Kürdistan’daki devrimci sanatın öncülerinden ve Koma Berxwedan’ın kurucularından Hozan Hozan Mizgîn (Gurbet Aydın) şehadetinin 24 yılında Almanya’nın Köln kentinde yapılan bir etkinlikle anıldı. 

Tev-Çand Kadın Koordinasyonunun düzenlediği anma Köln Demokratik Kürt Toplum Merkezinde yapıldı. Etkinlik Mizgîn’in yaşamı, mücadelesi ve o ölümsüz şarkıları seslendirildi.

Etkinlikte, açılış konuşmasını yapan Hozan Sosin,  Mizgîn’in Kürt, kadın, devrimci kimliği ile özgürlük mücadelesinde önemli izler bıraktığını belirtti. Mizgîn’in hayranlık uyandıran bir direnişin öncü kadrosu olduğunu dile getiren Sosin, “Mayıs ayı, mücadelemizde önemli kayıpları ile  şehitler ayıdır. Heval Mizgîn ve tüm Kürdistan şehitlerini saygı ile anıyoruz. Heval Mizgîn hala yolumuzu aydınlatıyor” dedi.

Hozan Mizgîn ile birlikte çalışma fırsatı bulan Koma Berxwedan’ın sanatçıları da anılarını, duygularını ve şarkılarını seslendirerek Mizgîn’i andılar.


Hem sanatçı, devrimciydi

Hozan Xemgin: Mizgîn, sanatçı kimliğinden önce Kürt kadınının direnişi ve verdiği bedellerin ifadesidir. Mizgin’e sahip çıkmak ancak kadına doğru yaklaşımla mümkündür.

Cewat Merwani: Hozan Mizgîn’i Farqîn ve Batman’da DAİŞ’in ‘90’lardaki biçimi olan Hizbullah ile  yaşanan zorlu yıllarda tanıyorum. Mizgîn sadece sanatıyla değil, komutanlığıyla, devrimci kişiliğiyle Kürdistan’da derin etkiler bıraktı.

Hozan Seyidxan: Şehitlerimizden her biri bir destan, bir tarih ve romandır. Bugünkü düzeyimizi ortaya çıkaran Mizgîn gibi yüzlerin emeğidir. 

Hozan Şemdin: Mizgîn’i 1987’de tanıdım. O hem sanatçı hem bir  devrimciydi. O yıllar kadın mücadelesi açısından da zorlu yıllardır. Kadının öncülük yaptığı bugünkü gelişmişlik düzeyinin  ilk nüvelerinin olduğu yıllardır. Bu mücadeleyi sırtlayan ilk kadın öncülerindendir, saygıyla anıyorum.


Lo Hevalo


Hozan Mizgîn, PKK saflarına katılan ilk kadınlardan birisi olurken devrimci duruşu ile sanatını harmanlayarak kendi rengini yarattı. Hozan Mizgîn, 1962 yılında Êlih’in (Batman) Bilêyder köyünde dünyaya geldi. Mîzgin, 12 Eylül öncesi  Kürt özgürlük mücadelesiyle tanışır ve PKK saflarına katılır. Mahsum Korkmaz Akademisi’nde aldığı eğitimin ardından Hozan Mizgîn ve Hozan Sefkan (Celal Ercan) sanatsal ve kültürel çalışmaların temellerini atmak için 1983 yılında Avrupa’ya giderek burada Huner-Kom kültür kurumunun kurucularından oldu. Aynı zamanda Koma Berxwedan’ın da mimarlarından olan Mizgîn, kadın kimliğinin özgürleşmesi için özgün örgütlenme çalışmalarında yer aldı. Mizgîn, 11 Mayıs 1992 günü Tatvan’da çıkan bir çatışmada yaşamını yitirir.  Aradan 24 yıl geçmesine rağmen ağıtlara, şarkılara konu olan Mizgîn’in ezgileri “Lo Hevalo”, “Gundino Hawar” yeni neslin de müzik arşivinde yer ediniyor.


Delila: Hep Mizgîn’i düşünüyorum


Delila’nın güzel sesinden dolayı onun Avrupa’ya gitmesi ve orda müzik yapması istenir ancak Delila hem gerillacılık yapmak hem de müzik yapmak istiyordu tıpkı Mizgîn gibi... Delila Mizgîn’i kendisine örnek alıyordu ve onun için Mizgîn’in şehit düştüğü topraklara giderken o da Mizgîn gibi ölümsüzleşti.

‘Delila; bir genç kadının dağ günlükleri’ kitabında Delila Mizgîn için şunları söylüyor: “Ben hep şehit Mizgîn arkadaşı düşünüyorum. Hedeflerim geneldir, nerde olursa olur. Kuzey’in herhangi bir alanı da olabilir. Oraya gittikten sonra koşullar seni belirler. Daha fazla derinleştirebilirsin. Mizgîn arkadaş Garzan eyaletini ilk açan arkadaşlardan biri. Hem müzikle uğraşıyor hem komutanlık yapıyor. Bir ruh olayı. Ben onun bir savaşçısıysam buna layık olmaya çalışacağım.”


Kaytan: En acı dönemin temsilcisi


Halkçı özellikleri son derece güçlü, kültürüne son derece bağlı bir arkadaşımızdı. Dışa vuran yansıması çok durgun olduğu yönündeydi. Ama içi devrim ateşiyle yanan bir Kürt genç kadınıydı. Kürt geleneksel müziğiyle de uyum içinde olan bir sese sahipti. O süreçte bu özelliği hem önderliğimizin hem de yönetimimizin dikkatini çekti. Mizgîn öncelikle bir kadın, devrimci ve sanatçıydı. Kürt kadın tarihinin en acı döneminin temsilcisiydi. Onu acıların bilgesi olarak ta tanımlamak mümkündür. Kürt kadınının yaşadığı acıları, uğradığı baskıyı, zulmü ve kendi değerlerine bağlılığı, cinsine toplumuna bağlılığı çok güçlü bir biçimde kişiliğinde temsil ediyordu. Öncelikle bir kadın devrimci, bir sanatçı, bir parti militanı ve bir gerillaydı. Mizgîn, devrimci kadın duruşuyla dağlarda şehirlerde mücadelesini sürdürmek amacıyla alanlara çıktı. Ondaki coşkuyu hiç unutamıyorum.



ADEM KARAÇOBAN/KÖLN