölgesinde gazeteye açıklama yapan El Kaide üyesi Ebu Thuha, „Amerika ile savaşta önemli tecrübe kazandık ve Suriye’deki devrim sürecinde de daha tecrübeliyiz“ dedi. Amaçlarının bütün Müslümanlar için Suriye-Irak İslam Devleti kurmak olduğunu belirten El Kaide üyesi Ebu Thuha, „Bu devleti kurduktan sonra İran ve İsrail’e savaş ilan edeceğiz ve Filistin’i özgürleştireceğiz“ şeklinde konuştu. Haberde Suriye’de muhalif kanatta yer alan Abdullah Azam Tugayları ve Bera Bin Malik Tugayları örgütlerinin El Kaide ile bağlantıları olduğu belirtilerek, Suriye’deki birçok intihar eyleminde bu örgütlerin parmağı oluduğu iddia edildi.